Ana içeriğe geç
Sözlük

gen ile cümle

gen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom genellikle böyle aptalca şeyler yapmaz.Tom doesn't usually do stupid things like that.
Tom fevkalade genç bir adam.Tom is a remarkable young man.
Tom yaşlı ama gönlü genç.Tom is old, but he's young at heart.
Tom hâlâ genç.Tom is still a teenager.
Tom göründüğünden daha genç.Tom is younger than he looks.
Tom henüz kalkmadı. O genellikle 7.30'a kadar yatakta kalır.Tom isn't up yet. He usually stays in bed until 7:30.
Tom kendi hataları için genellikle başkalarını suçlar.Tom often blames others for his own failures.
Tom genellikle gece geç saatlere kadar kalır.Tom often stays up late at night.
Tom genellikle kot pantolon ve deri ceket giyer.Tom often wears jeans and a leather jacket.
Tom genellikle güneş gözlüğü takar.Tom often wears sunglasses.
Tom genellikle yapmaya kalkıştığı şeyi başarır.Tom usually accomplishes whatever he sets out to do.
Tom genellikle bir karalama defteri taşır.Tom usually carries a sketch pad.
Tom genellikle bu tür bir şeyi çok çabuk yapar.Tom usually does this kind of thing very quickly.
Tom genellikle 7.30'a kadar kalkmaz.Tom usually doesn't get up until 7:30.
Tom genellikle saat 6.00'da eve varır.Tom usually gets home at 6:00.
Tom genellikle sabahleyin erken kalkar.Tom usually gets up early in the morning.
Tom genellikle gece dışarı çıkar.Tom usually goes out at night.
Tom genellikle randevulara gider.Tom usually keeps appointments.
Tom genellikle sözünün tutar.Tom usually keeps his promises.
Tom genellikle sözünü tutar.Tom usually keeps his promises.
Tom genellikle sözüne sadıktır.Tom usually keeps his promises.
Tom genellikle klasik müzik dinler.Tom usually listens to classical music.
Tom genellikle sabah yüzer.Tom usually swims in the morning.
Tom genellikle gerçeği söyler.Tom usually tells the truth.
Tom köpeğini genellikle tasma kayışı ile gezdirir.Tom usually walks his dog on a leash.
Tom genellikle gösterişsiz bir takım elbise giyer.Tom usually wears a conservative suit.
Tom aslında göründüğünden daha gençtir.Tom is really younger than he looks.
Genellikle böyle giyinmem.I don't usually dress like this.
Tom Cuma gecesi genellikle sinemaya gider.Tom usually goes to the movies on Friday night.
Öğretmenim genellikle çok ödev verir.My teacher usually gives a lot of homework.
Onun ebeveynleri Japon olduğu için Mary evde genellikle Japonca konuşur.Since her parents are Japanese, Mary usually speaks Japanese at home.
Onun ebeveynleri Fransız olduğu için, Tom genellikle evde Fransızca konuşur.Since his parents are French, Tom usually speaks French at home.
Gençler çok televizyon izlememeli.Young children shouldn't watch so much television.
Tom kış tatilinde genellikle kayak yapmaya gider.Tom usually goes skiing for winter vacation.
"Kim bu Tom?" "Birkaç gün önce rastladığım çekici genç bir adam.""Who is this Tom?" "He's a charming young man I met a few days ago."
Ben genellikle hata yapmam.I generally don't make mistakes.
Ben genellikle oldukça iyi formdayım ama şimdi biraz kiloluyum.I'm usually in pretty good shape, but now I'm a little overweight.
Elmalar genellikle yeşil, sarı veya kırmızıdır.Apples are usually green, yellow, or red.
O, genç ve hırslıdır.He is young and ambitious.
Genç adamın bana baktığını fark ettim.I noticed that the young man was looking at me.
Kadınlar genellikle somutlaştırılırlar ve mal gibi davranılırlar.Women are often objectified and treated like property.
Kadınlar genellikle görünüşleriyle yargılanırlar.Women are often judged by their looks.
Çekici kadınların genellikle aptal olduğu düşünülmektedir.Attractive women are often thought to be dumb.
Genç prensesin ayağı kaydı ve suya düştü.The young princess lost her footing and fell into the water.
Mary iyi fizikli genç bir kadın oldu.Mary became a well rounded young woman.
Bu genç adam erkek kardeşime çok benziyor.This young man very much resembles my brother.
O iri yarı genç bir adam.He's a strapping young man.
Genellikle içki içmem.As a rule, I don't drink.
Tom genellikle öğle yemeğini okul kafeteryasında yer.Tom usually eats lunch in the school cafeteria.
Tom genellikle iyi tavsiye verir.Tom usually gives good advice.
Sanırım birçok genç rock müzik dinlemeyi tercih ediyor.I think that most young people prefer to listen to rock music.
Bu seni daha genç gösteriyor.It makes you look younger.
Tom Boston'a geldiğinde genellikle bir otelde kalır fakat bazen bizimle kalır.When Tom comes to Boston, he usually stays at a hotel, but sometimes he stays with us.
Tom bana sabah kahvaltısını genellikle yedide yediğini söyledi.Tom told me he usually eats breakfast at seven.
Tom ve Mary gençken evlendiler.Tom and Mary got married when they were teenagers.
Erkekler genellikle kadınlardan daha çok sporla ilgilenirler.Men are usually more interested in sports than women are.
Erkekler genellikle kadınlar kadar artistik buz pateni ile ilgilenmezler.Men aren't usually as interested in figure skating as women are.
Tom genç ve yetenekli bir dansçı.Tom is a young and talented dancer.
Genç polisten kaçarken arabayı bir ağaca çarptı.The teenager smashed the car into a tree while fleeing from the police.
Gene deneyeyim!Let me try again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gen ile cümle - Sayfa 35 - gen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App