Senin çocuklar kahvaltıda genelde ne yiyorlar?What do your children usually eat for breakfast?
İtalyanlar öğle yemeğinde genelde ne yer?What do Italians usually eat for lunch?
Genellikle çocuklarınızla birlikte yediğiniz yiyecekler nelerdir?What are some foods you usually eat with your children?
Genellikle soya fasulyesiyle birlikte yediğiniz bazı yiyecekler nelerdir?What are some foods you usually eat with soy sauce?
Genellikle kırmızı şarapla yediğin bazı yiyecekler nedir?What are some foods you usually eat with red wine?
Genellikle çubuklarla yediğiniz bazı gıdalar nedir?What are some foods you usually eat with chopsticks?
Genellikle bir kaşıkla yediğiniz bazı gıdalar nelerdir?What are some foods you usually eat with a spoon?
Bir çatal ve bıçakla genellikle yediğin bazı yiyecekler nedir?What are some foods you usually eat with a knife and fork?
Ben genelde dokuzdan beşe kadar çalışırım ama bugün ona kadar çalıştım.I usually work from 9:00 a.m. to 5:00 p.m., but today I worked until 10:00 p.m.
Tom genellikle arkadaşlarıyla birlikte.Tom is usually with his friends.
Tom genellikle bir şey söylemez.Tom doesn't usually say anything.
Neden kadınlar genellikle bacaklarını tıraş ederler ama erkekler etmezler?Why is it that women usually shave their legs, but men don't?
Sabahleyin genellikle ilk olarak duş alırım.I usually take a shower first thing in the morning.
Mary genellikle uzun saçını iki örgü yapar.Mary usually wears her long hair in pigtails.
Tom genellikle gergin durumları etkisiz hale getirmek için mizah kullanır.Tom often uses humor to defuse tense situations.
Genel olarak Japonya'nın ılıman bir iklimi vardır.In general, Japan has a mild climate.
Saçını kestirmek için genellikle nereye gidersin?Where do you usually go to get a haircut?
Tom genellikle şapka takmaz.Tom doesn't often wear a hat.
Gama fonksiyonu faktöriyel fonksiyonunun bir genellemesidir.The gamma function is a generalization of the factorial function.
Tom genellikle iskeleden balık tutar ama bazen kıyıdan balık tutar.Tom usually fishes off the dock, but sometimes he fishes from the shore.
Birisi bir şey gizliyorken ben genellikle söyleyebilirim.I can usually tell when someone is hiding something.
Kadınlar genellikle benimle konuşmak istemiyorlar.Women don't usually want to talk with me.
O genellikle sıkıca kapalı kapılar ardında çalışır.He usually operates behind tightly closed doors.
Genellikle istediğimiz şeyleri değil de, yapmak zorunda olduğumuz şeyleri yaparız.We often do what we have to do, not what we want to do.
Genellikle yapmak isteyeceğin ilk şey benzin seviyesini kontrol etmektir.The first thing you'll usually want to do is check the oil level.
Genellikle mutlu görünüyor muyum?Do I usually seem happy?
Düğünler genellikle mutlu günlerdir.Weddings are usually happy occasions.
Tokyo istasyonu genellikle çok yoğun.Tokyo Station is usually very busy.
Ben genellikle diğer insanları görmek istediğim için evden dışarı çıkmam.I don't generally go out of the house to want to see other people.
Tom genelikle hiç kimseye güvenmez.Tom doesn't usually trust anyone.
Çok yüksek beklentiler genellikle hayal kırıklığı için bir nedendir.Too high expectations are often a cause for disappointment.
Kültür şoku genellikle duygusal bir lunapark hız treni olarak tanımlanır.Culture shock is often described as an emotional rollercoaster.
New York'ta o kadar çok kirlenme var ki koşucular genellikle maske takarlar.There is so much pollution in New York that joggers often wear masks when running.
Fransızlar genelde yanılıyorlar.The French are often wrong.
General, pantolonu olmadan daha az etkileyici görünüyor.Without his pants, the general looks less impressive.
Genel olarak arkadaşlarım bana Freddy derler.In general my friends call me Freddy.
Genel müdür ofisin dışındaki protestocuları görmezden geldi.The president ignored the protesters outside his office.
Genellikle yalnız mı yolculuk edersin?Do you usually travel alone?
Tom ve Mary akşam yemeği için birlikte dışarı çıktıklarında, genellikle hesabı bölüşürler.Usually when Tom and Mary go out for dinner together, they split the bill.
O genellikle ablasına boyun eğmek zorunda.She usually has to give in to her big sister.
Bu problem genel metotlarla çözülemez.This problem can't be solved with conventional methods.
O genelde geç saatlere kadar çalışır.He usually works late.
Biz genellikle kazanırız.We usually win.
Kumar oynamayı sever ama genelde kaybeder.He loves to gamble but generally loses.
Onlar her yıl bir genel seçim düzenlerler.They hold a general election every year.
O genellikle geç saatlere kadar çalışıyor mu?Does he usually work late?
O, general rütbesine ulaştı.He reached the rank of general.
Genellikle günde bir kez et yerim.I usually eat meat once a day.
Bankadan bir genelge aldım.I've received a circular from the bank.
Fiyatlarda genel bir düşüş vardı.There was a general drop in prices.
Gastroenteritler genellikle Norovirustan kaynaklanır.Gastroenteritis is often caused by the norovirus.
Tom genellikle ne zaman gelir?When does Tom usually arrive?
O genellikle saat beşte eve gider.He generally goes home at five o'clock.
Bu genel görüştü.It was the general opinion.
Genel olarak, plan bana göre iyi görünüyor.On whole, the plan seems good to me.
Genellikle hangisini içersin, şarap mı yoksa bira mı?Which do you usually drink, wine or beer?
Tom ve Mary birbirleriyle genellikle Fransızca konuşurlar.Tom and Mary usually speak French to each other.
Genellikle ağlamam.I don't usually cry.
Gene de işe yaramadı.It still doesn't work.
Tom genellikle çalışıyor.Tom is usually working.