13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.Hay una misión poco conocida que fue lanzada por el Pentágono hace 13 años llamada "Clementine".
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.Il y a une mission peu connue lancée par le Pentagone il y a 13 ans, appelé Clémentine.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.Niewielu wie, że 13 lat temu Pentagon wysłał na Księżyc misję o nazwie Clementine.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.O misiune puțin cunoscută a fost lansată de Pentagon acum 13 ani, numită Clementine.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.Před třinácti lety byla Pentagonem zahájena málo známá mise s názvem Clementine.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.Volt egy kevéssé ismert küldetés, amit a Pentagon 13 éve indított, Clementine néven.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.Υπάρχει μια λίγο γνωστή αποστολή που εκτοξεύθηκε από το Πεντάγωνο 13 χρόνια πριν, ονομαζόμενη Κλημεντίνη.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.Имаше една малко известна мисия, стартирана от Пентагона преди 13 години, наречена Клементайн.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.Существует малоизвестная миссия, запущенная 13 лет назад Пентагоном, которая называется Clementine.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.יש משימה המוכרת למעטים ששוגרה על-ידי הפנטגון לפני 13 שנים, בשם קלמנטיין.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.هناك مهمة غير معروفة التي اطلقت من قبل وزارة الدفاع منذ 13 عاما ، سميت كليمنتين.
13 yıl önce Clementine adında Pentagon tarafından Ay'a yollanan uzay gemisi hakkında çok az şey biliniyor.ミッションを開始しました 「クレメンタイン」です そのミッションから得られた最も面白い発見は
2 carrier, 2 strategic cruiser, 3 BS, 4 BC ve 1 logistic gemisiNewport.
2 carrier, 2 strategic cruiser, 3 BS, 4 BC ve 1 logistic gemisiאו לצאת דרך השומר.זה עם הקרחת ששם פאה וחושב שהוא אישה
360 derece açıyla cennet, uzay gemisinin penceresinden bize bakıyordu.مشهد بزاوية 360 درجة للنعيم ظهر في نافذة المركبة الفضائية
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Ale zistilo sa, že - to je po troch a pol hodinách v fMRI, je to tak, ako keby ste vyšli z kozmickej lode.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Dar au descoperit, după trei ore și jumătate într-un tomograf, ca e ca și cum ai ieși dintr-o navă spațială.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Dit is na 3,5 uur in de MRI-scanner, het is alsof je uit een ruimteschip komt.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Mais ils ont trouvé -- après 3 heures et demies dans un IRM, c'est comme sortir d'un vaisseau spatial.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Mas eles descobriram que — isto é após 3 hora e meia em MRI, é como sair de uma nave espacial.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Men dom har funnit - detta är efter tre och en halv timme i en MRI, det är som att komma ur en rymdfarkost.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Tapi mereka menemukan -- ini setelah 3,5 jam dalam mesin fMRI, seperti keluar dari pesawat angkasa.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Tohle je po 3,5h na funkční magnetické rezonanci, je to jako výstup z kosmické lodi.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.To wyniki 3,5-godziny rezonansu magnetycznego (MRI). Przypomina wychodzenie ze statku kosmicznego.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Але було відкрито ось що -- це після трьох з половиною годин в МРТ, це схоже на вихід з космічного корабля.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.Това е след три и половина часа в ЯМР. Все едно излизате от космически кораб.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.אבל הם מצאו ש -- זה אחרי שלוש וחצי שעות של MRI (הדמיית תהודה מגנטית), זה כמו להגיח מספינת חלל.
Ama şunu buldular- bu MR'da üç büçuk saat geçirdikten sonra, bir uzay gemisinden çıkmak gibi.それはまるで宇宙船から出てくるみたいでした 例えばバークレーのポールエクマンの研究室など他の研究室でも
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).A minha mãe disse um dia: "Não há nada pior que ser só garganta sem pôr as mãos na massa".
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla). ( Gülüşme )Also für mich ist es wichtig, dass wir einen Kanal aufbauen für Innovation und dass es freie Innovation ist.
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla). ( Gülüşme )Ibu saya suka bilang, tong kosong nyaring bunyinya (tertawa)
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla). ( Gülüşme )Mama mea a spus odată că nu-i nimic mai rău decât să fie numai gura de tine (Râsete)
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla). ( Gülüşme )Mẹ tôi từng nói tệ nhất là người chỉ được cái mồm, thùng rỗng kêu to ( Tiếng cười)
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).저희 어머니께서는 늘 말만하고 실행하지 않는 것보다 나쁜건 없다고 하셨습니다.
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).Ma mère m'a dit une fois, il n'y a rien de pire que d'avoir une grande gueule et rien dans le pantalon.
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).Mijn moeder zei ooit, er is niks erger dan alleen maar mond zijn en geen broek.
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).Mi mamá una vez dijo, no hay nada peor que hablar demasiado y no llevar pantalones. (Risas)
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).Moja mama powiedziała raz: "Nie ma nic gorszego niż być mocnym tylko w gębie."
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).Moja mam raz povedala, nie je nič horšie než mať plné ústa reči.
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).Una volta mia mamma ha detto che non c'è niente di peggio che essere tutto fumo e niente arrosto.
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).Майка ми веднъж каза, че няма по-лошо от това само да говориш и да не правиш.
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).(Смех)
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).אמי אמרה פעם, אין דבר גרוע יותר מדיבורים ללא מעשים.
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).قالت أمي ذات مرة أنه ليس هناك ما هو أسوأ من أن تكون فماً بلا بنطال.
Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).(笑)
Aslında Dünya, Buckminster Fuller'ın da meşhur tabiriyle bir uzay gemisi.C'est à dire le fait que la Terre, comme Buckminster Fuller l'a fameusement dit, est un vaisseau spatial :
Aslında Dünya, Buckminster Fuller'ın da meşhur tabiriyle bir uzay gemisi.To znamená pochopit, že Země je, jak Buckminster Fuller s oblibou tvrdil, "Kosmická loď.
Aslında Dünya, Buckminster Fuller'ın da meşhur tabiriyle bir uzay gemisi.حقيقة أن الأرض هي كما قال "بكمنستر فولر" عبارة عن سفينة فضاء
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.A Holdról való visszatérésnél az orbitális mechanikát is meg kell szelidíteni.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Când vă întoarceți de pe Lună trebuie să rezolvați probleme de mecanică orbitală.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Cuando regresas de la luna tienes que lidiar con mecánicas orbitales.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Když se vracíte z Měsíce, musíte se vyrovnat s okružní mechanikou
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Khi các bạn trở về từ mặt trăng, bạn phải đối phó với các vấn đề cơ học quỹ đạo.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Kiedy wracasz z Księżyca, będziesz miał do czynienia z mechaniką orbitalną.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.달에서 돌아올 때에는 궤도역학과 씨름해야 하죠.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Quando sarete di ritorno dalla Luna, avrete a che fare con la meccanica orbitale.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Quand vous revenez de la Lune, il faut gérer le mouvement orbital.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Wanneer je terugkomt van de maan, heb je te maken met orbitale mechanica.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Wenn man vom Mond zurückkommt, muss man sich mit der Mechanik im Weltraum auseinander setzen.
Ay'dan geri dönerken uzay gemisinin mekanik sistemleri ile çalışmanız gerekecektir.Όταν επιστρέφεις από το φεγγάρι, έχεις να αντιμετωπίσεις την τροχιακή μηχανική.