Bu gemiler bakımsız olsa da kullanılmaktadır.Todos disseram: Este navio é inafundável.
Onların göçü için gemiler bile tedarik etmişti.Nela também disponibilizam-se barcos para passeios.
Mayın tarama gemileri River sınıfı mayın tarama gemisi - modern Kraliyet Donanması'nda mayın tarama gemileri.A Classe River é uma classe de navios varredores de minas da Royal Navy.
Von Spee, gemilerine savaş için hazırlanmaları emrini verdi.Nelson ordenou que os seus navios avançassem.
Sol kanat nakliye gemilerine, sağ kanat ise gerideki savaş gemisi grubuna yönelmiştir.À esquerda, os dois barqueiros amarram a pequena embarcação.
Dört filodan oluşan donanmada her filoda bir savaş gemisi ve refakat gemileri bulunmaktaydı.Cada helicóptero tinha seis fuzileiros navais norte-americanos a bordo.
11 Eylül günü gemiler Wilhelmshaven'e dönerek iki gün boyunca kömür ikmali yaptılar.A unidade foi dissolvida no dia 21 e os navios retornaram para Wilhelmshaven dois dias depois.
Tasarımı önceki uçak gemilerinden farklı yapılmıştır.Seu desenho era diferente de porta-aviões anteriores.
Burada İbn Battuta bir camiyi ziyaret ederken çıkan bir fırtınada sefer gemilerinden ikisi battı.Tudo indica que após uma tempestade no barco, separaram-se.
Bu gemiler Tepe sınıfı olarak da bilinir.Estes navios tornaram-se eventualmente na classe Invincible.
Yeni liman donanma gemileri için eğitim üssü olarak kullanıldı.O novo porto foi usado para treinar navios para batalhas navais.
1950'lerde bu gemilerin kullanımı terkedildi.O navio foi desmontado em 1950.
Bu gemilerin sahip olduğu top mermileri, çok şiddetli bir ateş gücüne sahiptir.Storm: Estas naves têm o maior poder de fogo.
Rus-İngiliz gemilerine Fransız filosu da katıldı.Incluiu entre a tripulação russa uma cosmonauta francesa.
Sadece yüzey gemilerinde güverteye monte edilebilen rampalar.Só ficam destroços na superfície.
Gemiler belli bir rota içinde hareket ederler.De boten volgen een bepaald parcours.
28 Mayıs akşamına kadar tekil Rus gemileri Japonlar tarafından takip edilerek batırılır.Tot de avond van 28 mei 1905 werden individuele Russische schepen opgejaagd door de Japanners.
Zamanla daha büyük ve daha hızlı gemiler üretildi.Hiervoor waren grotere en snellere schepen nodig.
Mart 1942'de, Japon uçak gemileri Hint Okyanusu'na baskın yürüttü.In maart 1942 voerden Japanse vliegtuigen een aanval uit op de Indische Oceaan.
Kanalın tamamının geçiş süresi gemiler için yaklaşık 12 saattir.Een bootreis langs het hele kanaal duurt minstens 12 uur.
14 yaşından itibaren gemilere büyük ilgi duydu.Reeds op jonge leeftijd bleek hij uitermate geïnteresseerd in schepen.
Osmanlı savaş gemileri ise oldukça hızlı ve iyi silahlanmıştı.De Japanse schepen waren snel en goed gepantserd.
Gemileri 1563-1564 yıllarında İspanyol Karayip Denizi'nde saldırıya uğradı.Het schip reisde over de Caribische Zee tussen 1563 en 1564.
Beklenen İngiliz saldırısı 22 Temmuz 1809'da Snake ve Fancy gemileri tarafından gerçekleşti.Op 22 juli 1809 vielen de Engelsen, zoals verwacht, de stad aan met twee oorlogsschepen Snake en Fancy.
Böylece Fransız gemileri iki ateş arasına alınmıştır.Ook werden 2 Franse schepen buitgemaakt.
Savaş gemilerinde de benzer bir durum görülür.Iets soortgelijks treedt op bij een scheepsschroef.
Bu gemiler çoğunlukla kürekli olmayıp yelkenliydi.Vaak waren die schepen niet helemaal zeewaardig.
En çok bilinen kardeş gemiler; RMS Titanic, HMHS Britannic ve RMS Olympicdir.De beroemdste zusterschepen zijn de RMS Titanic, de RMS Olympic en de HMHS Britannic.
Osmanlı savaş gemileri ise ciddi bir isabet kaydedemiyordu.Geen enkel Amerikaans oorlogsschip was ernstig beschadigd.
Genellikle gemilerde kullanılır.Ze doen dat veelal per boot.
Öte yandan Malta Şövalyeleri, Akdeniz'de Türk gemilerine taciz saldırılarına devam ettiler.Ondanks de gevaren bleven de ridders doorgaan met de overvallen op Turkse schepen.
Cabral, ülkeye resmen el koydu ve gemilerden birini krala haber vermek için Portekiz'e yolladı.Cabral besloot een bevoorradingsschip terug te sturen naar Portugal om het nieuws te melden.
Buna göre, ilgili devletlerin gemileri hem savaş hem de barış zamanında Süveyş Kanalından geçebilecekler.Het verdrag behelsde de vrije doorgang van alle schepen door het Suezkanaal in tijden van oorlog en vrede.
Boğazdan geçecek gemiler bundan böyle geçiş parası ödemek zorundaydı.Schepen die doorvaart wilden moesten eerst tol betalen.
Kuvvetli bir kuzey rüzgarı Venedik gemilerinin sahil surlarına yakın gelmelerine yardım ediyordu.Een sterke noordenwind maakte het de Venetiaanse schepen mogelijk dicht bij de muren te komen.
Bu gemilerin siparişi için ayrılan fon, Osmanlı halkından toplanan bağışlarla tamamlanabilmişti.Iedereen die maatschappelijk buiten de boot viel, kon op de steun van deze zusters rekenen.
Gemiler, Alman kıyılarını düşman saldırılarından korumak amacıyla tasarlanmışlardı.De schepen waren bedoeld om de Duitse kust te beschermen tegen marineaanvallen.
Yeni kent merkezi büyük gemilerin yanaşması için gereken derinlikte bir limana sahipti.De haven van New York City moest worden uitgediept voor deze schepen.
Kundak gemisi olarak kullanılacak gemiler genellikle eski ya da bu amaçla inşa edilmiş ucuz gemilerdi.Branders waren meestal oude of goedkope schepen.
Orada gemilerde çalıştı.Tevens was hij daar schepen.
Bu liste Belçika'daki fenerler ve fener gemileri listesidir.Dit is een lijst van vuurtorens en lichtschepen in verschillende landen.
Filoda bulunan bazı büyük gemiler ve epeyce sayıda küçük gemiler içindeki Haçlı askerlerle battılar.Zij hadden met een kleine groep enkele belangrijke schepen in brand gestoken.
Bu koruma yöntemi, savaş gemilerinde de sıkça uygulanmıştır.Op deze schepen wordt ook veelvuldig gebruikgemaakt van de boegspriet.
Aynı zamanda okyanustaki saldırgan yaratıklar veya korsan gemileri de savaşı da gerektiriyor.Anderzijds ook voor de kaapvaart en de oorlog op zee had men veel mannen nodig.
Tüm gemiler ve yakındaki tekneler tarafından yolcular kurtarıldı.Al het personeel aan boort van de schepen werd gered.
Peloponez gemilerinin çoğu aslında bir deniz muharebesi için donatılmamışlardı.De officieren op Pearl Harbor waren niet echt bevreesd voor deze vreemde duikboot.
Yani, dilediği devletin savaş gemilerine açabilecektir.Om dit te bereiken werden zelfs oorlogsschepen van de Staatse vloot aan de Compagnie afgestaan.
Bu firmalar dünyanın en geniş gemilerini bünyelerinde barındırmaktadır.Deze schepen zouden de grootste schepen ter wereld worden.
Gemiler de yakıldı.Ook lijken werden verbrand.
Bu tip avlar ancak gemilerle yapılır.Deze soorten zijn onder meer met schepen meegelift.
Deniz birden dalgalanır ve gemiler sahile sürüklenir.Het gebied was moerasachtig en boten moesten naar het strand getrokken worden.
Bu gemilerin mürettebatı ya karaya yüzdüler ya da öldürüldüler.De bemanning van deze schepen werd op de kust achtergelaten of aangemonsterd.
Gemilerine binip galaksiden kaçarlar.Ze ontvluchten het schip en rennen de jungle in.
Tobol ağızdan 437 km’ye kadar gemilerin işlemesine elverişlidir.De Tobol is bevaarbaar vanaf 437 kilometer van haar estuarium.
Çağdaş çarklı gemiler dizel motorlarla da takviye edilmektedir.Conventionele onderzeeërs worden aangedreven door dieselmotoren.
İkisini de uzay gemilerine götürürler.Beiden ondergingen hun ruimtedoop.
Hızlı ve sık sefer yapan gemilerdir.Dit zijn opblaasbare bootjes die zeer snel en wendbaar zijn.
İlk gemiler Mısırlılarca inşa edildi.De Egyptenaren waren de eersten die grotere schepen bouwden.
Ro-ro gemisi, tekerlekli araç taşımacılığında kullanılan gemilerdir.RORO (Roll-on/roll-off) schepen zijn gemaakt om te laden in horizontale richting.
Bu gemiler 1995 yılına kadar hizmete devam ettiler.De gevechtsvliegtuigen zouden tot 1995 dienstdoen.