Ana içeriğe geç
Sözlük

gemiden ile cümle

gemiden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Într-o zi, marea era calmă și era soare, de aceea am putut părăsi vasul.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.하루는 맑고 바다도 잔잔해서 배에서 내릴 기회가 있었습니다.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Một ngày biển lặng và có mặt trời đó là lí do để tôi có thể xuống tàu
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Pewnego dnia była cisza na morzu i świeciło słońce, więc mogłem zejść ze statku.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Suatu hari ketika laut dan matahari sangat tenang, alasan utama saya dapat turun dari kapal.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Um só dia em que tivemos mar calmo e sol, por isso, pude sair do barco.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Un día que teníamos mar calmo y sol, razón por la cual pude salir del barco.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Un giorno in cui il mare era calmo e c'era il sole, proprio la ragione per cui sono riuscito a sbarcare.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Μια μέρα με νηνεμία και λιακάδα, και έτσι μπόρεσα να βγω από το πλοίο.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Един ден имахме спокойно море и слънце, което бе причината, поради която можах да сляза от кораба.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.Однажды, в солнечную штилевую погоду я даже смог сойти с корабля.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.זה מיום אחד שבו זכינו לים שקט ולשמש, שזו הסיבה שיכולתי לרדת מהאונייה.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.في أحد الأيام كان لدينا هدوء البحر والشمس، وهو السبب في خروجي من السفينة.
Bir gün deniz çok sakindi ve hava güneşliydi ben de bu sayede gemiden aşağı inebilmiştim.なので下船できたんですが 大抵はこんなです
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.A iż nami nawałności bardzo miotały, nazajutrz towary wyrzucili.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.A když bouře vichrová námi velmi zmítala, na druhý den, což bylo v lodí nákladů, metali ven.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.A keď len víchor veľmi zmietal nami, na druhý deň vyhadzovali náklad
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Al día siguiente, mientras éramos sacudidos por una furiosa tempestad, comenzaron a aligerar la carga
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Angin terus mengamuk, sehingga keesokan harinya muatan kapal mulai dibuang ke dalam laut
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Comme nous étions violemment battus par la tempête, le lendemain on jeta la cargaison à la mer,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Como fôssemos violentamente açoitados pela tempestade, no dia seguinte começaram a alijar a carga ao mar.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Da vi nu led meget ondt av været, kastet de næste dag ladningen overbord,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Ðến ngày mai, vì bão cứ thổi cũng mạnh như vậy luôn, họ bèn quăng hàng hóa xuống biển.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Ðến ngày_mai , vì bão cứ thổi cũng mạnh như_vậy luôn , họ bèn quăng hàng_hóa xuống biển .
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Fiindcă eram bătuţi foarte tare de furtună, a doua zi au început să arunce în mare încărcătura din corabie,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.In ker nas je vihar hudo metal, so drugi dan začeli izmetavati blago,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.우리가 풍랑으로 심히 애쓰다가 이튿날 사공들이 짐을 바다에 풀어 버리고
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Mikor pedig a szélvésztõl nagyon hányattatánk, másnap a hajóterhet kihányák;
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Mutta kun rajuilma ankarasti ahdisti meitä, heittivät he seuraavana päivänä lastia mereen,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Och eftersom vi alltjämt hårt ansattes av stormen, vräkte de dagen därefter en del av lasten över bord.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Og da vi måtte kæmpe hårdt med Stormen, begyndte de næste Dag at kaste over Bord.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Sbattuti violentemente dalla tempesta, il giorno seguente cominciarono a gettare a mare il carico
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Und da wir großes Ungewitter erlitten, taten sie des nächsten Tages einen Auswurf.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.Και επειδη εχειμαζομεθα σφοδρως, την ακολουθον ημεραν εκαμνον χυσιν,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.А що вельми буря нами кидала, то назавтра повикидали тягар.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.На другой день, по причине сильного обуревания, началивыбрасывать груз ,
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.ויהי הסער הולך וסער עלינו וממחרת הטילו את המעמסה אל הים׃
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.‎واذ كنا في نوء عنيف جعلوا يفرغون في الغد‎.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.我 們 被 風 浪 逼 得 甚 急 、 第 二 天 眾 人 就 把 貨 物 拋 在 海 裡
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.我 們 被 風浪 逼 得 甚 急 、 第二 天 眾人 就 把 貨物拋 在 海裡
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.A byli synowie Noego, którzy wyszli z korabia, Sem, i Cham, i Jafet; a Cham jest ojcem Chanaan.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Anak-anak Nuh yang keluar dari kapal itu ialah Sem, Yafet dan Ham. (Ham adalah ayah Kanaan.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.A synovia Noachovi, ktorí vyšli z korábu, boli: Sem, Cham a Jafet. A Cham bol otec Kanaánov.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Byli pak synové Noé, kteříž vyšli z korábu: Sem, Cham a Jáfet; a Cham byl otec Kanánův.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Các con trai của Nô-ê ở trong tàu ra là Sem, Cham và Gia-phết. Vả, Cham là cha của Ca-na-an.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Các con_trai của Nô - ê ở trong tàu ra là Sem , Cham và Gia-phết . Vả , Cham là cha của Ca-na-an .
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.De drie zonen van Noach heetten Sem, Cham en Jafeth (Cham is de voorvader van de Kanaänieten).
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Die Söhne Noahs, die aus dem Kasten gingen, sind diese: Sem, Ham und Japheth. Ham aber ist der Vater Kanaans.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Fiii lui Noe, cari au ieşit din corabie, erau: Sem, Ham şi Iafet: Ham este tatăl lui Canaan.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.I figli di Noè che uscirono dall'arca furono Sem, Cam e Iafet; Cam è il padre di Canaan
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.In sinovi Noetovi, ki so izšli iz ladje, so bili: Sem in Ham in Jafet; Ham pa je oče Kanaanov.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Ja Nooan pojat, jotka lähtivät arkista, olivat Seem, Haam ja Jaafet. Ja Haam oli Kanaanin isä.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.방주에서 나온 노아의 아들들은 셈과 함과 야벳이며 함은 가나안의 아비라
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Les fils de Noé, qui sortirent de l`arche, étaient Sem, Cham et Japhet. Cham fut le père de Canaan.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Los hijos de Noé que salieron del arca fueron: Sem, Cam y Jafet. Cam fue el padre de Canaán
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Noahs sønner, som gikk ut av arken, var Sem, Kam og Jafet; og Kam var far til Kana'an.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Noas söner, som gingo ut ur arken, voro Sem, Ham och Jafet; men Ham var Kanaans fader.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Noas Sønner, der gik ud af Arken, var Sem, Kam og Jafet; Kam var Fader til Kana'an;
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Ora, os filhos de Noé, que saíram da arca, foram Sem, Cão e Jafé; e Cão é o pai de Canaã.
Gemiden çıkan Nuhun oğulları Sam, Ham ve Yafet idi. Ham Kenanın babasıydı.Valának pedig Noé fiai, kik a bárkából kijöttek vala: Sém és Khám és Jáfet. Khám pedig Kanaánnak atyja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod