gelmişti ile cümle

gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Sri Lanka'ya Budizm onun döneminde gelmiştir.På denna tid kom buddhismen till Sri Lanka.
Bu arada Galactus dünyaya gelmiştir.Galactus har dock redan anlänt.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Lois Lane kommer till Smallville för att ta reda på vad som dödade hennes kusin Chloe.
Miskito Ulusu 1625 yılından az zaman önce bir devlet haline gelmiştir.Nationen miskito skapades vid någon tidpunkt innan 1625.
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.Antalet har ökat bland heterosexuella i Kina och Ryssland sedan 1990-talet.
Ardından Nafıa Nazırlığı görevine gelmiştir.De följde hans råd.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.Deltagarnas uppgift var att rädda dem.
Ekim 1992'de, bu dili konuşan son kişi Tevfik Esenç'in ölmesiyle ölü dillerden biri haline gelmiştir.Språket dog ut den 7 oktober 1992 då den siste talaren, Tevfik Esenç, avled.
Hart Havana'da dünyaya gelmiştir.Hårt spel i Havanna.
Bir Yahudi göçmen olarak Bernard Gantmacher 1914 yılında Ukrayna’dan New York’a gelmiştir.Bernard Gantmacher anlände till New York City 1914 som en judisk invandrare från Ukraina.
Jesse Abraham Arthur McCartney 9 Nisan 1987 yılında New York eyaletinde dünyaya gelmiştir.Jesse Abraham Arthur McCartney föddes i Ardsley norr om New York den 9 april 1987.
Sara Wayne Callies, 1 Haziran 1977 yılında La Grange, Illinois'de dünyaya gelmiştir.Sarah Wayne Callies, född 1 juni 1977 i La Grange, Illinois, är en amerikansk skådespelare.
Elektrik 1982 yılında gelmiştir.Den elektrifierades 1982.
1984 yılında tamamlanan yeniden yapım sonrasında tiyatro bir konser salonu haline gelmiştir.Rekonstruktionen, som avslutades 1984, omvandlade huset från teater till konserthus.
Haşin ve bireyci bir erkeklik örneği oluşturarak kalıcı bir Amerikan ikonu haline gelmiştir.Han var urtypen för en särskild kärv individualistisk manlighet och har blivit en bestående amerikansk ikon.
Biz, İslamın üstünlüğünden memnunduk," şeklinde itirazlar gelmişti.Vi anklagas för att vara kristna, och att hata det som är förträffligt är orätt".
1918 yılında Yugoslavya'nın bir parçası haline gelmiştir.Montenegro blev en del av Jugoslavien 1918.
Artık okul bitmiş ve yaz tatili gelmiştir.I Sveriges skolor slutar läsåret, och det blir sommarlov.
1929 senesinde ilk sesli film projesini meydana gelmiştir.År 1929 visades den första ljudfilmen.
Mohandas Karamçand Gandi 2 Ekim 1869 günü Porbandar'da bir Hindu Modh ailesinin oğlu olarak dünyaya gelmiştir.Mohandas A Karamchand Gandhi föddes i den hinduiska familjen Modh i Porbandar den 2 oktober 1869.
Annesi 19.bölümde gelmiştir.Hans lag kom på 19:e plats.
İki grup ayrı aynı parti içinde farklı isimle anılır hale gelmiştir.Endast två tal utkom under hans eget namn.
Ancak artık zamanı gelmiştir.Tiden är inne..
1998 yılında 6.2 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir.År 1988 drabbades regionen av en jordbävning med magnituden 6,2.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.Vid första världskrigets utbrott var den världens sjätte största flotta.
Mahallenin adı Beyköy olarak bu zamana kadar gelmiştir.Uppföljaren hette Been There, Done That.
Günümüze ise bu kelime tabakhane olarak gelmiştir.Idag används ordet som ett skällsord.
Deniz havası iyi gelmişti.Vattentillgången var god.
Kastilya Kralı VI. Alfonso savaş meydanına 60000 savaşçı ile gelmişti.Alfonso VI kom till krigsskådeplatsen med 60 000 soldater.
Minas Tirith, III. Çağ'ın ikinci döneminden itibaren Gondor'un başkenti durumuna gelmişti.Minas Tirith sägs ha funnits långt in i Fjärde åldern och fortsätta att vara Gondors huvudstad.
Bu tarihten yaklaşık 20 yıl sonra Münih resmi olarak şehir haline gelmiştir.Tio år senare blev staden officiellt en stad.
Burada bir grup bilim adamı araştırmalar yapmaktadır ve gazeteci Lois Lane de buraya gelmiştir.I samma nummer medverkar också reportern Lois Lane.
Ailesi Roma'dan gelmişti.Hans föräldrar kom från Irland.
Karışıklık, sekreterliğin yetkili atama kararından ileri gelmiştir."Betänkligt projekt säger sekreteraren i Läkarförbundet”.
Denizden çıkarak gelmiştir.Utloppet från sjön.
Ama yepyeni uzaylılar gelmiştir.Liksom resten av utomjordingarna.
Köy halkı Azerbaycan Karabağ'dan gelmiştir.Karabaghhästen är en hästras från Azerbajdzjan.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.Frågor om induktion är ännu levande, detta trots att Karl Popper ansåg sig ha löst problemet.
McEwan’dan altı yaş büyük olan duvar ustası David Sharpe, ebeveynleri evlenmeden önce dünyaya gelmişti.Brodern, en murare vid namn David Sharp, föddes sex år före McEwan, när hans mor gifte sig med en annan man.
Adaya tatil yapmak için gelmiştir.Van a ir de vacaciones = De ska åka på semester.
Resmi nikahı kıymak için bir noter de gelmiştir.Det pratas även om att göra en remake av Bröllopsfotografen.
Bu kitap; 54 şiirden meydana gelmiştir.Boken består av 54 kapitel.
Ocak 1902'de, 2.670£ (günümüzde 210.000£) borcu bulunan kulüp kapanma noktasına gelmiştir.I januari 1902 hade klubben skulder på £2 670 och var på väg mot konkurs.
Şehir, son yıllarda Karayip turizm merkezlerinde biri haline gelmiştir.Staden har på senare år blivit en turistattraktion.
2015 yılından itibaren en önemli tugaylardan biri haline gelmiştir.2015 Detta skulle visa sig bli ett av föreningens mest framgångsrika år någonsin.
1766 yılına gelindiğinde İsveç basın özgürlüğü olan tek ülke konumuna gelmişti.Den är en av orsakerna till att Sverige 1766 får världens första tryckfrihetsförordning.
Son zamanlarda 2013 yılında birkaç ölüm meydana gelmiştir.Enstaka dödsfall har inträffat under de senaste åren.
1975'ten 1983'e kadar grupta yer almış, daha sonra 1994'te gruba geri gelmiştir.Medlem i Eldkvarn 1979–1984 och åter i bandet sedan 1995.
Stewie ve Brian sürekli bir arada olmak zorunda olduklarından birbirlerine katlanamaz hâle gelmiştir.Cecilia och Robbie kanske aldrig såg varandra igen.
Özellikle Avustralya'da en yayılmacı türlerden biri hâline gelmiştir.Den räknas till en av de mest hotade arterna i Australien.
Ana madde: Yiğit Atilla Yiğit Atilla 9 Ağustos 1991 Ankara'da dünyaya gelmiştir.Finallåt: Jag vill om du vågar Avsnitt 3 med Nanne Grönvall sändes den 4 december 2011.
Anna Paris'e neredeyse hiç parası olmadan gelmişti.Anna hade ju ändå tillräckligt med pengar.
Bu kez de şaşırma sırası Damiel'e gelmiştir.Därmed var äventyret för Winnipeg i NHL över för den här gången.
Hicret'in beşinci veya altıncı yılında Medine’de dünyaya gelmiştir.I Damaskus hölls det femte och det sjätte Panarabiska spelen.
Derrida, 1997 yılında Türkiye'ye gelmiştir.Savva flyttade till fots till Grekland år 1997.
Paris'te dünyaya gelmiştir.Till Paris kom han lyckligt.
Edirneli bir anne ile Boşnak kökenli Adanalı bir babadan dünyaya gelmiştir.Avkomman får då hela sitt genom från en enda förälder.
Gruba 1990 yılında Adrian Smith'in yerine gelmiştir.År 1990 hoppade Adrian Smith av bandet.
Cildin kızarması gibi çoğu yan etki hafiftir; ancak nadir miyokard iskemisi vakaları meydana gelmiştir.De flesta biverkningarna är milda, som t.ex. rodnad, men sällsynta fall av myokardischemi har förekommit.
Duvarlarda çatlamalar meydana gelmiştir.I murarna hade sprickor uppstått.

İlgili Sayfalar