Neden Boston'a gelmiyorsun?¿Por qué no vienes a Boston?
Bugün hava çok soğuk, sana da öyle gelmiyor mu?Hoy hace mucho frío, ¿no te parece?
İstasyona gelmiyor musun?¿No te vienes a la estación?
(Bana iyi gibi gelmiyor.)(¿Acaso no se siente bien?)
Leibniz bu mutlu olay için fazlaca çalışmasına rağmen, bu onun için bir zafer anlamına gelmiyordu.Aunque Leibniz había hecho bastante para favorecer dicha causa, no habría de ser su hora de gloria.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.Los ancianos se fueron pero no volvieron.
Hiçbiri, hiçbir konuda kendisine karşı gelmiyor.Nadie se basta a sí mismo para todo.
Bugün gelmiyorum.Oggi non vengo.
Onu o kadar çok seviyorum ki seks yapmak aklıma bile gelmiyor.La amo così tanto che non mi passa nemmeno per la testa di fare sesso.
"Neden gelmiyorsun?" "Çünkü istemiyorum.""Perché non vieni?" "Perché non mi va."
Kelimenin orijinal anlamı yanıltıcı bilgi anlamına gelmiyordu.Originariamente il termine non intendeva riferirsi a informazioni fuorvianti.
Avrupa'da ise beklenen başarı bir türlü gelmiyordu.La pace tanto attesa in Europa sembrava che fosse stata finalmente raggiunta.
Neden gelmiyorsun?Perché non viene?
Anında üretilip tüketilen bir şey yapmak bana pek cazip gelmiyor." şeklinde bir cevap verdi.«Perché non ho quel tipo di cosa dentro di me, fare qualcosa di così animalesco», rispose.
Hiçbiri, hiçbir konuda kendisine karşı gelmiyor.Lei non fa compromessi in nessuna delle sue vite.
Mevcut özgüveni Tom'a yeterli gelmiyor.Тому не хватает уверенности в себе.
Bu gece akşam yemeği için eve gelmiyor musun?Этим вечером ты не придешь домой на ужин?
Elinizden yeteri kadar gelmiyor!" diye bağırarak, grubu ve Spike'ı kırar.Пронесласъ надъ толпою команда: — «Не рубить, a по взводно стрЪлять»!
Bu durum pek çok kişiye ilginç gelmiyordu.Это было незабываемо для огромного количества людей.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.Девушка убежала, и больше никогда его не видела.
Ve bir kez gitti mi, asla geri gelmiyordu." diye bahsedilmiştir.فأعاد الحلف له أنه لم يكلم أحدًا منهم فخلى عنه.
Neden gelmiyorsun?Por que você está?
(Bana iyi gibi gelmiyor.)(Sou bom nisso.)
Elinizden yeteri kadar gelmiyor!" diye bağırarak, grubu ve Spike'ı kırar.Ele desencadeou a separação por gritando "Split!" (dividir) e podia se remontar gritando "Xam!"
Rus donanması buraya ilk kez gelmiyorlardı.Foi aqui que nasceu a Marinha Russa.
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.Parece que não há nada que Roberto não pode fazer.
(Bana iyi gibi gelmiyor.)(Het gaat goed met me.)
Bu yardımcılar ana çiftin soyundan gelmiyor olabilir.Beide echtgenotes komen vermoedelijk uit de lokale adel.
Ayrıca cot sözcüğü caught sözcüğü gibi gelmiyor.Niet iedereen is even blij met de term 'queer'.
Ancak bu durum göze çarpan bazı değişiklikler olmadığı anlamına gelmiyor.Dit wil echter niet zeggen dat er geen veranderingen hebben plaatsgevonden.
Daha fazla yol becerisi daha az off-road eğlencesi anlamına gelmiyor.Een verbrandingsloop heeft weinig nut bij wedstrijden korter dan een marathon.
Benimle gelmiyor musun?Kom je niet mee met mij?
O beş gündür okula gelmiyor.Ze was niet op school voor vijf dagen.
Neden eve gelmiyorsun?Waarom kom je niet naar huis?
Şey, hay Allah, adı aklıma gelmiyor!Uh dinges, ik kan niet op haar naam komen!
Yani, gelmiyor musun?Dus, kom je niet?
(Bana iyi gibi gelmiyor.)To nie wypada!).
Avrupa'da ise beklenen başarı bir türlü gelmiyordu.Länder utanför EU i Europa klarade sig bättre.
(Bana iyi gibi gelmiyor.)(Це вже недобре!).
Ancak dünya çok büyüktü, sonu gelmiyordu.Проте час ішов, а обіцяний Кінець світу не наставав.
Mudarlı Köyü’nün adı sanıldığı gibi Mundarlı kelimesinden gelmiyor.Село Тетевчиці, назва сама про себе нічого не говорить.
Konserime gelmiyor musun?Хіба ти не прийдеш на мій концерт?
Neden gelmiyorsun?Můžu dál?
Artık Napolyon'un aklına yapabilecek bir şey gelmiyordu.Nicméně ani tak nemohl Napoleona obměkčit.
Yahudiler için ulusal bir ev haykırışı bana pek çekici gelmiyor.Revoluce nezasáhla židovské domovy.
(Onun yazdığı iddia ediliyor ama bana inandırıcı gelmiyor.)(A recunoaște este dureros, dar ajută!).
Neden gelmiyorsun?Miért jöttél?
Şatoyu ve bahçesini yeniden dekore etmek için yaptığı harcamaların sonu gelmiyordu.Így a rárói kastély felújítására és fenntartására nem akartak pénzt költeni.
Tom gelmiyor.Tom nem jön.
Rus donanması buraya ilk kez gelmiyorlardı.Alueella ollut venäläinen laivasto-osasto ei osallistunut taisteluun.
(Onun yazdığı iddia ediliyor ama bana inandırıcı gelmiyor.)(Nykyään uskotaan, ettei hänellä todella ollut niitä.)
Fakat yine taarruza halel gelmiyordu.Kausalan suuntaan ei enää palattu.
Uyutmak işlerine gelmiyor, çünkü o zaman dünya kadar fondan gelen destekler kesilecek.Jaloittelemaan ratin takaa ei päästä, sillä jalan käydyt osuudet on poistettu pelistä kokonaan.
Bu durum pek çok kişiye ilginç gelmiyordu.Men sådan blev det altså ikke, til stor overraskelse for mange.
Avrupa'da ise beklenen başarı bir türlü gelmiyordu.Bare i Europa manglet nå suksessen.
Bu durum pek çok kişiye ilginç gelmiyordu.Dette oppleves noe ubehagelig for de fleste.
Ancak bu durum göze çarpan bazı değişiklikler olmadığı anlamına gelmiyor.Dette gjelder uten at det gjøres tilpasninger.
İmparator Herakleios'dan yardım için hiçbir işaret gelmiyordu.Joachim tidak mendapatkan bantuan dari kaisar Heraclius.
İnsanlar kayboluyor bir daha geri gelmiyordu.Satu wanita menghilang tanpa kembali lagi.
Leibniz bu mutlu olay için fazlaca çalışmasına rağmen, bu onun için bir zafer anlamına gelmiyordu.Mặc dù Leibniz đã làm rất nhiều để sự kiện này diễn ra, công lao to lớn của ông không được công nhận.