Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Vi løp da under en liten ø som kalles Klauda, og det var med nød at vi fikk berget båten;
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Wir kamen aber an eine Insel, die heißt Klauda; da konnten wir kaum den Kahn ergreifen.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.И, набежав на один островок, называемый Клавдой, мы едва могли удержать лодку.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.И понеже бяхме в голяма беда от бурята, на следния ден хванаха да изхвърлят товара.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.На остров же якийсь набігши, званий Кдавда, на силу здолїли удержати човна,
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.ותרץ האניה אל עבר אי קטן הנקרא קלודה וכמעט לא יכלנו לאחז העברה׃
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.فجرينا تحت جزيرة يقال لها كلودي وبالجهد قدرنا ان نملك القارب.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.貼 著 一 個 小 島 的 背 風 岸 奔 行 、 那 島 名 叫 高 大 、 在 那 裡 僅 僅 收 住 了 小 船
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.貼著 一 個小島 的 背風 岸 奔行 、 那島 名叫 高大 、 在 那 裡僅僅 收 住 了 小 船
Geminin A noktasından B noktasına gitmesi gerekiyor.그래서 이 배는 점 A에서 점 B로 가야 하는 것이군요.
Geminin A noktasından B noktasına gitmesi gerekiyor.Quindi questa nave deve andare dal punto A al punto B.
Geminin A noktasından B noktasına gitmesi gerekiyor.Значи, този кораб трябва да отиде от точка А до точка В
Geminin A noktasından B noktasına gitmesi gerekiyor.Значит, этот корабль должен попасть из точки А в точку B.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Am construit fiecare platforma de aur.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Construeerde elke plank goud.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Construí cada prancha de ouro.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Construí cada tablón de oro.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Habe jede Planke aus Gold gemacht.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Ho posato ogni lamina d'oro.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.J'ai construit chaque planche d'or.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.금박 하나 하나를 제작 했죠.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Poskladal som, postavil, zložil som každú jednu zlatú doštičku.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Xây dựng từng miếng vàng.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Zbudowałem wszystkie deseczki?
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Конструирах всяка златна греда.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.Построил каждый кусочек золота.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.בניתי כל לוח זהב.
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.وشيدت كل لوح من الذهب
Geminin her bir tahtasını altından tek tek yaptım.すべてが対称的になってる
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.A w łodzi był skarb, i jak również uważamy, ciało mężczyzny do którego on należał.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.Er waren schatten in het schip, en oorspronkelijk waarschijnlijk ook het lichaam van de eigenaar.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.Quest'uomo visse in un periodo in cui ciò che successivamente sarebbe diventato l'Inghilterra era nel caos.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.Và bên trong con thuyền là cả một kho báu, mà chúng tôi cho rằng là ban đầu còn có xác của người sở hữu chúng.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.V této lodi byl poklad a domníváme se, že původně také tělo majitele.
Geminin içinde ise hazine vardı. Ve bu hazinenin sahibi olduğu düşünülen kişinin naaşı da geminin içindeydi.لقد سقطت الإمبراطورية الرومانية قبل مئات السنين من تاريخ هذه السفينة
Geminin kenarlarında dikenli teller var. Amacı korsanların saldırılarından korunmak.Das Schiff hat überall an den Seiten Stacheldraht, um Piratenangriffe abzuwehren.
Geminin kenarlarında dikenli teller var. Amacı korsanların saldırılarından korunmak.Tiene alambre de púas al rededor, para defenderse de los piratas.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Are sârmă ghimpată extensibilă pe laterale.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.C'è del filo spinato fuoribordo.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Đó là dây thép gai dọc quanh thân tàu.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Er zit prikkeldraad langsheen de zijkanten van het schip.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Il est bordé de barbelés.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.가시 철조망을 측면에 두르고 있죠.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Wzdłuż burt ma drut kolczasty Concertina.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Έχει αγκαθωτό πλέγμα στις πλευρές του.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Има жица на концертина по стените.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.По бокам установлена колючая проволока.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.Уздовж боків корабля натягнутий колючий дріт,
Geminin kenarlarında dikenli teller var.יש לה חוטי תיל דוקרניים מצדדיה.
Geminin kenarlarında dikenli teller var.هناك أسلاك شائكة على امتداد حواف السفينة
Geminin kenarlarında dikenli teller var.海賊の攻撃を防ぐためです
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Alles was das Schiff tun kann ist sich mit den Wellen zu tanzen und zu neigen.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Chiếc tàu nhảy múa và tung mình theo các con sóng.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Det eneste skibet kunne gøre, var at danse og følge bølgerne.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.El barco no podía hacer nada más que bailar con las olas.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.És a hajó nem tehetett mást, együtt táncolt a hullámokkal.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Het enige dat het schip kan doen, is dansen en deinen op de golven.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.그리고 그 배가 할 수 있는 모든것은 춤을 추고 그 파도와 함께 피치를 올리는 것이었지요.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.La nave non può che cercare di cavalcare le onde.
Geminin tek yapabildiği dans edip dalgalarla birlikte alçalıp yükselmekti.Loď se jen houpala a tancovala mezi vlnama.