Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.Ez nem azt jelenti, hogy doktoráljunk minden tudományágból, gondolom megkönnyebbülve hallják.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.Ini bukan berarti Anda harus mendapat gelar doktor untuk setiap bidang, tenang saja.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.Isto não significa ter de tirar um doutoramento em todo e qualquer o assunto, podem ficar descansados.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.걱정하셨을지 모르겠지만 이 말이 우리가 우리 스스로 모든 분야에 박사가 되어야한다는 얘기는 아닙니다.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.Ph.D.を取得する必要はありません ご安心ください でも彼らが苛立ちをあらわにしようとも
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.To neznamená nutnost udělat si doktorát v každém předmětu, ve kterém potřebujete poradit.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.To neznamená, že si máte urobiť doktorát v každom jednom predmete, čo vás asi poteší.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.To nie znaczy, że trzeba mieć doktorat z każdej dziedziny, co zapewne przyjmiecie z ulgą.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.Θα σας ανακούφιζε εάν σας έλεγα, ότι δεν χρειάζεται να έχουμε διδακτορικά, σε κάθε πεδίο.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.Това не означава да станем специалисти по всеки възможен въпрос, само да ви успокоя.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.Хочу вас обрадовать, это совсем не значит иметь докторскую степень во всех областях.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.Це не означає, що вам слід отримати Докторську ступінь з кожного предмету, Вас це втішить.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.אין זה אומר שצריך לעשות דוקטורט בכל נושא, תשמחו לשמוע.
Bu her bir konuda doktora sahibi olmanız gerektiği anlamına gelmiyor, bunu duymak sizi rahatlatmıştır.و هذا لا يعني أن نحصل على الدكتوراة فى جميع المجالات، سوف ترتاحون عند سماع ذلك.
Bu herkesin tamamen aynı şeyi yapacağı manasına gelmiyor,보다 공평한 세계를 이룩하는데 도움을 줄것입니다. 이것은 모든 국가가 똑같은 량의 일을 해야 한다는
Bu herkesin tamamen aynı şeyi yapacağı manasına gelmiyor,Não significa que todos tenham que fazer a mesma coisa,
Bu herkesin tamamen aynı şeyi yapacağı manasına gelmiyor,ובצרכים שלהם. זה לא אומר שכולם עושה בדיוק את אותו הדבר,
Bu herkesin tamamen aynı şeyi yapacağı manasına gelmiyor,و مراعاة إحتياجاتهم. ذلك لا يعني بالضرورة أن يفعل الجميع الشئ ذاته،
Bu herkesin tamamen aynı şeyi yapacağı manasına gelmiyor,これは全ての国が 同じ行動を採るということではなく- というのも最貧困国には
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor. Bu donanıma bir sürü para harcadım.To neznamená, že výpočet je nahodilý, za tenhle nástroj jsem dal hodně peněz.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor. Bu donanıma bir sürü para harcadım.Результат вычислений будет точным, потому что в разработку машин вложено много денег.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Ça ne veut pas dire que le calcul soit arbitraire.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Ciò non significa che il calcolo sia arbitrario.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Das heißt nicht, dass Berechnungen mit Computern willkürlich sind.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Dat betekent niet dat de berekening willekeurig is.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Eso no significa que la computación sea arbitraria.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Ez nem jelenti azt, hogy a számítások véletlenszerűek.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.În consecință, calculul nu-i întâmplător.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Isto não significa que o cálculo é aleatório.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.그렇다고 계산이 임의적이라는 뜻은 아닙니다.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Men det betyder ikke at beregning er vilkårligt
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Men det här betyder inte att beräkningar är godtyckliga.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Nhưng điều đó không có nghĩa việc tính toán là tùy ý.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Nie oznacza to narzucania obliczeń.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Se ei tarkoita, että tietojenkäsittely olisi mielivaltaista.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.To ale neznamená, že výpočty sú ľubovoľné.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Αυτό, βέβαια, δε σημαίνει πως οι υπολογισμοί είναι αυθαίρετοι.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Проте це не означає, що обчислення є довільними.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.Това не означава, че изчислението е случайно.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.עכשיו, זה לא אומר שחישוב הוא שרירותי.
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.الآن ذلك لا يعني أن الحساب اعتباطي
Bu, hesaplamanın keyfi olduğu anlamına gelmiyor.機器には お金をかけているんですから
Bu, işlerine gelmiyor!Das ist nicht in ihrem Interesse.
Bu, işlerine gelmiyor!Isso é contra os seus interesses!
Bu, işlerine gelmiyor!Itu berlawanan dengan kepentingan mereka
Bu ışık... Size de tümü çocuktan doğuyor, ondan açığa çıkıyormuş gibi gelmiyor mu?En het lijkt er bijna op dat het punt waar hij zich op focust
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Abban az asszonyban nem volt szentimentális együttérzés.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.A ta žena mě nelitovala.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Dan wanita itu tidak memiliki kasih sayang sentimental.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Die vrouw had geen sentimenteel medeleven.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.E quella donna non era spinta da compassione sentimentale.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Essa mulher não tinha uma compaixão sentimental.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Et cette femme n'avait pas de compassion sentimentale.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.I ta kobieta nie miała sentymentalnego współczucia.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.그 분은 감정적인 연민을 가지고 있진 않았었습니다
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Și acea femeie n-avea compasiune sentimentală.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Und diese Frau hatte kein sentimentales Mitgefühl.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Và người phụ nữ đó không có lòng trắc ẩn ủy mị.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Y esa mujer no tenía compasión sentimental.
Bu kadının merhameti aşırı duygusallıktan gelmiyordu.Κι εκείνη η γυναίκα δεν είχε συναισθηματική συμπόνια.