Osmanlı savaş gemileri ise oldukça hızlı ve iyi silahlanmıştı.Iowa-luokan alukset olivat tulivoimaisia ja varsin nopeita.
Panamax Panama Kanalından geçebilecek en büyük gemileri tanımlamada kullanılır.Post Panamax -laivoiksi kutsutaan laivoja, joiden mitat ovat sallittuja suuremmat.
Çoğu İspanya’da ve limandaki hastahane gemilerinde öldü.Useita kuoli Italian laivaturmassa Yle uutiset.
Alman 420 sınıfı denizaltı avcı gemileri.438 Daphné-luokan sukellusveneet
Körfezler limanların kurulması ve gemilerin barınması için çok uygun yerlerdir.Telakat ovat paikkoja, joissa korjataan ja rakennetaan laivoja.
Her iki durum içinde gemilerin 10.000 tondan daha büyük olamayacağı belirtildi.Erityisesti alusten uppouma ei saanut ylittää 10 000 tonnia.
Scharnhorst ve Gneisenau isimli savaş gemilerinden oluşuyordu.1941: Taisteluristeilijät Scharnhorst ja Gneisenau.
Venedik donanmasının yelkenli gemileri ise hareketsiz kaldı.Alankomaiden laivaston alusten läsnäolo esti toiminnan jatkumisen.
Ancak Alman gemileri 2 gün sonra ortaya çıktı.Saksalaiset upottivat aluksen neljä päivää myöhemmin.
Aynı zamanda Amerikan gemileri Haiti'den Ağustos 1934'te ayrıldı.Yhdysvaltain joukot poistuivat maasta elokuussa 1934.
Gemilerin elektriği 110 Volt gerilimde toplam 260 kW enerji üreten dört turbojeneratörden sağlanıyordu.Lisäksi aluksilla oli kaksi 68 kilowatin 110 voltin turbogeneraattoria.
Ayrıca Spitfire'ların uçak gemilerinden kalkması için tasarlanmış Seafire modeli de vardır.Spitfiren lentotukialuksilla käytetty malli oli Seafire.
Bunun ardından Yunan bandıralı gemileri sayısında önemli bir artış oldu.Näin se oli Suur-Kreikan siirtokuntien joukossa suhteellisen myöhäinen.
Ancak su üstü gemilerinin olanakları sınırlıydı.Alusten omasuojajärjestelmät ovat rajalliset.
Mesajda, mayın hatlarına kömür gemileri sürerek durumun değerlendirilebileceği notu vardır.Ainoaksi ansioksi voidaan lukea niiden laskemiin miinoihin uponnut höyrylaiva.
Tabii bu da savas gemilerinin yapımını mecbur kılmıştır.Samaan aikaan hän huolehti myös laivakorppujen valmistuksesta.
Öyleyse, bilinen buhar gücü yeni gemilerin çok azında kullanılıyor.Silti vanhoillakin veneillä pystyy kilpailemaan jokseenkin tasaväkisesti uudempien veneiden kanssa.
Sunuluşunun en muhtemel nedeni ticaret gemilerinin balast suyu tarafından kazara olmuştur.Onnettomuuden virallinen todennäköinen syy oli varakapteenin tahallaan aiheuttama mereensyöksy.
1992 yılında altyapının tamamlanmasıyla, birimler ve donanma gemileri üsse taşınmaya başladı.Με την ολοκλήρωση της υποδομής το 1992, άρχισαν να κινούνται μονάδες και πλοία του ναυτικού.
Bu gemilerin tüm uzunluğu muhtemelen yaklaşık 32 metredir.Το συνολικό μήκος αυτών των πλοίων ήταν περίπου 32 μέτρα.
Donanma daha önce sadece kıyı savunma gemileri ve zırhlı fırkateynler inşa etmişti.Πριν από αυτο το Γερμανικό Ναυτικό είχε κατασκευάσει μόνο θωρικτά παράκτιας άμυνας και θωρακισμένες φρεγάτες.
Mark Twain, Mississippi gemilerinde “iki kulaç derinlik” anlamına gelen bir takma addır."Μαρκ Τουαίην" θα πει "μαρκάρισε δύο βάθη".
Gemileri 1563-1564 yıllarında İspanyol Karayip Denizi'nde saldırıya uğradı.Το Θαλασσινό Γεράκι είχε στόχους του Ισπανικά πλοία στην Καραϊβική μεταξύ το 1563 και 1564.
Genel olarak denizaltılarda, savaş gemilerinde kullanılır.Χρησιμοποείται κυρίως στα πολεμικά πλοία.
Kartaca savaş gemileri sayıca üstündü.Τα πλοία του Δημήτριου του έδιναν υπολογίσιμη δύναμη.
Savaş gemileri üç veya beş sıra kürekçi tarafından çekiliyordu.Τα πολεμικά πλοία ήταν γαλέρες με πανιά και με τρεις έως πέντε σειρές κωπηλατών.
Gemilerin en önemli benzerlikleri gövdeleridir.Μεγαλύτερα τέτοια σκάφη είναι τα οχηματαγωγά.
Şalopa gemilerine denktir.Έλεγχος φόρτωσης πλοίων.
Yunan savaş gemileri İstanbul'dan ayrıldı.Συμμαχικά και ελληνικά πολεμικά πλοία αγκυροβολούν στην Κωνσταντινούπολη.
Cabot, ertesi yıl Amerika'ya bir seyahat daha düzenlese de gemilerinden bir daha haber alınamadı.Ο Κάμποτ ηγήθηκε μιας ακόμα αποστολής τον επόμενο χρόνο, αλλά τα πλοία του χάθηκαν.
Sürpriz bir saldırıyla bu filoyu gafil avlayıp tüm gemileri ya ele geçirdi, ya da batırdı.Σύμφωνα πάλι με τον Πλούταρχο, αφού αιφνιδίασε τους Φοίνικες, αιχμαλώτισε η κατέστρεψε ολόκληρο το στόλο τους.
İsrail, yardım gemilerini yakın takibe aldı.Εντάχθηκε στη δύναμη του Στολίσκου των πλοίων αποβάσεως.
Von Spee, gemilerine savaş için hazırlanmaları emrini verdi.Ο Λύτγιενς διέταξε τα πληρώματα των σκαφών του να πάρουν θέσεις μάχης.
Gece saldırısı sırasında Amiral Tōgō donanmasının önemli gemilerini dinlendirebilmiştir.Under det natlige slag kunne admiral Tōgō lade sine store skibe hvile.
Mart 1942'de, Japon uçak gemileri Hint Okyanusu'na baskın yürüttü.I marts 1942 deltog japanske hangarskibe i Angrebet i det Indiske ocean.
Panamax Panama Kanalından geçebilecek en büyük gemileri tanımlamada kullanılır.Betegnelsen Panamax bruges for de største skibe, som kan passere kanalen.
Japon gemisine verdiği işaretlerle civarda diğer Rus gemilerinin de bulunduğu bilgisini vermiş oldu.I stedet signalerede det til det japanske skib, at der var andre russiske skibe i nærheden.
Bunun yanında şehir, Batı Afrika'dan gelen köle gemilerinin varış limanıydı.Det var ligeledes omladeplads for slavehandlerne som sejlede fra Vestafrika.
Ayrıca İngiliz Inflexible ve Fransız savaş gemileri Suffren ve Gaulois çok ağır bir şekilde hasar almıştır.Derudover blev slagkrydseren HMS Inflexible og de franske slagskibe Suffren og Gaulois svært beskadiget.
Mikasa’dan sonra savaş gemileri Şikişima, Fuji ve Asahi yer alıyordu.Efter Mikasa fulgte slagskibene Shikishima, Fuji og Asahi.
Cabot, ertesi yıl Amerika'ya bir seyahat daha düzenlese de gemilerinden bir daha haber alınamadı.Cabot ledede endnu en ekspedition til Amerika det følgende år, men han og hans skibe gik tabt undervejs.
1950 yılında Suriye Ordusu, Fransa'daki birkaç donanma gemileri ihalesi sonrasında kurulmuştur.Flåden blev oprettet i 1950 efter indkøb af et par marinefartøjer fra Frankrig.
Yunan savaş gemileri limandaydı.Krigsskibe i Københavns havn.
Aynı şirkete ait bu gemilerin isimleri Olympic ve Britannic.Olympic-klassen var den klasse, der betegnede de tre skibe Olympic, Titanic og Britannic.
Venedik donanmasının yelkenli gemileri ise hareketsiz kaldı.Flådeværftet i Venedig blev bibeholdt.
Bu gemilerin tüm uzunluğu muhtemelen yaklaşık 32 metredir.Bredden af skibene er cirka 20 meter.
Dokuzuncu bant, gemilerin püskürtüldüğü sahnedir.7.90 Udgået af flådens tal.
Periyodik olarak İtalya, Belçika, Danimarka, Norveç, Polonya, Portekiz ve İspanya gemileri de katılmaktadır.Gruppen har ofte skibe fra Belgien, Danmark, Norge, Polen, Portugal, og Spanien som medlemmer i perioder.
Ne var ki, Birleşik Krallık gemilerinin Amerikan silahlarını Çin'e taşımalarına göz yumuldu.Britiske skibe fik ret til at fragte kinesiske lejearbejdere til USA.
Amiral Ushakov gemisinin mürettebatı teslim emrine uymayarak gemilerini batıracaklardır.Det lille kystslagskib Admiral Usjakov nægtede at overgive sig og blev sænket af sin besætning.
Aynı zamanda gemilerin boyutu arttı ve bu gemiler sadece derin sularda demir atabiliyorlardı.Bådene var heller ikke større end, at de kunne trækkes på land.
19 Mayıs 1950'de Mısır Süveyş Kanalı'nı İsrail gemilerine ve ticaretine kapattı.I 1956 blokerede Egypten Akababugten og lukkede Suezkanalen for israelsk skibsfart.
Bunlar çoğunlukla at ticareti ve ticaret gemilerine adam toplamakla uğraşıyorlardı.Hun malede især heste og fiskerbåde.
Birleşik Krallık ve Fransa, gemilerin teslimine dair hukuki güvence verdi.Andre lande, blandt andet Frankrig skaffede sig søpas for retten til en lignende sejlads.
Müttefik gemilerinin ani ateşi üç saat devam etti.I næsten tre timer duvede bådene.
Neredeyse bütün modern sınıf savaş gemileri bir çeşit CIWS taşımaktadır.Så å si alle klasser av moderne krigsskip er utstyrt med noe slags CIWS.
Panamax Panama Kanalından geçebilecek en büyük gemileri tanımlamada kullanılır.Betegnelsen Panamax brukes på de største skipene som kan passere kanalen.
Mart 1942'de, Japon uçak gemileri Hint Okyanusu'na baskın yürüttü.I mars 1942 deltok japanske hangarskip i angrepet i Det indiske hav.
O gece hasarlı Venedik gemileri batıya doğru yola çıktılar.Den kvelden seilte de hardt skadde venetianske skipene vestover.
Sert esen rüzgar bazı Venedik gemilerine hasar vermiş ve onları çıpada kalmaya zorlamıştır.Kraftig vind gjorde skade på noen av de venetianske skipene, så de ankret opp igjen.