Onun ebeveynleri Fransız olduğu için, Tom genellikle evde Fransızca konuşur.Since his parents are French, Tom usually speaks French at home.
Tom kış tatilinde genellikle kayak yapmaya gider.Tom usually goes skiing for winter vacation.
Ben genellikle hata yapmam.I generally don't make mistakes.
Ben genellikle oldukça iyi formdayım ama şimdi biraz kiloluyum.I'm usually in pretty good shape, but now I'm a little overweight.
Elmalar genellikle yeşil, sarı veya kırmızıdır.Apples are usually green, yellow, or red.
Kadınlar genellikle somutlaştırılırlar ve mal gibi davranılırlar.Women are often objectified and treated like property.
Kadınlar genellikle görünüşleriyle yargılanırlar.Women are often judged by their looks.
Çekici kadınların genellikle aptal olduğu düşünülmektedir.Attractive women are often thought to be dumb.
Genellikle içki içmem.As a rule, I don't drink.
Tom genellikle öğle yemeğini okul kafeteryasında yer.Tom usually eats lunch in the school cafeteria.
Tom genellikle iyi tavsiye verir.Tom usually gives good advice.
Tom Boston'a geldiğinde genellikle bir otelde kalır fakat bazen bizimle kalır.When Tom comes to Boston, he usually stays at a hotel, but sometimes he stays with us.
Tom bana sabah kahvaltısını genellikle yedide yediğini söyledi.Tom told me he usually eats breakfast at seven.
Erkekler genellikle kadınlardan daha çok sporla ilgilenirler.Men are usually more interested in sports than women are.
Erkekler genellikle kadınlar kadar artistik buz pateni ile ilgilenmezler.Men aren't usually as interested in figure skating as women are.
Tom'un söylediği genellikle alakasız.What Tom says is often irrelevant.
Tom genellikle pazartesi günleri oraya gittiğimi biliyor.Tom knows I usually go there on Mondays.
Ben genellikle herhangi bir şey hakkında Tom'la aynı fikirde değilim.I don't usually agree with Tom about anything.
Bir kişinin konuşma tarzından nereli olduğunu genellikle söyleyebilirsin.You can often tell where a person comes from by the way he speaks.
Genel olarak konuşursak, Tom haklı.Generally speaking, Tom is right.
Annem genellikle kahvaltı için tost yiyor ve bir bardak süt içiyor.My mom usually has toast and a glass of milk for breakfast.
Genel kurul toplantısı tam dokuzda başladı.The general meeting began at 9 am on the dot.
Ben genellikle deliksiz uyurum.I usually sleep soundly.
Biz ilk kez biriyle tanıştığımızda genellikle el sıkışırız.Usually, we shake hands when we meet someone for the first time.
Genel olarak seninle aynı fikirdeyim.On the whole, I agree with you.
Genellikle hangi sebzeleri yetiştirirsin?What vegetables do you usually grow?
Ev ödevini yapması için genellikle kız kardeşine yardım eder.She usually helps her sister to do her homework.
Tom'un genellikle kullandığı sözlük çok büyük.The dictionary Tom usually uses is very large.
Genellikle Tom ne isterse alır.Usually Tom gets whatever he wants.
Tom genellikle ışıklar açıkken uyur.Tom usually sleeps with the lights on.
Genellikle hafta sonlarını nasıl geçirirsiniz?How do you usually spend your weekends?
Bu genellikle çokçabuk olur.It usually happens very quickly.
Genelde bu şekilde olur.That's how it usually happens.
Böyle şeyler genellikle olmaz.Things like this don't usually happen.
Böyle şeyler genellikle bana olmaz.Things like this don't usually happen to me.
Bu tür bir şey genellikle olmaz.This sort of thing doesn't usually happen.
Ben genellikle tatlı şeyleri sevmiyorum ama senin kurabiyelerinden birini deneyeceğim.I usually don't like sweet things, but I will try one of your cookies.
İnsanlar genellikle yüksek fiyatlar hakkında şikayet ederler.People often complain about high prices.
Batıdaki erkekler genellikle viski içer.Generally men in Westerns drink whisky.
Ayakkabılarını genellikle nereden satın alırsın?Where do you usually buy your shoes?
Amerika'da, biz genellikle yumurtayı düzine ile alırız.In America, we usually buy eggs by the dozen.
Bir şey satın almadan önce genellikle etrafta araştırma yaparım.I usually shop around before I buy something.
Ben genellikle kullanılmış eşya satın almam.I don't usually buy used stuff.
Ben genellikle ikinci el eşyalar satın almam.I don't usually buy secondhand things.
Tom genellikle Mary'ye veda öpücüğü verir.Tom usually gives Mary a kiss goodbye.
Tom genellikle Mary'ye bir veda öpücüğü verir.Tom usually gives Mary a goodbye kiss.
Tom genellikle kahvaltısını yaparken gazetesini okur.Tom usually reads the newspaper while eating breakfast.
Tom genellikle sadece günde iki yemek yer.Tom usually only eats two meals a day.
Tom genellikle telaş içerisinde yemek yer.Tom usually eats in a rush.
Tom genellikle haftada iki ya da üç kez balık yer.Tom usually eats fish two or three times a week.
Tom kahvaltıyı genellikle ailesiyle yer.Tom usually eats breakfast with his family.
Tom pazartesi geceleri genellikle dışarıda yer.Tom often eats out on Monday nights.
Tom genellikle ailesi ile dışarıda yemek yemez.Tom doesn't often eat out with his family.
Bu genellikle yediğimizden çok daha iyi tat veriyor.This tastes a lot better than what I usually eat.
Burası genellikle öğle yemeği yediğim yerdir.This is where I usually eat lunch.
Genellikle 6.30'dan önce yerim.I usually eat before 6:30.
Çocukları yatağa götüren kişi genellikle Tom'dur.Tom is usually the one who puts the children to bed.
Tom genellikle diyet kök bira içer.Tom usually drinks diet root beer.
Benim komşular genellikle bütün gece TV'lerini açık tutarlar.My neighbors usually have their TV on all night long.
Ben genellikle komşumun televizyonunu duyabiliyorum.I can usually hear my neighbor's TV.