gelmişti ile cümle

gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Mars'tan gelmiştir.Procedentes de Marte.
Lynne Irene (née Bridges) ve James Parnell Spears'ın ikinci çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Es la segunda hija de Lynne Irene Spears (née Bridges) y James Spears Parnell.
10 Temmuz 2014'te ise ilk çocukları olan Jane Kimmel dünyaya gelmiştir.El 10 de julio de 2014 nació la primera hija de la pareja, Jane Kimmel.
Fra Mauro tarafından yapılan iki harita kopyası günümüze kadar gelmiştir.Dos copias de los mapas de Fra Mauro existen todavía.
874 yılından bu yana 20 patlama meydana gelmiştir.Desde el año 874 d.C. han ocurrido 20 erupciones.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.La invitación a la muerte de Don Juan.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.¡Vienen entrando los primeros!"
Örgütün birkaç üyesi yıllar içinde gidip gelmiştir.Algunos miembros de la organización han entrado y salido de la misma a lo largo de los años.
Miskito Ulusu 1625 yılından az zaman önce bir devlet haline gelmiştir.La Nación Misquita llegó a ser un reino en algún momento antes de 1625.
Hiisi, demon, ogerçekte kutsal koru anlamına gelir, sonradan goblin mânâsına gelmiştir.Hiisi, demonio, originalmente evocaba un bosque sagrado, más tarde un importante goblin.
Bölgeye gelen ilk Avrupalı Samuel Hearne'dir ve 1770 yılında Yathkyed Gölü'ne gelmiştir.El primer europeo que visitó la región fue el inglés Samuel Hearne en 1770, en el lago Yathkyed.
1871 yılında akademi ülkenin resmî bilim akademisi hâline gelmiştir.En 1871, la academia se convirtió en la academia científica oficial del país.
Demode albümünün üçünü klibi ise Söz Verdik Biz Allah'a şarkısına gelmiştir.Después de aquello, nosotros tres hicimos un montón de cosas ridículas juntos ].
Gemiye sonradan gelmiştir.Al fin llegamos al barco.
Gennadi Züganov organizasyonun başkanıdır ve 2001'de Oleg Shenin'in yerine gelmiştir.Guennadi Ziugánov es el presidente de la organización desde 2001, cuando reemplazó a Oleg Shenin.
Artık as olarak çıkma zamanı gelmişti.Ahora era el turno de Yen.
Aristo’nun Metafiziğine ilk yorum Farabi’den gelmiştir.Uno de los primeros comentarios sobre la Metafísica de Aristóteles es el debido a Al-Farabi.
Vladimir, Max'e bir anlaşma teklifiyle gelmiştir.Kingsley le ofrece a Jack un trato.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.El que vino a salvarme.
İlk kurulduğu yere ise Yukarı (eski) Azaplı Köyü'nden gelmiştir.En un principio se planteó la fusión del Distrito de Iyo (a la cual pertenece) con la Ciudad de Iyo.
1919'dan beri 49. rektör seçilmiş Freimuth, Tassilo Küpper'in yerine gelmiştir.Freimuth sucedió a Tassilo Küpper y es el 49. rector desde 1919.
Babası Utica, New York'tan gelmiştir.Chalmers es oriundo de Utica, al norte de Nueva York.
Elektrik 1982 yılında gelmiştir.La electrificación data de 1982.
Kastilya dili İspanyolca haline gelmiştir.La lengua de la corte pasó a ser la castellana.
Geographumena veya Geographika (Coğrafya) adlı yapıtının büyük bölümü günümüze kadar gelmiştir.En cambio sí se recoge casi por completo su magna obra Geographiká (Geografía).
Windows 10 ile gelmiştir.Disponible para Windows 10.
Etnik Arapların dışında çoğu vatandaş çeşitli ülkelerden petrol sektöründe çalışmak için gelmiştir.Además de los árabes nativos, hay muchos extranjeros que trabajan en la industria petrolera del país.
Bu manastır, zamanının en önemli öğreti merkezi haline gelmiştir.El mar se convertiría en su principal medio de comunicación.
Bu yaygın bir yakınma haline gelmiştir.Pronto se convierte en un lugar muy frecuentado.
Sunnydale'e Noel gelmiştir.Es de noche en Sunnydale.
Dilden dile akarak günümüze kadar gelmiştir.Desde la formación del lenguaje hasta nuestros días.
Genel görelilik, modern astrofiziğin önemli bir aracı haline gelmiştir.La teoría ha llegado a ser una herramienta esencial de la astrofísica moderna.
Anna Paris'e neredeyse hiç parası olmadan gelmişti.Anna Golubkina fue una de las primeras que llegaron a París sin casi nada de dinero.
Yerine Dennis Wilcock gelmiştir.En Dennis Cowe.
Fakat savaşçı onlardan daha önce buraya gelmiştir.Mientras tanto, fueron llegando guerreros al lugar.
Bu gelenek günümüze kadar gelmiştir.Hasta nuestros días ha llegado esa tradición.
1150'li yıllara gelindiğinde Kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.A principios de los años 1150, los barones y la Iglesia en su mayoría querían la paz a largo plazo.
Bana çok basit gelmişti.Fue muy sencillo.
Yirmidört saat içerisinde ise araç artık değerini kaybetmiş ve elden çıkmış bir hale gelmişti.A las 2 paramos a descansar, pues ya era inútil seguir avanzando.
İlk vagonlar da 2011 Ocak'ta gelmiştir.Los primeros vehículos fueron mostrados en el año 2011.
Polis ise olay yerine olaydan 1,5 saat sonra gelmiştir.El destructor llegó al lugar del incidente día y medio después.
Bu nedenle okuldan atılmakla cezalandırılması gündeme gelmişti.Por ello fue castigado con la expulsión de la escuela.
Bu onda takıntı haline gelmiştir.Y se postró ante Él.
Son yıllarda küresel ısınma ile su kaynakları son derece yetersiz hale gelmiştir.Durante los próximos años, los problemas relacionados con los recursos hídricos serán más urgentes.
Su, 2009 yılında gelmiştir.Mirá, el problema nace en 2009.
Seri, bölüm çeşitliliği başarısı konusunun üstesinden gelmiştir.La serie tuvo tanto éxito que se negoció una segunda serie de la misma temática.
Günümüzde sörf merkezlerinden biri haline gelmiştir.Hoy ahí funciona uno de los supermercados Vivanda.
Mevcut başbakan Edi Rama olup 15 Eylül 2013 tarihinde göreve gelmiştir.El actual primer ministro es Edi Rama, desde el 15 de septiembre de 2013, comenzando la XIII legislatura.
Ancak şehir içindeki durum da kopma noktasına gelmiştir.Recorrieron la ciudad sin plan determinado.
Helene Lange Oldenburg'da orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Helena Lange nació en el seno de una familia de clase media de Oldemburgo.
Bu sırada Johnny Blaze'in fırsat ayağına gelmiştir.Este último terminaría en manos de Johnny Blaze.
Kimi kaynaklara göre bu olay yanlış bilgilendirme ve önyargı sonucunda meydana gelmiştir.Aquellos que dicen lo contrario provienen de la ignorancia y los prejuicios.
Kardeşi 1827 yılından beri Berlin’de yaşamış ve Tegel’e Humboldt’u ziyaret etmek için sık sık gelmiştir.A partir 1827, con el retorno de su hermano a Berlín, éste visita con frecuencia a Wilhelm en Tegel.
Baskılar, Ölüler Günü olarak bilinen günün simgesi haline gelmiştir.No saben a ciencia cierta la hora y el día en que murió.
Ailesinin kökleri Crmnica'dan (eski Karadağ bölgelerinden biri) gelmiştir.Su familia era de la casta vaisia (comerciante).
"QWERTY" adı ise sol üst köşeden sağa doğru 6 harfin yan yana getirilmesiyle meydana gelmiştir.En cuanto a la escritura vertical, se lo coloca "pegado" a la derecha, aproximándose hacia arriba.
Bu sırada, Elena'da saraya gelmiştir.Posteriormente, entra en la sala Helena.
Babası tekrar evlenmiştir ve 2001 yılında kızkardeşi Hattie dünyaya gelmiştir.Mientras tanto, su padre volvió a casarse, y en 1936 nació Guido.
Sonuç olarak bazı uygulamalarda, başarımda %30’a varan bir artış meydana gelmiştir.Hablamos de un aumento del 30% en el rendimiento, quizá un poco más.
Bunların ilk satışı 1984 yılı Mart ayında Paris'te "Drouot Action House" da meydana gelmiştir.Cuatro de ellos fueron vendidos en la casa de subastas Hôtel Drouot de París en marzo de 1984.

İlgili Sayfalar