Ana içeriğe geç
Sözlük

gemin ile cümle

gemin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Geminin mürettebatı 130 kişiden oluşuyordu.Son équipage était composé de 130 personnes.
Geminin adı bir kez daha değiştirildi; HMS Agincourt.Pour les autres navires du même nom, voir HMS Agincourt.
HMS Hawke, geminin kaptanı ve 26 çalışan, 500 asker ile dakikalar içinde battı.Le Hawke coule en quelques minutes, avec son capitaine, 26 officiers et 500 hommes.
Geminin yapımıysa Wm.C'est le vaisseau que fait construire Wotan.
Kur'an'da geminin Cûdî Dağı'na oturduğu söylenmektedir.D'après le Coran, elle se serait plutôt établie sur le mont Djoudi.
Bu durumda da geminin kaptanı onu evlatlık edinmiştir.C'est le capitaine du navire qui prend l'enfant avec lui.
Ayrıca geminin tek cidarlı oluşu da tartışma konusu olmuştur.L'identité réelle du bateau a également pu poser question.
İkinci olarak Algol, 1669 yılında Geminiano Montanari tarafından değişen olarak tanımlandı.Elle fut découverte en 1669 par Geminiano Montanari.
SG-1'ın sorumlu yapımcısı Brad Wright, geminin mühendisi olan Montgomery Scott olarak gözüktü.Brad Wright, le co-créateur de Stargate SG-1 y joue l'ingénieur Montgomery Scott.
Isuzu Gemini, Isuzu'nun 1975-2000 yılları arasında ürettiği otomobildir.La Isuzu Gemini est une automobile produite par Isuzu de 1974 à 2000.
Geminin toplamda 744 subay ve erattan oluşan mürettebatı bulunuyordu.Son équipage comprenait 747 officiers et marins.
Her geminin füzeleri ve yakıtları sınırlı sayıdadır.Le nombre de combinaisons et de navettes est limité.
Zırh, geminin farklı bölümlerinde farklı kalınlıklarda olabilir.Elle peut concerner n'importe quel segment de ce vaisseau.
Geminbeli Geçidi.Intérieur du paquebot.
1990'dan beri geminin çanı, Dresden Alman Askeri Tarih Müzesi'nde sergilenmektedir.La cloche du navire se trouve aujourd'hui au musée d'histoire militaire de Dresde.
İngiliz denizaltısı, geminin kalan mürettebatını bir yelkenliye teslim etti.Les Britanniques emprisonnèrent le reste de son équipage.
İlk ikisi kısa düştü ama üçüncüsü geminin dümen tertibatını parçaladı.Deux touchèrent la passerelle et le troisième toucha la petite embarcation secondaire en fibre du navire.
Geminin inşası 2 Nisan 1912'de tamamlanmıştır.La construction du navire est achevée le 12 août 1904.
Denizciler geminin yürütülmesi işini Afanasi Matuşenko vasıtasıyla yapıyorlardı.Les marchands de la côte ne faisaient pas le voyage par eux-mêmes.
Bu yüzden geminin en pahalıya mal olan bölümüdür.Il se révèle être le navire le plus rentable de la compagnie.
Nebuchadnezzar adlı geminin kaptanıdır.Ce hacker est aussi le capitaine du vaisseau Nebuchadnezzar.
Tamamı geminin içinde öldü.Il est mort sur le bateau.
Daha sonra, geminin duvarından ritmik şekilde vuruş sesleri gelir.Ensuite, ils s’approchent doucement de la coque du navire.
Geminin yükleme için ne kadar bekleyeceği, yani yükleme süresi sözleşmeyle belirlenir.Jours de planche : délai prévu dans un affrètement pour le chargement et le déchargement du navire.
Geminin içi dışarıda göründüğünden daha büyüktür.C'est lui aussi qui avance l'idée d'un vaisseau plus grand à l'intérieur qu'à l'extérieur.
Geminin omurgası, 1 Ağustos 1935'te yapılmaya başlandı.La dernière fusée de ce type sera lancée le 13 août 1965.
Ününü Mary Celeste isimli ticari geminin kaptanlığını yapmasına borçludur.Ce nom est souvent donnée à tort au navire réel Mary Celeste.
Geminin kaptanı Bradford diğerlerine güvende olduklarını ve camların su basıncına dayanacağını söyler.Le capitaine Bradford insiste pour que tout le monde reste sur place en attendant les secours.
Fleet geminin çan'ını üç kez çaldı ve köprüye telefon etti.Frederick Fleet sonne immédiatement la cloche du nid-de-pie par trois fois, puis téléphone à la timonerie.
Geminin yedi yıllık, kısa bir hizmeti oldu ve ardından görevine son verilerek yedeğe alındı.La Marine réagit et sept mois plus tard, une directive complémentaire lui reconnaît une place.
Amacı geminin hem büyük hem de hızlı olduğunu kanıtlamaktı.Cette tâche est rendue difficile par la taille et la complexité du navire.
Bu yoğun tuz içeren bölgeler geminin içlerinde de etkili olmaktadır.Cette alimentation de secours doit obligatoirement se trouver dans les parties élevées du navire.
Canlı yaratıkların her türünden geminin içine yükle.Il lui demande de mettre toutes les créatures de la terre dans un bateau.
Yine de geminin arka kısmında bir motor mekanizması görülmektedir.Au même moment, on identifia un torpilleur sur l'arrière du navire.
Senin geminin adı nedir?¿Cuál es el nombre de tu barco?
Doktor, bu geminin bir koloni gemisi olduğunu anlar.Entonces el Doctor se da cuenta de que ésta es la nave colonial.
Geminin kendisi de Ulusal Tarih Noktası olarak 5 Mayıs 1989'da belirlenmiştir.El barco mismo, fue designado lugar histórico nacional el 5 de mayo de 1989.
Almanlar birçok kez yanlış olarak geminin battığını bildirdi.Los alemanes informaron erróneamente de su hundimiento en numerosas ocasiones.
Galba'nın Lejyon'ları: VI Victrix, I Macriana liberatrix, I Adiutrix, III Augusta ve VII Gemina.Legiones de Galba: VI Victrix, I Macriana liberatrix, I Adiutrix, III Augusta y VII Gemina.
Geminin ön kısımı 64 kovanlı Mk 41 VLS alabilecek kadar geniştir.La parte delantera del barco es suficientemente espacioso para albergar un sistema Mk 41 VLS de 64 celdas.
Geminbeli Geçidi.Paso de barca.
1966 - NASA, Gemini 12 uzay aracını fırlattı.1966: en Estados Unidos, la NASA lanza la nave espacial Géminis 12.
Her geminin füzeleri ve yakıtları sınırlı sayıdadır.Ambas naves tienen un número limitado de misiles y combustible.
Sene 1992'de geminin kalıntıları Fransız arkeolog Franck Goddio tarafından bulundu.Entre ellas están las expediciones egipcias del arqueólogo submarino Franck Goddio.
Melisande bu geminin denize açılınca batacağı kahanetinde bulunur.Menelao entra en escena tras naufragar su barco.
1950'lerde iki geminin enkazı kaldırıldı ve hurdaya çıkarıldı.En el año 1765 fueron exhumados los restos de ambas y colocados en una caja.
Geminin toplamda 744 subay ve erattan oluşan mürettebatı bulunuyordu.Su tripulación estaba formada por 27 oficiales y 744 marinos.
Geminin başaramamasından daha çok.No sobresale de la altura de la nave.
Fribord, geminin tekne kısmının su üstünde kalan kısmıdır.La parte trasera del barco es la que queda por encima del agua.
Ortadaki büyük geminin pruvası, bayrak tutan çocuklara hizalanmıştır.En general los buques de esa bandera tienen la obligación de tenerlos.
HMAS Australia, Avustralya Kraliyet Donanması'ndaki üç geminin adı.HMAS Sydney, nombre portado por cinco buques de la Marina Real Australiana.
Ian ve Barbara, geminin zaman yolculuğu yaptığına inanmazlar.Kirk y Spock no notan su llegada.
Geminin ortasındaki kambur küçültüldü.El calado del buque fue reducido.
Geminin mürettebatı 130 kişiden oluşuyordu.Lleva una tripulación de 130 hombres.
Davy Jones Uçan Hollandalı adlı geminin kaptanıdır.En muchas leyendas Davy Jones es el capitán de El holandés errante.
Geminin kıç tarafında iki adet pervane bulunmaktadır.A la derecha de la nave hay dos capillas.
Geminin tanımlaması II. Dünya Savaşı sonrası WYTM-86 olarak değiştirilmişti.Las designación sería cambiada posteriormente a YF-86D.
Kazadan hemen sonra geminin yeniden yüzdürülmesi çalışmaları başlasa da başarısız olur.Tras fracasar en una tentativa anterior de capturar el mismo buque.
Zırh, geminin farklı bölümlerinde farklı kalınlıklarda olabilir.El invierno, por ejemplo, estará en una sección diferente de la órbita.
Geminin çelik panelleri bu çelik iskele üzerine perçinlenmişlerdi.Aquí su barco quedó atrapado por los hielos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod