gençlik ile cümle
gençlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İlk gençlik yıllarında insani yardım vakıflarına katılarak, yoksulluk olan bölgelerde halka yardım ediyordu.في البداية بدأوا الشباب بمساعدة المحتاجين في مجتمعاتهم .
Gençlik hakları, gençlerin sivil haklarını genişletme amacı güden düşünce öbeğidir.تسعى حركات حقوق الشباب إلى زيادة حقوق الشباب، وتؤيد بعضها الإنصاف العالمي.
Gençlik devrim istiyor!ثورة شباب التغيير.
Jasaitis, gençlik yıllarını Marciulionis'ta geçirdi.قضى اليساندريني ست سنوات من مسيرته المهنية في شباب مرسيليا.
Açılımı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) olan vakfın mütevelli heyeti arasında yer almıştır.اخذت المؤسسة التركية لخدمة الشباب والتربية مكانا بين امناء مجلس المؤسسة.
Deutsches Jungvolk ve Hitler Gençliği gibi Nazi gençlik örgütlerinin bir üyesiydi.Ele foi também membro de organizações juvenis nazis, como a Deutsches Jungvolk e a Juventude Hitleriana.
Henüz gençlik yıllarında, bir Komünistler Birliği üyesi ve gençlik kanadının liderlerinden biriydi.Em jovem, ele era um membro da Liga dos Comunistas e um dos líderes da ala da sua juventude.
Gençlik yılları boyunca "Bobby" olarak bilinen Davis, 1973'te sahne adı olarak "Brad" adını seçmiştir.Davis era conhecido como "Bobby" durante sua juventude, mas adotou Brad como seu nome artístico em 1973.
Kafka gençlik yıllarında kendini ateist ilan etmiştir.Na sua adolescência, Kafka se declarou um ateu.
1980 yılında Pekin Üniversitesi Komünist Gençlik Birliği Sekreteri oldu.Em 1980 se tornou o Secretário da Liga da Juventude Comunista da Universidade de Pequim.
2014 yılında romantik-gençlik türündeki Hot Young Bloods filminde Park Bo Young ile başrol oynadı.Em 2014, ele estrelou o filme Hot Young Bloods com Park Bo-young.
1983 yılında liseden mezun oldu ve 1986-1989 yılları arası Venstre gençlik kolu başkanı oldu.Ele graduou-se na escola secundária em 1983, e foi o presidente da Juventude Venstre entre 1986 e 1989.
Gençlik yıllarında, Adamkus, atletizme ilgi duydu.Quando jovem, Dawes se interessou pelo atletismo.
Moğolistan'da 1990 Demokratik Devrimi sırasında gençlik hareketinin öncülerinden biriydi.Durante a Revolução Democrática da Mongólia em 1990, ele foi um dos pioneiros do movimento de juventude.
CW gençlik draması One Tree Hill'deki Quinn James karakteriyle bilinir.Na televisão, ela interpretou Quinn James no seriado One Tree Hill.
Jessica gençlik yıllarında Kore Kent Dış işleri Okuluna katıldı.Jessica participou da Korea Kent Foreign School em sua adolescência.
Gençlik Olimpiyatlarına 14 ve 18 yaş arasındaki sporcular katılmaktadır.Participam da competição atletas entre 14 e 18 anos.
"Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm!""O Futuro ao Socialismo pertence."
Gençlik yıllarında Gamper bisiklet ve koşu ile ilgileniyordu.Na juventude ele tentou corridas de bicicletas.
Gençlik komedisi 10 Things I Hate About You filmindeki rolü ile tanındı.Save Ferris apareceu no filme 10 Things I Hate About You.
Alexandre Vallaury’nin çocukluk ve gençlik yıllarına dair fazla bilgi bulunmaz.Dobrev não se lembra dos anos de sua juventude e escola .
7 Şubat 2011'den itibaren Kodansha'nın Haftalık Gençlik Magazininde çıkmaktadır.Começou a ser publicada na Weekly Young Magazine pela Kodansha em 7 de fevereiro de 2011.
Gençlik dönemindeki av merakını tüm hayatı boyunca sürdürmüştür.Cara era surda durante toda a sua vida, até a adolescência.
Aynı dönemde, Gençlikten Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu.Entretanto, na Provedoria da Justiça, foi-lhe dada a responsabilidade Provedora de Justiça de Crianças.
2007 yılında, R. Standard de Liège ile 3 yıllık gençlik sözleşmesi imzaladı.Em 2007, Mangala assinou um contrato de três anos de formação com o Standard de Liège .
Idunn - Gençlik tanrıçası.Hebe: A deusa da Juventude.
Yani gençlik ve devrim'i.O Estado e a Revolução.
Hentbol erkekler 1.ligindeki takımı Tokat Gençlikspor’dur.Os espíritos começam a possuir os jovens um por um.
Musa Sadr çocukluk ve gençlik yıllarını bu mahallede geçirdi.Dorothy passou seus anos de formação e a infância de nesta casa.
Üvey Babası Komünist Gençlik Birliği Merkez Komitesi başkan yardımcısı sekreteridir.Seu sogro já foi vice-secretário do Comitê Central da Liga da Juventude Comunista.
Aşk ve gençlik şairi olarak tanınır.Autodenomina-se poeta e brincadeiro.
1946 yılında da adını Bozüyük Gençlik olarak değiştirdi.Em 1950, alterou seu nome para Mladost, que significa Juventude em sérvio.
Birleşik Hindistan Gençlik Ligi (All India Youth League) partinin gençlik koludur.A organização juvenil do partido é All India Youth Federation.
Drake & Josh, Nickelodeon'da yayınlanan sitkom tarzında bir gençlik dizisi.Drake & Josh, série teen de sucesso produzido pela Nickelodeon.
Merkez Yürütme Kurulu Öncü Gençlik’in en üst yürütme organıdır.As Varas do Trabalho são os órgãos de primeira instância da Justiça do Trabalho.
Bağımsız Anarko-Sendikalist Gençlik genç üyeler tarafından kuruldu.Os seus elementos extremistas das Juventudes Sindicalistas integravam grupos anarquistas.
Partinin gençlik teşkilatının adı Komsomol'dur.E dos membros das células da juventude do Partido, o Komsomol.
Dündar Bey: Davut Bey'in gençlik arkadaşı.Harry - um colega de infância de Mr. Bean.
Kulüp daha sonra ailesi ile temasa geçti ve oyuncu ile gençlik sözleşmesi imzaladı.O clube contatou seus pais e ofereceu formalmente ao jogador um contrato.
Bu hikâye Yoh ve Anna'nın oğulları olan Hana Asakura üzerinde yoğunlaşır ve Hana'nın gençlik yıllarında geçer.A história se foca em Hana Asakura, filho de Yoh e de Anna, que se desenvolvendo como shamã.
En ağır ceza gençlikten atılmaktır.A maior fonte de apoio ao Juventude.
Uruguay'da geçirdiği gençlik dönemi bir sır halinde kaldı.Como todas elas acabaram no Japão é um mistério.
Kanal çizgi dizi, film ve gençlik dizileri yayınlamaktadır.O canal transmite séries e telenovelas para crianças e adolescentes.
O sezon içinde Menemen Gençlik, Armutlu Gençlik ile Menemen'de oynuyordu.Ele precisava brincar na rua, curtir a infância.
MTV'nin popüler gençlik draması Teen Wolf'taki Lydia Martin rolüyle tanınmıştır.Ela também desempenha o papel recorrente de mãe da Lydia Martin em Teen Wolf.
Gençlik oyunları.Fãs da Juventus.
Yoksul bir çocukluk ve gençlik dönemi geçirdi.Teve uma infância e juventude atribuladas.
Demokrasi, Eşitlik, Hürriyet, Gençlik...Autocontrole, moderação, justiça.
Landon'un çocukluk ve gençlik yılları çok yitik geçmiştir.A infância e juventude de Pirro foram bastante atribuladas.
"Gençlik ateşi!"."A Fonte da Juventude."
Gençlik yıllarında şiir yazmaya başladı.Começou a escrever poemas na sua juventude.
Amerikan Pastası, Adam Herz tarafından düşünülmüş bir gençlik filmi serisidir.American Pie é uma franquia de filmes de comédia pastelão, concebidas por Adam Herz.
Oliver özellikle gençlik yıllarında çok utangaçtı.Oliver was verlegen, vooral tijdens zijn tienerjaren.
1937’de Katolik gençlik hareketi Jeunesse Etudiante Chrétienne’e katıldı.In 1937 werd hij lid van de katholieke jeugdbeweging Jeunesse Etudiante Chrétienne.
Kültür, Spor ve Gençlik Komitesi başkanıdır.Ze is voorzitter van de commissie jeugd, cultuur en sport..
Sovyetler Birliği-Moskova'da dünya gençlik ve öğrenci festivaline katıldı.Daaronder was een optreden op het Wereldfestival voor jeugd en studenten in Moskou.
1946 yılında da adını Bozüyük Gençlik olarak değiştirdi.In 1946 werd de naam veranderd in Bozüyük Gençlik.
Gençlik yıllarında Celile Enver adı ile (babasının adı ile) tanındı.Als jongeman verkoos hij de naam van zijn moeder, Seuse (of Süs of Süse), boven zijn wereldse naam.
Genç Korsanlar Almanya (Almanca: Junge Piraten, JuPis) Almanya Korsan Partisi'nin gençlik örgütüdür.De Junge Piraten (Nederlands: Jonge Piraten) is de jongerenorganisatie van de Piratenpartei Deutschland.
Edebiyatta oluşan “gençlik kültürü” bağımsızca ortaya çıkmıştır.Er ontstaat een eigen 'jeugdcultuur' in de literatuur.