Ana içeriğe geç
Sözlük

gemiler ile cümle

gemiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Artık ticari gemiler de boğazları kullanamayacaktır.Kalkbranderijen gebruiken geen schelpen meer.
Ancak su üstü gemilerinin olanakları sınırlıydı.De boorschepen hadden echter hun beperkingen.
Zamanın gemileri iki tarette dört top taşımaktaydı.Ieder schip had vier kanonnen aan boord.
Kartaca devriye gemileri Roma gemilerini tespit edemedi.Door de Carthagers werden er geen Romeinse schepen buitgemaakt.
"Yelkenli Gemilerin Tarihi".'Over de naamgeving van binnenvaartschepen'.
Bu gemiler, Droid Kontrol Gemisi'nde bırakılmayı bekleyip,Federasyon Savaş Gemisi'nde sarj olurlar.De Destroyer Droids worden zowel op het slagveld gebruikt als aan boord van de vloot van de Trade Federation.
1950'lerde bu gemilerin kullanımı terkedildi.Begin jaren 1950 werd het schip uit dienst genomen.
Neredeyse bütün modern sınıf savaş gemileri bir çeşit CIWS taşımaktadır.Daarom hebben vrijwel alle moderne grote schepen een bulbsteven.
Temmuz sonunda gemiler Kıbrısa geri döndü.In juli keerde het schip terug huiswaarts.
Ne var ki, bu gemiler uygulamada pek yarar sağlamıyordu.Hierdoor werden deze schepen al snel onbruikbaar.
Yeni liman donanma gemileri için eğitim üssü olarak kullanıldı.Het schip wordt gebruikt als opleidingsschip van de Portugese Marine.
Keşif gemileri daha hızlı gider ve daha çok tayfa taşıyabilirler.De schepen werden groter en groter om hiervoor meer manschappen aan boord te kunnen nemen.
Uçak gemileri=uçak gemileri ile savaş gemileri çok iyi bir savunma-saldırma puanına sahiptirler.Vuurschepen - Goede aanvalsschepen, slecht in de verdediging.
Oyuncular gemilere istedikleri açıdan ateş açabiliyorlar.De boogschutters kunnen de olie in brand schieten.
Bu yeni sınıf savaş gemileri ulusal gücün önemli bir simgesi oldu.In de Eerste Wereldoorlog bleken deze schepen al een grote aanwinst voor de marine van een land.
Gemilerinin adından dolayı bu gemicilere "Argonot" denmektedir.De deelnemers aan de expeditie worden de Argonauten genoemd, omdat hun schip de Argo heet.
Gemiler, önceki zırhlı kruvazör Prinz Heinrich'in geliştirilmiş haliydi.Beide broers waren neven van de destijds meer bekende zeevaarder Jan Cornelisz.
Müze gemilerin çok azı çalışır halde bulunmaktadır.Ook musea hebben niet veel.
İnanan azınlık, Orta Dünya'ya gemilerle dönmeyi başardı.Toen probeerde de bemanning terug te keren naar Midden-Aarde.
Ağzından 250 kilometre içeriye kadar gemiler girebilir.Schepen tot 50.000 ton kunnen afmeren aan de kade van de fabriek.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.Er lag nog steeds maar één spoor voor deze trams.
PT Gemisi, Patrol Torpedo Boat veya Devriye Torpil Gemisi , motorlu torpil gemileridir.Kommandanten-Schießlehrgang – Torpedo-opleiding voor U-bootcommandanten.
İmparatorluk gemileri de karşı saldırıya geçerler.Vijandige schepen kunnen ook geënterd worden.
Bu gemiler yeni filonun çekirdeği oldu.Het schip werd hiermee de nieuwe parochiekerk.
Seyrüseferci, nakliye uçakları ve gemilerde görev yapan navigasyondan sorumlu personel.Werk aan schepen, scheepsmotoren e.d. "live" te bezichtigen.
Amarr gemileri genellikle yavaş, ağır zırhlıdır ve lazer silahlar kullanmaktadır.Deze schepen vliegen heel traag en hebben enkel laserkanonnen aan boord.
Scharnhorst ve Gneisenau isimli savaş gemilerinden oluşuyordu.Er zijn verschillende Duitse slagschepen naar hem genoemd Gneisenau.
Düşman gemileri görülüyordu, durumu beklemeye başladık.De Duitsers zagen de schepen aankomen en openden het vuur.
Serbest bırakılan köleler de gemilerler buraya getiriliyordu.De bemanningen van de veroverde schepen werden als slaven aan land gebracht en verhandeld.
Korsanlar ise sancak gemileri olan Siyah İnci'yi öne sürerler.Zeegevechten kunnen plaatsvinden indien de Black Pearl naar andere boten vaart.
Yetenekli ustalar halen Dhow gemilerinin yapımına devam etmektedirler.De oude kennis wordt tegenwoordig nog onderhouden door het werk aan historische schepen.
Develer çöl gemileridir.Kamelen zijn de schepen van de woestijnen.
240–241 ^ Fransız astsubayı Collache da bu saldırıya katılan gemilerdedir.240–241) Collache był na pokładzie jednego z okrętów atakujących.
Her sabah gemiler sıra sıra açık denize çıkıyordu.Okręty prawie codziennie wychodziły w morze.
Gemilere de ilgi duymaktadır.Interesuje się statkami.
Savaş gemilerinde Ais Bulundurma zorunluluğu bulunmuyor.Obecnie do uprawiania żeglarstwa lodowego nie są wymagane patenty.
Bu gemiler de Faleron'a yelken açmıştır.Służyło do drążenia (dziania) barci.
İki tarafın uçak gemileri 5-6 Mayıs günlerini birbirlerini aramakla geçirdi.Obie stocznie oszacowały czas budowy jednego okrętu na 5-6 miesięcy.
Şehrin limanı gemilerle doludur.Port miejski wypełnił się opuszczonymi statkami.
Keşif gemileri daha hızlı gider ve daha çok tayfa taşıyabilirler.Samoloty odrzutowe mogły latać dalej i zabierać na pokład zdecydowanie więcej pasażerów.
Öğle saatleri olmasına rağmen hava sisliydi ve filoların büyük gemileri birbirlerini ilk başta göremediler.Mimo, że było koło południa, nad morzem zalegała mgła i główne okręty początkowo nie widziały się nawzajem.
İsyancılar İngiltere'den ithal edilen çay balyalarını gemilerden denize atarak imha ettiler.Koloniści wyrzucili wówczas do morza cały transport herbaty, który przybył z Anglii.
Zamanla daha büyük ve daha hızlı gemiler üretildi.Dzięki temu stało się możliwe budowanie większych i dłuższych okrętów.
Rus gemilerine Alman bayrağı çekildi.Wywieszono tam rosyjskie flagi.
Gemilerin elektriği 110 Volt gerilimde toplam 260 kW enerji üreten dört turbojeneratörden sağlanıyordu.Energię elektryczną dla instalacji o napięciu 110 V dostarczały cztery turbogeneratory o łącznej mocy 260 kW.
Gemileri Esyon-Gever'de yaptılar.Rozbudował też port w Esjon-Geber.
Bu taarruzda kara topçusuna, denizden de İngiliz ve Fransız gemileri yardım ediyordu.W razie potrzeby mogli liczyć na wsparcie artylerii brytyjskich i francuskich okrętów.
Rus Donanmasından geriye kalan gemiler ise Port Artur Muharebesi'nde batırıldılar.Reszta rosyjskich okrętów, w większości uszkodzonych, została zmuszona do powrotu do Port Artur.
1807'de Cezayir'de üslenen Türk korsanları ABD ticaret gemilerine tekrar saldırmaya başlamışlardır.W roku 1807 piraci z Algieru ponownie zaczęli zagarniać amerykańskie statki i ich załogi.
Sert esen rüzgar bazı Venedik gemilerine hasar vermiş ve onları çıpada kalmaya zorlamıştır.Silne wiatry zniszczyły część weneckich okrętów, zmuszając całą flotę wenecką do ponownego zakotwiczenia.
Ağzından 250 kilometre içeriye kadar gemiler girebilir.Okręty wykrywane są z odległości do 250 kilometrów.
Cabot, ertesi yıl Amerika'ya bir seyahat daha düzenlese de gemilerinden bir daha haber alınamadı.W następnym roku Cabot poprowadził kolejną wyprawę do Ameryki.
Buradan yüklenen mallar gemilerle Romanya ve Rusya üzerinden Avrupa'ya taşınmıştır.Stamtąd towary transportowano drogą morską do Europy i Afryki Północnej.
Bütün gemilerin limanı terk etmesi 30 Mayıs'ı buldu.30 marca ukończono zakładanie wręg okrętu.
İlk gemiler Mısırlılarca inşa edildi.Pierwszą z nich były okręty typu Ukraina.
1807'de Robert Fulton adındaki Amerikalı buharlı makineyi gemilere uyguladı.Już w 1807 roku Amerykanin Robert Fulton skonstruował statek o napędzie parowym.
Gemilerde CIA operasyon subaylarının yanı sıra balıkadam ekipleri ve bomba uzmanları bulunmaktaydı.Na jego pokładzie znajdowali się m.in. czynni oficerowie SS wraz z rodzinami oraz kadeci marynarki wojennej.
Mayın savaş gemilerinin ana üssüdür.Podstawowym uzbrojeniem okrętów były miny.
Şogun yönetimi donanma komutanı Enomoto ve beraberindeki gemiler 26 Ağustos günü Sendai Limanına ulaşır.Flota Enomoty dotarła do przystani w Sendai 26 sierpnia.
Tüm Pers gemileri onarım gerektiriyordu.Statki potrzebują portów do napraw.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod