Ana içeriğe geç
Sözlük

gemisi ile cümle

gemisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Du blev nødt til at tage rumskib, krympe det og sprøjte det ind i blodet.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Je moest vroeger een ruimteschip verkleinen en injecteren in de bloedbaan.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.혈관 속으로 조그마한 캡슐을 집어넣는 것을 보통 생각하는데
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Man müsse ein Raumschiff nehmen, es schrumpfen, es in den Blutkreislauf injizieren.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Mintha egy űrhajót kellett volna lekicsinyíteni, és a véráramba fecskendezni.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Musíte vziať raketoplán, zmenšiť ho, vstreknúť ho do krvi.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Musíte vzít vesmírnou sondu, zmenšit ji, a vstříknout ji do krevního řečiště.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Należało wziąć statek kosmiczny, zmniejszyć go, wstrzyknąć do układu krążenia.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.On n'avait que prendre un vaisseau spatial, le rétrécir, et l'injecter dans la circulation sanguine.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Seria preciso ter uma nave espacial, encolhê-la e metê-la na corrente sanguínea.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Tenías que tomar una nave espacial, encogerla e inyectarla en el torrente sanguineo.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Trebuie să folosești o navă spațială, să o micșorezi, să o injectezi în sistemul circular.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Έπρεπε να πάρεις ένα διαστημόπλοιο, να το σμικρύνεις, και να το βάλεις μέσα στο αίμα.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Вам бы пришлось взять космический корабль, уменьшить его, ввести в кровь.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Вам треба було б взяти космічний корабель, зменшити його і ввести у кров.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.Трябва да вземеш космически кораб, да го смалиш и да го инжектираш в кръвния поток.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.היה צריך לקחת חללית, לכווץ אותה ולהזריק אותה למחזור הדם.
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.توجب عليك إتخاذ سفينة فضاء، تقلص حجمها، ثم ضخها الى الدورة الدموية
Bir uzay gemisini alıp, küçültüp, kan dolaşımına enjekte etmeniz gerekiyordu.恐ろしく危険なことです
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Een van de inwoners van de biosfeer noemde het "De hof van Eden bovenop een vliegdekschip."
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Einer der Biosphärianer nannte es einen "Garten Eden auf einem Flugzeugträger".
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Jak powiedział jeden z Biosferczyków: "Eden na pokładzie lotniskowca".
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Jeden z Biosféřanů to nazval "rajská zahrada na palubě letadlové lodi."
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.바이오스피어에서 살던 한 사람은 그것을 "항공모함 꼭대기의 에덴 동산"이라고 불렀습니다.
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Một trong những nhà sinh quyển học gọi nó là "vườn Địa Đàng trên hàng không mẫu hạm."
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Salah satu penghuni Biosfer menyebutnya "Taman Eden di atas kapal induk."
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Un des biosphériens l'appelait le "jardin d'Eden sur un porte-avions".
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Uno dei Biosferiani lo chiamava "l'Eden sopra alla portaerei".
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Uno de los 'Biosferos' la llamaba "Jardín de Eden colocado arriba de un porta aviones."
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Unul dintre biosferiani a numit-o "grădina Eden deasupra unui portavion".
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Един от жителите на Биосферата я нарече "Райска градина, разположена върху самолетоносач."
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.Один из биосферианцев звал её "Эдемским садом на борту авианосца".
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.אחד מחברי הביוספירה קרא לזה "גן עדן על גבי נושאת מטוסים".
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.واحدة من "البيوسفاريين" كان يدعوه جنة عدن فوق حاملة طائرات.
Biyosferlilerden birisi buraya "uçak gemisinin tepesindeki cennet bahçesi" diyordu.呼びました そしてもちろん居住区があり
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.حاليا بوب بجلو يجري اختبارا في المدار.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelow actualmente tiene un artículo de prueba en órbita.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelow al momento ha un apparato in corso di test in orbita.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelow dispose actuellement d'un appareil de test en orbite.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelow hat zur Zeit ein Testobjekt im Orbit.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelow heeft momenteel een testartikel in een baan om de aarde.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelow hiện đang có một thí nghiệm trong quỹ đạo.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelow la moment are un articol în testare pe orbită.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelow ma na orbicie swoją próbną kapsułę.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelow má právě teď na oběžné dráze testovací modul.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Bob Bigelownak jelenleg is van egy teszt műholdja orbitális pályán.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.현재 밥 비글로라는 사람이 실험용 비행체를 궤도에 띄워 놨습니다.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Ο Μπομπ Μπίγκελοου έχει ένα δοκιμαστικό αντικείμενο στην τροχιά.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.Боб Бигелоу в момента има тестов предмет в орбита.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.У Боба Бигелоу сейчас есть испытательный аппарат на орбите.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.לבוב ביגלואו יש בימים אלה פריט ניסוי במסלול.
Bob Bigelow şu anda uzay gemisinde bir ürünü yapıyor.もっと遠くにも行けます
Böylelikle kendim ve takımda 5 üye Kuzey Kutbu'na gitmekte olan bir buzkıran gemisine takıldık.5 leden van mijn team en ikzelf liftten mee op een ijsbreker die naar de Noordpool ging.
Böylelikle kendim ve takımda 5 üye Kuzey Kutbu'na gitmekte olan bir buzkıran gemisine takıldık.Aşa că eu şi cinci membri ai echipei am prins loc pe un spărgător de gheaţă care mergea la Polul Nord.
Böylelikle kendim ve takımda 5 üye Kuzey Kutbu'na gitmekte olan bir buzkıran gemisine takıldık.Así que, yo y cinco miembros del equipo, nos aventamos en un rompehielos que iba hacia el Polo Norte.
Böylelikle kendim ve takımda 5 üye Kuzey Kutbu'na gitmekte olan bir buzkıran gemisine takıldık.Dlatego razem z pięcioma osobami zespołu załapaliśmy się na lodołamacz który płynął na biegun północny.
Böylelikle kendim ve takımda 5 üye Kuzey Kutbu'na gitmekte olan bir buzkıran gemisine takıldık.Jómagam és a csapatom öt tagja felkéredzkedünk egy jégtörőre, ami az Északi-sarkra ment.
Böylelikle kendim ve takımda 5 üye Kuzey Kutbu'na gitmekte olan bir buzkıran gemisine takıldık.So buchten fünf Mitglieder des Teams mit mir eine Fahrt auf einem Eisbrecher zum Nordpol.
Böylelikle kendim ve takımda 5 üye Kuzey Kutbu'na gitmekte olan bir buzkıran gemisine takıldık.Tak som si spolu s 5 členmi môjho tímu stopol ľadoborec na cestu na Severný pól.
Böylelikle kendim ve takımda 5 üye Kuzey Kutbu'na gitmekte olan bir buzkıran gemisine takıldık.Tôi và 5 thành viên khác trong đội đã đi nhờ trên 1 tàu phá băng đang đi tới Bắc Cực.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod