gelmişti ile cümle

gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nitekim bu filmden sonra birçok Christie uyarlaması gelmiştir.Denna filmatisering (en av många) följer Christies bok nära.
Fenerbahçe'ye 2007 yılında gelmiştir, millî kadroda oynamamıştır.Han kom till Assyriska FF 2007, där han inte hade någon vidare säsong.
Bu özelliğiyle son yıllarda Küresel Isınma'ya çare olarak gündeme gelmiştir.Detta kan vara den största orsaken till de senaste decenniernas temperaturstegring.
Avusturya, ilki 1966 yılında olmak üzere, yarışmada ikinci defa birinci gelmiştir.Österrike vinner för andra gången sedan 1966.
Sir Slamalot yerine 1997 de gelmiştir.Svaneholms årsskrift 1997.
Linux'un maskotu olan penguen fikri Linux çekirdeği'nin yaratıcısı olan Linus Torvalds'dan gelmiştir.Namnet på rollfiguren Axl Torvalds kan jämföras med Linux-skaparen Linus Torvalds.
Bunun 1,104,216 sı Türkiye'den, geri kalanı ise diğer ülkelerden gelmiştir.1 104 216 greker flydde till Grekland efter folkmordet.
Vatanseverlik bir mezhep haline gelmişti.En släkttradition gjorde den till patricisk.
Bunun sonucu Toga savaş gibi hareket gerektiren durumlarda daha kullanışsız bir hale gelmiştir.Det är som om tiden inte uppför sig riktigt som vanligt i krisreaktioner.
Çabaları sonucunda Neuchâtel Üniversitesi bilimsel araştırmada önde gelen kurumlardan biri hâline gelmiştir.Genom dessa undersökningar blev han en av de ledande vetenskapsmännen på urbergsforskningens område.
Bu dinler kültürel etkilenme ile Hristiyanlık ve İslam ile uyumlu hâle gelmiştir.Den andra anledningen är att den polemiserar mot kristendomen och islam.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Entréparti till byggnaden.
İlerleyen yıllarda çiftliğin etrafına göç edenlerle birlikte köy haline gelmiştir...Redan efter ett år fick bönderna i byn ta över verksamheten.
Günümüzde Kremlin, Rusya'nın bir simgesi durumuna gelmiştir.Det är i dag regionens symbol.
Kadastro, Fransızca "Cadastre", o dile de İtalyanca "catastro" sözcüğünden gelmiştir.Ordet kommer av franskans escorte, med samma betydelse, från italienskan scorgere 'ledsaga'.
2014 yılında da bir oğlu dünyaya gelmiştir.I oktober 2014 fick de en dotter tillsammans.
Ayrıca Nina Sharp'da geri gelmiştir).Återigen med Nana Hedin i refrängen.
Ancak günümüzde düet bir müzik klasiği haline gelmiştir.Låten har i efterhand blivit en klassiker inom eurovisionen.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Hundratals människor hade kommit för att titta på.
Darbe karşıtlarının özgürlük sembolü haline gelmiştir.Detta är en symbol för rörelsehindrad.
23 Kasım 2011 tarihinde halka açık bir şirket haline gelmiştir.Den 23 augusti 2002 blev Westpac ett publikt bolag.
Dizinin 2. sezonunda ise Red John ile sezon finalinde karşı karşıya gelmiştir.Hon blir tillsammans (och gör slut) med Ross i säsong två.
Bu boy Horasan'dan yola çıkmış ve Bağdat üzerinden daha sonra Konya havalisine gelmiştir.Muren passerar dagens Hohhot och sedan vidare förbi Baotou.
1951'de İran'da Muhammed Musaadq iktidara gelmişti.1951 blev Mohammed Mossadeq premiärminister.
Düzgün bir planlama yapmanın imkanı kalmamıştı, üretim çarkları işleyemez hale gelmişti.Det blev en försiktig start, då ingen ville riskera att förstöra sina däck.
Grup, dağılışından 10 yıl sonra yeniden bir araya gelmiştir.Efter tio år återförenas de.
Türkçeye, Fransızca "immunologie" kelimesinden türeyerek gelmiştir.På franska använde de då ordet "islamophobie".
1941 Haziran'ında, Irak'ta bir askeri darbe meydana gelmiştir.I november 1941 ägde ett omfattande massmord rum i Ukraina.
Grubun eski kadrosunun birçoğu yeniden bir araya gelmişti.Flera av bandets tidigare medlemmar ställde upp.
Şehir, Orta Çağ'da hızla büyüyerek Avrupa'nın en büyük merkezlerinden biri haline gelmişti.Den medeltida småstaden skulle på kort tid förvandlas till en av Europas modernaste huvudstäder.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Багато людей намагалися знайти те золото.
Hristiyanlık 9. yüzyılda İsveç'e ve 11. yüzyılda Danimarka ile Letonya'ya gelmişti.Християнство принесли в Латвію шведи в IX столітті та данці в XI столітті.
Havalimanına ilk uçak olarak Latecoere Salmson 300 Toulouse'den gelmişti.Перший рейс у новому аеропорту здійснювався літаком Latécoère Salmson 300, що прямував з Тулузи до Касабланки.
Ama şimdi uzun süre Mısır’da kalınması olanaksız hale gelmişti.Проте надовго в Україні не затримався.
Güney Kore'de giderek daha popüler bir hale gelmiştir.Набирає популярності у Південній Кореї.
Baskı dayanılmaz hale gelmişti.Облога ставала нестерпною.
Mars'tan gelmiştir.Людина з Марса.
Askerden yeni gelmiştir.Нещодавна повернувся з армії.
Dışarı çıktıklarında anneleri ile polisler gelmiştir.У цей момент приїжджають поліція та їх матір.
Çok uzun zaman sonra Michael ile tekrar bir araya gelmiştir.Через три місяці вони з Мікеле знову зустрілися.
Anna Paris'e neredeyse hiç parası olmadan gelmişti.Деякий час Огюст вимушений був вештатися Парижем майже без грошей.
Manuel Aguirre (Felipe Colombo) Arjantin'e Meksika'dan gelmiştir.Мануель Аґірре (Феліпе Коломбо) родом з Мексики.
2010 Dünya Kupası'nın bir parçası haline gelmiştir.У 2010 році — стали частиною Світової спадщини.
Buraya nasıl gelmiştir?Як він опинився тут?
Annesi, Lula May Spainhower (1887-1988), Alanthus'tan gelmişti.Її мама, Лула Мей Спейнговер (1887—1988), теж жила в Алантусі.
Daha çok WWF'deki zamanları ile gündeme gelmiştir.Найбільшу популярність здобув, виступаючи в WWF.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Зрештою, школа для хлопчика стала жахливим місцем.
Onun yerine Fiat Zero gelmiştir.На заміну йому прийшов Fiat Croma.
Aşagı köy 16.cı asırda Kerkük den gelmiştirler.Додатково зі слів жителів села Остриня 16.
İnternet ise yeni yeni gelmiştir.Інтернет є відносно новим явищем.
Ekim 2013'te Ukrayna ekonomisi durgunluğa uğramış hale gelmiştir.Наприкінці 2013 року економічна ситуація в Україні стала скрутною.
Şehir, son yıllarda Karayip turizm merkezlerinde biri haline gelmiştir.Останніми роками Бар стає і туристичним центром.
Aynı zamanda General Electric CF6-80C2 motor serileri de gelmiştir.На літаки будуть встановлені двигуни General Electric CF6-80E.
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.Внаслідок вторгнення Югославія розчленована.
Edam, 14. ve 18. yüzyıllar arasında dünyanın en popüler peyniri haline gelmiştir.У XIV –XVIII століттях був найпопулярнішим сиром світу.
Ancak artık zamanı gelmiştir.Здавалося, вже час йти.
Pek çok bilim adamına göre kentin adı Amard isminden (Pehlevi dilinde Amui) gelmiştir.Багато хто з вчених вважає, що назва міста походить від слова «амард» («амуі» на мові пехлеві).
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.З 1990-х рр. зросли показники серед гетеросексуалів у Китаї та Росії.
Oyuncu özel hayatıyla da birçok kere gündeme gelmiştir.Згодом актор не раз відкрито жалкував про своє рішення.
Gemiye sonradan gelmiştir.Потім завербувався на корабель.

İlgili Sayfalar