Ana içeriğe geç
Sözlük

gemi ile cümle

gemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biz Nuh'u, levha halindeki tahtalar ve çivilerle yapılmış gemiye bindirdik. [7,64] {KM, Tekvin 6,14}But We bore him on a (vessel made) of planks and oakum,
O kadri bilinmemiş değerli insana, bir mükâfat olarak gemi, Bizim inayetimiz altında akıp gidiyordu.Which sailed right under Our eyes: A recompense for him who had been denied.
Biz bir ibret olsun diye, o gemiyi geriye bıraktık.And We left it as a sign.
Denizde koca dağlar gibi yüzen gemiler O'nundur.His are the high-sailed vessels in deep ocean like the mountains.
Sizi karada ve denizde yürüten O'dur. (Düşünün ki) Gemidesiniz...It is He who enables you to travel over land and sea.
Bir meltemle yolcuları alıp götürdüğü zaman gemiden memnundurlar.When you sail in ships in a favourable breeze, you rejoice.
"Gözetimimiz altında vahyimizle gemiyi yap.Build an ark under Our eye and as We instruct.
Gemiyi yapıyorken, halkının ileri gelenleri her yanından geçişte onunla alay ediyorlardı.So he built the ark; and when groups of his people passed by him, they scoffed at him.
Rabbiniz, nimetlerini aramanız için gemileri okyanuslarda yüzdürendir.It is your Lord who drives your ships across the seas that you may seek of His bounty.
Gemiyi kusurlu yapmak istedim; zira peşlerinde, tüm gemileri zorla ele geçiren bir kral vardı."I damaged it because there was a king after them who used to seize every ship by force.
Onların üzerinde ve gemiler üzerinde taşınıyorsunuz.And you are carried on them and on boats.
Onu ve yanındakileri yüklü bir gemiyle kurtardık.So We delivered him and those with him in the loaded ark,
Onu ve gemi halkını kurtarıp herkese ibret yaptık.But We saved him and those with him in the ark, and made it a sign for the creatures of the world.
Gemiye bindikleri zaman, dini sadece ALLAH'a ait kılarak O'nu çağırırlar.When they board a ship they call on God, placing their faith wholly in Him.
Onlar için bir başka ayette, insan soyunu yüklü gemide taşımamızdır.That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;
Okyanusta dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun ayetlerindendir.Ships sailing in the ocean like ensigns are a sign of His.
Denizde dağlar gibi akıp giden gemiler O'nundur.His are the high-sailed vessels in deep ocean like the mountains.
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman gemiyi deliverdi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
(Musa): "Halkını boğmak için mi gemiyi deldin?He said, 'What, hast thou made a hole in it so as to drown its passengers?
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
Derken kalkıp yola düştüler, nihayet bir gemiye bindiler, o zat, gemiyi deldi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
İkisi birlikte yola koyudular. Bir süre sonra gemiye bindiklerinde, tuttu gemiyi deliverdi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o (Hızır) gemiyi deldi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
Bunun üzerine ikisi beraber yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir.and if He wills, He stills the wind, and they remain motionless on its back.
Eğer O dilerse rüzgârı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır.Surely in that are signs for every man enduring, thankful.
Böylece yürüdüler. Nihayet gemiye bindiklerinde, onda delik açtı.So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it.
"Halkını boğmak için mi gemide delik açtın?He said, 'What, hast thou made a hole in it so as to drown its passengers?
Gemi, onları dağlar gibi dalga(lar) arasından geçirirken Nuh, bir kenarda duran oğluna.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi, içindekilerle dağlar gibi dalgalar üstünde akıp gidiyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi onları, dağlar gibi dalgalar üstünden yürütüp götürüyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Gemi içindekilerle birlikte, dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu.And it moved on with them amidst waves like mountains.
Biz de ona vahyettik ki: "Gözlerimizin önünde ve vahyimiz(öğretimimiz)le o gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Yahut yaptıkları (işler) yüzünden gemileri(n içindekileri) helak eder.Or He may destroy them (by drowning) because of that which their (people) have earned.
Böylelikle Biz ona: "Gözetimimiz altında ve vahyimizle gemi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Bir süre sonra gemiye bindiklerinde, tuttu gemiyi deliverdi.Musa (Moses) said: "Have you scuttled it in order to drown its people?
Bunun üzerine biz, Nûh'a şöyle vahyettik: "Gözlerimizin önünde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Ey Nuh'la beraber gemiye taşıyarak kurtardığımız kimselerin soyundan olanlar!"O offspring of those whom We carried (in the ship) with Nuh (Noah)!
Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi.Musa (Moses) said: "Have you scuttled it in order to drown its people?
Bunun üzerine ona şöyle vahyettik: Bizim nezaretimiz altında ve vahyimizle gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
(Halbuki ben onları gemiye alırken Sen bana kurtulacaklarını, müjdelemiştin).Verily, my son is of my family!
Biz de ona vahyedip bildirdik ki: “Nezaretimiz altında ve bildirdiğimiz şekilde gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Bunun üzerine kendisine şöyle vahyettik: "Gözümüzün önünde ve vahyimize uygun olarak gemiyi yap.So We inspired him (saying): "Construct the ship under Our Eyes and under Our Revelation (guidance).
Nihayet gemiye bindikleri zaman gemiyi deliverdi.Until, when they had boarded the boat, he holed it.
Onların üstünde gönüllerinizdeki arzuya erersiniz; onların ve gemilerin üstünde taşınırsınız.And on them, and on the ships, you are transported.
Biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayanları suda-boğduk.So We saved him and those with him in the Ark, and We drowned those who rejected Our revelations.
Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi.Until, when they had boarded the boat, he holed it.
Onlarla ve gemilerle taşınırsınız.And on them, and on the ships, you are transported.
Hem onlar üzerinde hem gemiler üzerinde taşınırsınız.And on them, and on the ships, you are transported.
Nuh, gemiden uzakta bulunan oğluna: Yavrucuğum!And Noah called to his son, who had kept away, “On my son!
Nihayet gemiye bindikleri zaman o (Hızır) gemiyi deldi.Until, when they had boarded the boat, he holed it.
Onların ve gemilerin üstünde taşınırsınız.And on them, and on the ships, you are transported.
Hem onlar üzerinde, hem de gemiler üzerinde taşınırsınız.And on them, and on the ships, you are transported.
Nihayet bir gemiye rastlayıp ona bindiler ve o zat gemiyi deldi.Until, when they had boarded the boat, he holed it.
Karada onların, denizde gemilerin üzerinde taşınırsınız.And on them, and on the ships, you are transported.
Nihayet gemiye bindiklerinde, onda delik açtı.Until, when they had boarded the boat, he holed it.
Sana ve seninle beraber olan topluluklara bizden bir selamet ve bereketle gemiden in.Disembark, with Our peace, and with blessings upon you and upon those who are with you.
(Düşünün ki) Gemidesiniz... Bir meltemle yolcuları alıp götürdüğü zaman gemiden memnundurlar.He it is Who enables you to journey through the land and the sea.
Görmedin mi, Allah, yerdekileri ve denizde onun emriyle akıp giden gemileri, sizin yararınıza verdi.Hast thou not seen how Allah hath made all that is in the earth subservient unto you?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod