Ana içeriğe geç
Sözlük

gene ile cümle

gene kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un genellikle saat kaçta yattığını biliyor musun?Do you know what time Tom usually goes to bed?
Akşam yemeğinden sonra, o genellikle uyur.After dinner, he usually sleeps.
O, genel yayın müdürüdür.She is the editor-in-chief.
Genellikle öğrenciler kulüp faaliyetlerini derslerinden daha çok severler.Students usually like club activities better than their classes.
Tom, Birleşmiş Milletler'in yeni genel sekreteridir.Tom is the new secretary general of the United Nations.
Genellikle büyük adam kazanır.The bigger man often wins.
Fransa, genetiği değiştirilmiş bir mısır türünü yasakladı.France has banned a strain of genetically modified maize.
Genellikle nereden kıyafet satın alırsın?Where do you usually buy clothes?
Genellikle hangi gazeteyi okursun?Which newspaper do you usually read?
Tom geneleve gitti.Tom went to the brothel.
Tiyatro genellikle bu zamanda açılır.The theatre usually opens at this time.
Merhaba, genel müdürle bir randevum var. Bu, röportajımın belgesi.Hi, I have an appointment with the general manager. This is my interview notice.
Tiyatro genellikle bu saatte açılırdı.The theater used to open up at this hour.
Bu genellikle iyi bir şeydir.It's usually a good thing.
Edatlar yabancı dil öğrencileri için genellikle sorunlara neden olurlar.Prepositions generally cause problems for foreign language students.
Genellikle kuduz köpeklerin ağzında köpük olur.Rabid dogs usually foam at the mouth.
Kuduz köpeklerin genellikle ağzı köpürür.Rabid dogs usually foam at the mouth.
Asyalılar genellikle siyah saça sahiptir.Asians generally have black hair.
Onlar kadınların genellikle erkeklerden daha uzun yaşadıklarını söylüyorlar.They usually say that women live longer than men.
Kadınlar erkeklerin genellikle çok karmaşık olduğunu hissediyorlar.Women feel that men are often very complicated.
Tom kendini tatmin etmek için genellikle yapay bir vajina kullanır.Usually Tom uses a fleshlight for self-satisfaction.
Dünya genelinde buzullar erimektedir.Glaciers around the world are melting.
Yaşlı general "barış kaçınılmazdır" dedi."Peace is evitable", said the old general.
Genel Müdür toplantı odasında.The general manager is in the meeting room.
Bay Wang genelde toplantı odasında kestirir.Mr. Wang usually has a nap in the meeting room.
Öğle yemeğinden sonra genelde şekerleme yaparlar.After lunch, they usually have a nap.
Genelde hangi saatte uyanırsın?What time do you usually wake up?
Genellikle ne zaman uyanırsın?What time do you usually wake up?
Tatildeyken genellikle saat kaçta uyanıyorsun?What time do you usually wake up while on vacation?
Genelde çağdaş yazarları okur.He often reads contemporary authors.
O genellikle buraya mı geliyor?Does he usually come here?
Katılımcı olmaması nedeniyle, genel kurulu ertelemek zorundayım.Due to the lack of attendees, we have to postpone the general assembly.
Genel olarak o güvenilir bir kişidir.In general, she is a trustworthy person.
Genel olarak, özel güçler çok özel ve tehlikeli görevlerde kullanılırlar.Generally, special forces are used in very specific and dangerous missions.
Genellikle, özel kuvvetlerin sivillerle çok teması yoktur.Generally, special forces don't have much contact with civilians.
Ben genellikle pazartesiden cumaya kadar okula giderim.I usually go to school from Monday to Friday.
Genellikle pazartesi'den cuma'ya okula gidiyorsun.You usually go to school from Monday to Friday.
Genellikle cumartesi günü sinemaya gittin.You usually went to the theater on Saturday.
Genellikle cumartesi günü tiyatroya gittin.You usually went to the theater on Saturday.
O, cuma günleri genellikle sahile giderdi.He usually went to the beach on Friday.
Biz Çarşamba günü genellikle hayvanat bahçesine gittik.We usually went to the zoo on Wednesday.
Onlar pazartesi günü genellikle alışveriş merkezine gitti.They usually went to the shopping mall on Monday.
Akşam yemeği genellikle saat altıya kadar hazır değildir.Dinner is usually not ready until six o'clock.
Tom genellikle yalnız yemek yer.Tom usually eats alone.
Tom genellikle Mary'nin onun önüne koyduğu her şeyi yer.Tom usually eats anything that Mary puts in front of him.
Tom genellikle çok hızlı yer.Tom usually eats too quickly.
Tom kahvaltı yapmadan önce genellikle duş alır.Tom usually takes a shower before eating breakfast.
Ne zaman krep yersin, genellikle kaç tane yersin?When you eat pancakes, how many do you usually eat?
Öğle yemeğini genellikle ne zaman yiyorsun?When do you usually eat lunch?
Genellikle yediden önce yemek yeriz.We usually eat before seven.
Öğle yemeği genellikle güvertede yenir.Lunch is usually eaten on the deck.
Genellikle ailemle birlikte evde yemek yerim.I usually eat at home with my family.
Genellikle büyük bir öğle yemeği yemek için zamanım yok.I usually don't have time to eat a large lunch.
Sabah kahvaltısı yapman genellikle ne kadar sürer?How much time does it usually take you to eat breakfast?
Bir trilojinin genellikle üç bölümü vardır.A trilogy usually has three parts.
Tom genellikle giden son kişidir ama dün gece Mary ondan sonra gitti.Tom is usually the last to leave, but last night Mary left after he did.
Tom genellikle ipek pijama giyer.Tom usually wears silk pajamas.
Genellikle İngilizceden İspanyolcaya çeviri yaparım.I usually translate from English into Spanish.
Tom genellikle yulaf ezmesini şekersiz yer.Tom usually eats oatmeal without sugar.
Tom genellikle mutfak masasında oturur ve sabah gazetesini okurken hububat yer.Tom usually sits at the kitchen table and eats cereal while reading the morning paper.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod