gemi ile cümle
gemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rabbiniz, lütfundan nasib arayasınız diye, sizin için denizde gemileri yürüten kudret sahibidir.It is your Lord who drives your ships across the seas that you may seek of His bounty.
"Gemi, denizde çalışan bir kaç yoksula aitti.That boat belonged to poor people who used to toil on the sea.
Hem onlara ve hem gemiye yüklenirsiniz.And you are carried on them and on boats.
Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.So We delivered him and those with him in the loaded ark,
Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.But We saved him and those with him in the ark, and made it a sign for the creatures of the world.
Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlasla) Allah'a yalvarırlar.When they board a ship they call on God, placing their faith wholly in Him.
Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.When he fled on the laden ship,
Denizlerde yüce dağlar gibi gemilerin yürümesi de O'nun kudretinin delillerindendir.Ships sailing in the ocean like ensigns are a sign of His.
Eğer O dilerse rüzgarı durdurur da yelkenle giden gemiler denizin üzerinde duruverirler.He could stop the wind if He pleased, then they would be stranded on its surface.
Allah bütün çiftleri yaratmıştır. Sizin için bineceğiniz gemiler ve hayvanlar var etmiştir.He who created pairs of everything, and fashioned for you boats and beasts on which you ride,
Nuh'u da tahtalardan yapılmış, çivilerle (çakılmış gemi) üzerinde taşıdık.But We bore him on a (vessel made) of planks and oakum,
Nankörlük edilen (kulumuz)e bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
Denizde koca dağlar gibi yükselen gemiler de onundur.His are the high-sailed vessels in deep ocean like the mountains.
Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.When the water rose in flood, We bore you in the ark,
Nuh dedi ki “Binin gemiye!And (Noah) said: "Embark.
Rabbiniz o muazzam kudret sahibidir ki lütfundan nasibinizi aramanız için denizde gemiler yürütür.It is your Lord who drives your ships across the seas that you may seek of His bounty.
Evvela, o gemi, denizde çalışan birtakım fakirlere ait idi.That boat belonged to poor people who used to toil on the sea.
Onlara da, gemilere de binersiniz. [17,70]And you are carried on them and on boats.
Hülasa Biz de onu ve yanındakileri o yükle dolu gemi içinde kurtardık.So We delivered him and those with him in the loaded ark,
Bir delil daha onlara:Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız...And We made similar vessels for them to ride.
Hani o, Rabbinden izinsiz kaçıp yolcusunu doldurmuş gemiye kendini atmıştı.When he fled on the laden ship,
Bütün çiftleri yaratan, binmeniz için gemileri ve hayvanları var eden de O'dur.He who created pairs of everything, and fashioned for you boats and beasts on which you ride,
Biz Nuh'u, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik. [7,64] {KM, Tekvin 6,14}But We bore him on a (vessel made) of planks and oakum,
O kadri bilinmemiş değerli insana, bir mükâfat olarak gemi, Bizim inayetimiz altında akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
Biz bir ibret olsun diye, o gemiyi geriye bıraktık.And We left it as a sign.
Denizde koca dağlar gibi yüzen gemiler O'nundur.His are the high-sailed vessels in deep ocean like the mountains.
Sizi karada ve denizde yürüten O'dur. (Düşünün ki) Gemidesiniz...It is He who enables you to travel over land and sea.
Bir meltemle yolcuları alıp götürdüğü zaman gemiden memnundurlar.When you sail in ships in a favourable breeze, you rejoice.
"Gözetimimiz altında vahyimizle gemiyi yap.Build an ark under Our eye and as We instruct.
Gemiyi yapıyorken, halkının ileri gelenleri her yanından geçişte onunla alay ediyorlardı.So he built the ark; and when groups of his people passed by him, they scoffed at him.
Dedi ki: "Gemiye binin.And (Noah) said: "Embark.
Rabbiniz, nimetlerini aramanız için gemileri okyanuslarda yüzdürendir.It is your Lord who drives your ships across the seas that you may seek of His bounty.
"Gemi, denizde çalışan yoksul (balıkçı)lara aitti.That boat belonged to poor people who used to toil on the sea.
Gemiyi kusurlu yapmak istedim; zira peşlerinde, tüm gemileri zorla ele geçiren bir kral vardı."I damaged it because there was a king after them who used to seize every ship by force.
Onların üzerinde ve gemiler üzerinde taşınıyorsunuz.And you are carried on them and on boats.
Onu ve yanındakileri yüklü bir gemiyle kurtardık.So We delivered him and those with him in the loaded ark,
Onu ve gemi halkını kurtarıp herkese ibret yaptık.But We saved him and those with him in the ark, and made it a sign for the creatures of the world.
Gemiye bindikleri zaman, dini sadece ALLAH'a ait kılarak O'nu çağırırlar.When they board a ship they call on God, placing their faith wholly in Him.
Onlar için bir başka ayette, insan soyunu yüklü gemide taşımamızdır.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Okyanusta dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun ayetlerindendir.Ships sailing in the ocean like ensigns are a sign of His.
Denizde dağlar gibi akıp giden gemiler O'nundur.His are the high-sailed vessels in deep ocean like the mountains.
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman gemiyi deliverdi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
(Musa): "Halkını boğmak için mi gemiyi deldin?He said, 'What, hast thou made a hole in it so as to drown its passengers?
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
Derken kalkıp yola düştüler, nihayet bir gemiye bindiler, o zat, gemiyi deldi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
İkisi birlikte yola koyudular. Bir süre sonra gemiye bindiklerinde, tuttu gemiyi deliverdi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o (Hızır) gemiyi deldi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
Bunun üzerine ikisi beraber yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
Musa, ona şöyle dedi: "Geminin içindekileri boğmak için mi deldin?He said, 'What, hast thou made a hole in it so as to drown its passengers?
Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir.and if He wills, He stills the wind, and they remain motionless on its back.
Eğer O dilerse rüzgârı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır.Surely in that are signs for every man enduring, thankful.
Böylece yürüdüler. Nihayet gemiye bindiklerinde, onda delik açtı.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
"Halkını boğmak için mi gemide delik açtın?He said, 'What, hast thou made a hole in it so as to drown its passengers?
Gemi, onları dağlar gibi dalga(lar) arasından geçirirken Nuh, bir kenarda duran oğluna.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi, içindekilerle dağlar gibi dalgalar üstünde akıp gidiyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi onları, dağlar gibi dalgalar üstünden yürütüp götürüyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi içindekilerle birlikte, dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.