gelmişti ile cümle

gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Toplumsal alan bir imgesel kuruluş süreci olarak mevcuda gelmiştir.În timpul fazei orale are loc o ședință publică.
Sürekli göç alan köy, kasaba haline gelmiştir.Zidul rămas devenea o cetate.
Köy halkı, Trabzon’dan gelmiştir.Este capitala provinciei Trabzon.
Birkaç bin kişi de karışık evliliklerden dünyaya gelmiştir.S-au inregistrat și numeroase căsnicii mixte.
Kızartma fikri Japonya'ya Portekizli misyonerler aracılığı ile gelmiştir.Partea amuzantă este că datorez intrarea mea în Japonia unei menajere coreene.
Buna bağlı olarak doğum izni gelmiştir.Astfel, soțul trebuie trecut în certificatul de naștere.
Bu eser günümüze kadar gelmiştir.Durează până astăzi.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, hızla gelişmiş ve modern bir kent haline gelmiştir.După cel de al Doilea Război Mondial, orașul s-a extins și s-a modernizat.
Rio'da karnaval mevsimi gelmiştir.Ce înseamnă de fapt carnavalul de la Rio de Janeiro?
Aynı merkezde Han Yeri ismi günümüze kadar gelmiştir.Locul unde au trăit se numește până azi Doibănița.
Deniz havası iyi gelmişti.Clima maritimă blândă.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.În palatul său, Don Giovanni ia masa.
Onun aracılığı ile affedilip ve İstanbul'a gelmiştir.Obosit și dezamăgit de cele întâmplate, revine în Transilvania.
Anabilgisayarların farklı kullanıcılar tarafından gerçek zamanlı olarak kullanılması mümkün hale gelmiştir.Nu este prevăzut modul de exploatare multiutilizator real.
Bu tür, tortilla prototipi haline gelmiştir.Pluton ar fi devenit prototipul acestei clase.
Gölet, şehrin ortasında bir mikrop yuvası haline gelmişti.Balta apărută era un focar de infecție în mijlocul orașului.
Şirketin adı da kurucularının adlarından gelmiştir.Noul nume era, de asemenea, în concordanță cu numele fondatorului companiei.
Scheuring Aurora, Illinois'de dünyaya gelmiştir.Scheuring s-a născut la Aurora, Illinois.
Kurslar cemaatin önemli bir finans kaynağı haline gelmiştir.Din acest motiv, inelul de logodnă a devenit o sursă de asigurare financiară pentru femeie.
Bu gelenek günümüze kadar gelmiştir.Tradiția s-a perpetuat până astăzi.
Gece yarısı kaçış saati gelmiştir.La orele 12:00 are loc ceremonia de doliu.
Bu başarısından kısa bir süre sonra evlenmiş ve akabinde kızı Diana dünyaya gelmiştir.La scurt timp după titlul său mondial s-a căsătorit și a dat naștere unei fetite, Diana.
MÖ 545 sonrasında Karya Pers İmparatorluğu'nun Karka satraplığı haline gelmiştir.550 î.Hr.), Media devine provincie a statului persan.
Cardiff'e 2006 yılında 11.7 milyon ziyaretçi gelmiştir.Aproape 9,7 milioane de turiști au vizitat Singapore în anul 2006.
İklim değişikliği insan yaşamı için giderek artan bir tehdit haline gelmiştir.Convertirea lui a însemnat o schimbare radicală a vieții.
Devlet borçlarını ödeyemez hale gelmiştir.Acțiunile companiei permit rambursarea datoriilor statului.
Almanların o güne kadar bir araya getirdiği en büyük güçlerden biri haline gelmişti.Era una dintre cele mai mari concentrări de forțe germane din toate timpurile.
Galaktoz, glukoz ve fruktoz moleküllerinden meydana gelmiştir.Compusul este alcătuit din galactoză, glucoză și fructoză.
Rodos'ta filozofi eğitimi almış ve bu sayede Yunanca'yı iyi seviyede konuşabilir hale gelmişti.A studiat filosofia la Rodos sub îndrumarea lui Archelaus și a învățat să vorbească fluent în limba greacă.
Son yıllarda en popüler besin takviyelerinden biri haline gelmiştir.Ipoteze dintre cele mai fanteziste s-au succedat de-a lungul anilor.
Kadimler, Yıldız Geçidi serisinin önemli bir ırkı haline gelmiştir.Astfel, Gara Burdujeni a devenit un nod feroviar important.
5 Temmuz 1856 yılında Alfred Escher'in Schweizerische Kreditanstalt'ı kurmasıyla meydana gelmiştir.Compania a fost înființată în anul 1856 de către Alfred Escher, cu numele german Schweizerische Kreditanstalt.
Bu nedenle Orta Çağ Avrupa'sının en geniş gümüş kaynaklarından biri hâline gelmiştir.În Evul Mediu, minele germanice au devenit cel mai important furnizor de argint din Europa.
Aşagı köy 16.cı asırda Kerkük den gelmiştirler.Satul ia apă din 61 de fîntîni bine amenajate.
Nüfusun diğer kısmı Anadolu’nun çeşitli illerinden dengeli bir şekilde gelmiştir.Între timp, variola s-a răspândit la populații indiene îndepărtate.
Yahudi cemaatinden filosemitizme farklı tepkiler gelmiştir.Filosemitismul a avut parte de o reacție mixtă din partea comunității evreiești.
Servet'in davasının kışkırtıcısı olmak, Calvin için bir çeşit itibar sorunu haline gelmiştir.Neputința de a influența mântuirea proprie era o problemă foarte dificilă pentru adepții lui Calvin.
Buradaki toplar da kısa süre sonra aynı duruma gelmiştir.Nu același lucru s-a întâmplat cu alți jucători aduși la Rapid atunci.
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Războiul a făcut parte din destrămarea Iugoslaviei.
Atina'dan iki elçi de gelmiştir.Noi am ridicat douăsprezece căpetenii dintre ei.
Artık Ted için oyuna dönme zamanı gelmiştir.Apoi, tura revine la jucător.
İlham, Boston'a doğru bir tren yolculuğunda gelmişti."Nici nu-ți dădeai seama că trenul intra într-o bază militară.
Cebimde $35 ile gelmiştim.35 dollárral a zsebemben érkeztem meg.
KOffice'in ilk resmi sürüm 2000 yılında KDE 2.0'a denk gelmiştir.Az első hivatalos KOffice programcsomag 2000-ben jelent meg a KDE 2.0 részeként.
Newfoundland ismi İngilizce "New Found Land (Yeni Bulunan Yer)"dan gelmiştir.Új-Fundland angol nevének jelentése „újonnan megtalált föld”.
Ancak artık zamanı gelmiştir.Eljött a pillanat.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Az első ilyen esetnek az 1803-as Marbury kontra Madison per bizonyult.
Solange Knowles, Houston, Teksas'ta Matthew ve Tina Knowles'ın kızı olarak dünyaya gelmiştir.Knowles a texasi Houstonban született, Mathew Knowles és Tina Knowles második lányaként.
Villeneuve-d'Ascq, 25 Şubat 1970'te Ascq, Annapes ve Flers'ın birleşmesiyle meydana gelmiştir.A Villeneuve-d’Ascq közösség 1970-ben jött létre, Ascq, Annapes, és Flers egyesítésével.
Temmuz, 2010'da internette en çok aranan ünlü haline gelmiştir.2010 júliusában Bieber lett az internet legkeresettebb híressége.
İngiltere'ye adım atan ilk kitlesel Yahudi toplumu 1066 yılında I. William ile birlikte gelmiştir.Az első nagyobb zsidó közösségek Hódító Vilmossal érkeztek Angliába 1066-ban.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Lois Lane Smallville-be érkezik, hogy kiderítse ki ölte meg az unokahúgát, Chloe-t.
Janus uydusunun ismi Roma mitolojisinden gelmiştir.Juno neve a római mitológiából származik.
Türkiye'ye 25 Eylül 2008 tarihinde gelmiştir.Törökországban 2008. szeptember 25-étől működik.
Anna Paris'e neredeyse hiç parası olmadan gelmişti.Marc nem sokkal a házasság megkötése után Párizsba utazott.
Aynı zamanda ünlü futbolcu David Beckham burada dünyaya gelmiştir.Ezen kívül létrehozták itt a David Beckham Academy futball-iskolát.
1994'te üniversite tekrar bir vakıf yönetimi ile özel enstitü konumuna gelmiştir.1994-ben visszaalakult magánintézménnyé, amelynek élén egy alapítvány áll.
Korkunç son gelmiştir.Tragikus vég.
Evrenin sonu yaklaştığı için kendisinin de sonu gelmiştir.Befejezése a világvége közeledtére int.
Ama aslında bir gün erken gelmiştir.Csak egy nappal korábban érkezett.

İlgili Sayfalar