Böylelikle kendim ve takımda 5 üye Kuzey Kutbu'na gitmekte olan bir buzkıran gemisine takıldık.И вот я и еще пять членов моей команды сели попутчиками на ледокол, идущий на Северный полюс.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.Det var fler forskningsfartyg där- -under Kapten Cooks tid än idag. Det är helt otroligt.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.Existau mai multe echipaje de explorare în acele zone în timpul Căpitanului Cook, decât acum. Este incredibil.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.Kita memiliki kapal penjelajah lebih banyak pada jaman Kapten Cook daripada sekarang. Luar biasa. Baiklah.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.그 곳엔 지금보다 쿡선장의 시대에 더 많은 탐험선들이 있었어요. 놀라운 일이죠.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.Több kutatóhajó járt arra Cook kapitány idejében, mint manapság. Ez döbbenetes.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.V časoch kapitána Cooka sme tam dolu mali viac lodí ako teraz. Je to ohromné.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.We hadden daar meer verkenningsschepen in de tijd van kapitein Cook, dan nu. Ongelofelijk.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.Więcej statków badawczych mieliśmy za kapitana Cooka, niż dziś. Zdumiewające. Dobrze.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.Во времена капитана Кука здесь было больше кораблей, чем сейчас. Поразительно. Ну ладно.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.היו לנו שם יותר אניות מחקר בימיו של קפטן קוק מאשר עכשיו. זה מדהים.
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.نحن لدينا رحلات أستكشافية في زمن "كابتن كوك" أكثر من الأن. أليس هذا عجيب!
Bu aşağı kısımlarda Kaptan Cook zamanında şimdikinden daha çok araştırma gemisine sahiptik.もっと探査船がいたのに 驚くべきことです さて、それでは地球の72%へ
Bu bir ABD savaş gemisi.Asta e o navă de război a Marinei Militare SUA.
Bu bir ABD savaş gemisi.Das ist ein US-Navy-Kriegsschiff.
Bu bir ABD savaş gemisi.Đây là tàu chiến của Mỹ.
Bu bir ABD savaş gemisi.Dit is een oorlogsschip van de Amerikaanse marine.
Bu bir ABD savaş gemisi.Este es un barco de guerra de la marina de los Estados Unidos.
Bu bir ABD savaş gemisi.Il s'agit d'un navire de la marine américaine.
Bu bir ABD savaş gemisi.Questa è una nave da guerra statunitense.
Bu bir ABD savaş gemisi.To okręt wojenny marynarki USA.
Bu bir ABD savaş gemisi.Αυτό είναι ένα αμερικανικό πολεμικό πλοίο.
Bu bir ABD savaş gemisi.Това е военен кораб от флотата на Съединените щати.
Bu bir ABD savaş gemisi.Це військовий корабель, що належить флоту США.
Bu bir ABD savaş gemisi.Это военное судно США.
Bu bir ABD savaş gemisi.זוהי ספינת מלחמה של הצי האמריקאי.
Bu bir ABD savaş gemisi.هذه سفينة حربية للبحرية الأمريكية.
Bu bir ABD savaş gemisi.이건 미(美) 해군 전함입니다.
Bu bir ABD savaş gemisi.軍艦コンフォートです
Buckminster Fuller açıkça söylüyor: "Dünya gemisinde yolculara yer yok, sadece mürettebat var.Buckminster Fuller a spus-o clar: nu sunt pasageri pe nava spaţială Pământ, doar echipajul.
Buckminster Fuller açıkça söylüyor: "Dünya gemisinde yolculara yer yok, sadece mürettebat var.Buckminster Fuller lo dijo claro: no hay pasajeros en la nave Tierra, sólo tripulación.
Buckminster Fuller açıkça söylüyor: "Dünya gemisinde yolculara yer yok, sadece mürettebat var.Buckminster Fuller powiedział to jasno: nie ma pasażerów w statku zwanym Ziemia, tylko załoga.
Buckminster Fuller açıkça söylüyor: "Dünya gemisinde yolculara yer yok, sadece mürettebat var.벅민스터 풀러(미국의 건축가)는 분명히 말했습니다.
Buckminster Fuller açıkça söylüyor: "Dünya gemisinde yolculara yer yok, sadece mürettebat var.Бъкминстър Фулър го е казал ясно: на космическия кораб Земя няма пътници, има само екипаж.
Buckminster Fuller açıkça söylüyor: "Dünya gemisinde yolculara yer yok, sadece mürettebat var.באקמינסטר פולר אמר זאת בבהירות: "אין נוסעים
Buckminster Fuller açıkça söylüyor: "Dünya gemisinde yolculara yer yok, sadece mürettebat var.أما بوكمينستر فولا فقد قالها بوضوح: ليس هناك من ركاب
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Aceasta e o navă, un pachebot, străbătând Oceanul Indian.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Đây là con tàu biển đang vượt Ấn Độ Dương.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Dieses Linienschiff hier schippert über den indischen Ozean.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Dit is een schip onderweg in de Indische Oceaan.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Este es un barco, un transatlántico que avanza por del océano Índico.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Il s'agit d'un navire, un liner, qui file à travers l'Océan Indien.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.이건 인도양 한쪽을 왕복하는 정기선입니다.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Questa è una nave, transatlantica, in navigazione nell'oceano Indiano.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.To liniowiec pływający po Oceanie Indyjskim.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Αυτό είναι ένα πλοίο, ένα φορτηγό πλοίο, που διασχίζει τον Ινδικό Ωκεανό.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Това е кораб, лайнер, който пътува през Индийския океан.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Цей корабель, лайнер, пливе Індійським океаном.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.Это судно, лайнер, пересекающий Индийский океан.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.זוהי אוניה, אוניית נוסעים, שחותכת דרך האוקיינוס ההודי.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.هذه سفينة، على الخطوط الملاحية، التي تعبر المحيط الهندى.
Bu da bir gemi, yolcu gemisi, Hint Okyanusu'nda yol alıyor.この写真でおかしいところはどこでしょう
Bugün bir hikayeci olsaydım, siz Essex gemisindeki adamlara ne olduğunu merak ediyor olacaktınız.Kdybych dnes s vyprávěním skončila, měli byste být zvědaví, co se stalo s muži z lodě Essex.
Bugün bir hikayeci olsaydım, siz Essex gemisindeki adamlara ne olduğunu merak ediyor olacaktınız.만약 제가 오늘 스토리텔러로 일을 했다면, 여러분들은 에섹스 호의 선원들에게 무슨 일이 벌어졌는지 궁금해 할 것입니다.
Bugün bir hikayeci olsaydım, siz Essex gemisindeki adamlara ne olduğunu merak ediyor olacaktınız.Εάν τελείωνα την αφήγησή μου σήμερα, θα αναρωτιόσασταν τι συνέβη με τους άντρες του φαλαινοθηρικού "Έσσεξ".
Bugün bir hikayeci olsaydım, siz Essex gemisindeki adamlara ne olduğunu merak ediyor olacaktınız.Если мне удалась роль рассказчика, то вас наверняка мучает вопрос, что случилось с матросами китобоя Эссекс.
Bugün bir hikayeci olsaydım, siz Essex gemisindeki adamlara ne olduğunu merak ediyor olacaktınız.Я була сьогодні хорошим оповідачем, вам, мабуть, цікаво, що ж трапилось з моряками китобійного судна "Ессекс".
Bugün bir hikayeci olsaydım, siz Essex gemisindeki adamlara ne olduğunu merak ediyor olacaktınız.אם עשיתי עבודתי כמספרת סיפורים היום, אז אתם בטח תוהים מה קרה לגברים של לווייתנית ה"אסקס".
Bugün bir hikayeci olsaydım, siz Essex gemisindeki adamlara ne olduğunu merak ediyor olacaktınız.إذا أستطعت اليوم بأن أقوم بدوري كراوية للقصص يجب عليك أن تكون متعجب مما حدث لرجال حيتان إيسكس
Bugün bir hikayeci olsaydım, siz Essex gemisindeki adamlara ne olduğunu merak ediyor olacaktınız.皆さんはエセックス号の乗員が どうなったか知りたいはずです 恐怖は これによく似た サスペンスを生みます