Ana içeriğe geç
Sözlük

gen ile cümle

gen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom genellikle gece dışarı çıkar.Tom usually goes out at night.
Tom genellikle randevulara gider.Tom usually keeps appointments.
Tom genellikle sözünün tutar.Tom usually keeps his promises.
Tom genellikle sözünü tutar.Tom usually keeps his promises.
Tom genellikle sözüne sadıktır.Tom usually keeps his promises.
Tom genellikle klasik müzik dinler.Tom usually listens to classical music.
Tom genellikle sabah yüzer.Tom usually swims in the morning.
Tom genellikle gerçeği söyler.Tom usually tells the truth.
Tom köpeğini genellikle tasma kayışı ile gezdirir.Tom usually walks his dog on a leash.
Tom genellikle gösterişsiz bir takım elbise giyer.Tom usually wears a conservative suit.
Kadınlar genellikle somutlaştırılırlar ve mal gibi davranılırlar.Women are often objectified and treated like property.
Kadınlar genellikle görünüşleriyle yargılanırlar.Women are often judged by their looks.
Çekici kadınların genellikle aptal olduğu düşünülmektedir.Attractive women are often thought to be dumb.
Tom genellikle öğle yemeğini okul kafeteryasında yer.Tom usually eats lunch in the school cafeteria.
Bu seni daha genç gösteriyor.It makes you look younger.
Tom Boston'a geldiğinde genellikle bir otelde kalır fakat bazen bizimle kalır.When Tom comes to Boston, he usually stays at a hotel, but sometimes he stays with us.
Tom bana sabah kahvaltısını genellikle yedide yediğini söyledi.Tom told me he usually eats breakfast at seven.
Gene deneyeyim!Let me try again.
Tom'un söylediği genellikle alakasız.What Tom says is often irrelevant.
Ben daha gençken böyleydim.I was like that when I was younger.
Ben genellikle herhangi bir şey hakkında Tom'la aynı fikirde değilim.I don't usually agree with Tom about anything.
Sen gençsin. Senin önünde sağlıklı bir hayat var.You're young. You have your whole life ahead of you.
Genç bir kadın çeşmenin önünde şarkı söyleyip gitar çalıyordu.A young woman was singing and playing the guitar in front of the fountain.
Çeşmenin önünde gitarıyla kendine eşlik eden genç bir kadın vardı.In front of the water fountain, there was a young woman accompanying herself on a guitar.
Biz ilk kez biriyle tanıştığımızda genellikle el sıkışırız.Usually, we shake hands when we meet someone for the first time.
Melanom genç kadınlarda bir salgındır.Melanoma is an epidemic in young women.
Benim için biraz çok gençsin.You're a little too young for me.
Adam gençtir.The man is young.
Tom'un annesi çok fazla içki içtiği ve sigara içtiği için genç öldü.Tom's mother died young because she drank and smoked too much.
Tom'un genellikle kullandığı sözlük çok büyük.The dictionary Tom usually uses is very large.
Genelde bu şekilde olur.That's how it usually happens.
Böyle şeyler genellikle olmaz.Things like this don't usually happen.
Bu tür bir şey genellikle olmaz.This sort of thing doesn't usually happen.
Genç yazar benzersiz bir başarı kazandı.The young writer won unparalleled success.
İnsanlar genellikle yüksek fiyatlar hakkında şikayet ederler.People often complain about high prices.
Ayakkabılarını genellikle nereden satın alırsın?Where do you usually buy your shoes?
Amerika'da, biz genellikle yumurtayı düzine ile alırız.In America, we usually buy eggs by the dozen.
Bir şey satın almadan önce genellikle etrafta araştırma yaparım.I usually shop around before I buy something.
Tom genellikle kahvaltısını yaparken gazetesini okur.Tom usually reads the newspaper while eating breakfast.
Tom genellikle sadece günde iki yemek yer.Tom usually only eats two meals a day.
Tom genellikle telaş içerisinde yemek yer.Tom usually eats in a rush.
Tom genellikle haftada iki ya da üç kez balık yer.Tom usually eats fish two or three times a week.
Tom kahvaltıyı genellikle ailesiyle yer.Tom usually eats breakfast with his family.
Tom bu tür bir şeyde genellikle bana yardım eder.Tom usually helps me with this kind of thing.
O genellikle işe yarar.That one usually works.
Tom genellikle mavi kot pantolon ve mavi bir gömlek giyer.Tom often wears blue jeans and a blue shirt.
Tom ışık sarıysa genellikle durmaz.Tom doesn't usually stop if the light is yellow.
Tom genellikle Mary kadar çok yemek yemez.Tom usually doesn't eat as much as Mary does.
Tom genellikle her pazartesi akşamı beni arar.Tom usually calls me every Monday evening.
Tom genç değildir.Tom isn't young.
Sanırım Tom geniş görüşlü.I think Tom is broad-minded.
Tom gerçeği bilemeyeceği kadar çok genç.Tom is too young to know the truth.
Genellikle ne tür müzik dinlersiniz?What kind of music do you usually listen to?
Edvardas Robertas'tan daha genç.Edvardas is younger than Robertas.
Tom'un çok genç olduğunu düşünüyorum.I think Tom is too young.
Tom'a göre ben çok gencim.Tom thinks I'm too young.
Saman nezlesi mevsimi sırasında, Tom genellikle evde kalmaya çalışır.During hay fever season, Tom usually tries to stay indoors.
Genellikle bu şekilde konuşmadığımı bilirsin.You know that I don't usually talk this way.
Metni değiştirip genişlettim.I've changed and expanded the text.
O henüz gençken güzel görünüyordu.She looked beautiful when she was still young.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod