gelmişti ile cümle

gelmişti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayatında ilk kez işe geç gelmiştir.Pour la première fois de sa carrière, il est en difficulté.
Cumhurbaşkanı Bronisław Komorowski, 4 Temmuz 2010'da göreve gelmiştir.Bronisław Komorowski est investi le 6 août 2010.
Romen Katolik ve Ortodoks kökenli olup Girit'te Yunan-İtalyan bir aileden dünyaya gelmiştir.D'origine italo-grecque et orpheline, et a grandi dans différentes familles d'accueil.
Bu manastır, zamanının en önemli öğreti merkezi haline gelmiştir.Dès lors, le monde de l'imprimerie devient son principal centre d'intérêt.
Sarı ve siyah o günden sonra okulun rengi haline gelmiştir.Le blanc et le noir devinrent alors les couleurs de la ville.
Zamanla günlük 5000-6000 tirajı olan bir gazete haline gelmiştir.Le parti parvenait à distribuer entre 500 000 et 600 000 exemplaires du journal Le Temps.
Ayrıca üstsüz kadınlar karnavalların bir özelliği haline de gelmiştir.Ces sociétés sont aujourd'hui une des caractéristiques du carnaval.
Katolik bir İrlanda asıllı ailenin ikinci kızı olarak dünyaya gelmiştir.Il est issu d'une famille catholique irlandaise, et est le second enfant d'une fratrie de quatre.
Artık as olarak çıkma zamanı gelmişti.Allons, il est temps de partir.
Ancak olaylar sırasında saflar birbirine karışıp şiddetin kaynağı belirsiz hale gelmiştir.Au début, les forces en présence sont équilibrées et la mêlée demeure incertaine.
Monarşi 1544 yılında soydan geçer hale gelmiştir.Titre confisqué en 1554 pour trahison.
Toplumsal alan bir imgesel kuruluş süreci olarak mevcuda gelmiştir.Historiquement, une organisation sociale le caractérisait.
Bu olay muhtemelen 1449 -1450 civarında meydana gelmiştir.Elle a vraisemblablement été construite vers 1400-1450.
Bu göçmenlerin %50'si İran'dan, %45'i Finlandiya'dan gelmiştir.Parmi eux, 50 % étaient des Iraniens récemment arrivés.
Sefarad Bağdadi Yahudiler buraya 19. yüzyıla girerken gelmiştir.Les tribus Touaregs sont venues au milieu du XVIIe siècle.
6 Temmuz 2017 US Başkanı Donald Trump Polonya'ya ziyarete gelmişti.Le 6 juillet 2017, il a chanté à l'accueil du Président des États-Unis Donald Trump sur TVP Polonia,.
Atölye ise stüdyonun Fransızca karşılığı olan atelier sözcüğünden gelmiştir.Voici une approximation de ce que rapportent les différents contrats télévisuels au sport français.
Şarkı, ABD'de bir hit haline gelmiştir.La chanson est un hit à succès aux États-Unis.
Son zamanlarda 2013 yılında birkaç ölüm meydana gelmiştir.En début d'année 2013, une série d'accidents se produit.
Rusça sistemi Slav dillerinden gelmiştir ve en çok sözcük Eski Rus Dilinden aktarılmadır.La langue russe est issue du groupe des langues slaves formalisé dans le vieux-slave.
Köyün adı yaklaşık 500 yıl önce buraya yerleşen Türkmen boylarından olan Kızılkeçili 'lerden gelmiştir.C'est une race originaire des Pays-Bas, où elle est connue depuis plus de cinq siècles.
Sezonun sonlarına doğru Patrick Troughton gelmiştir.Patrick Troughton y était d'ailleurs absent pour cause de vacances.
Roma Samnitler ile toplamda üç kez karşı karşıya gelmiştir.Il échoue à trois reprises au prix de Rome.
1983 yılında da bu bölgede 4,8 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti.Le 7 avril 2014, un séisme de magnitude 4,8 a été ressenti dans la région.
3. Sezon Haldun Bey Yerine Zuhal Hanım Gelmiştir.Article détaillé : Saison 3 de MasterChef.
Glock 17 daha sonra birçok polis teşkilatının tutulan silahı haline gelmiştir.Le Glock 17 est l'un des pistolets les plus réputés au monde.
Bunun üzerine Doktor, çocuğun evine ziyarete gelmiştir.C’est pourquoi il est venu visiter l’appartement.
Kendisinden sonra bu görece kardeşi Cafer-beg Kulenoviç gelmiştir.Immédiatement après cela, son père Go-Kōgon abdique en sa faveur.
Son 300 yılda ise küresel ölçekte deniz seviyesinde 28 metre yükselme meydana gelmiştir.Au cours de la dernière décennie, les îles ont vu disparaître trois mètres de front de mer.
1 Nisan 2011 itibarıyla, bu logo resmi hale gelmiştir.Le 21 mai 2011, ce rêve devint réalité.
Onlar da gelecekten gelmiştir ve yine Doktor'a yapılması gerekenleri söylerler.Quelqu'un viendra demain et vous ferez exactement ce qu'il vous dira toute la journée.
Yedi günde yedi yaşına gelmiştir.Elle revient quand il a sept ans.
3 çocuğunun neslinden şu an 80 haneye sahip bir köy halina gelmiştir.Il fait alors construire à côté de sa maison un bâtiment qui pouvait recevoir quatre-vingts enfants.
Köyün eskiden Haskündürük adıyla bilinmekte olup, bu isim Ermenice "Hatsgntrug" dan gelmiştir.On pense que le village étant autrefois couvert de bois, son nom pourrait venir de « buis » (buissium).
Böylece Mostar, Hersek bölgesinin önemli bir şehri haline gelmiştir.Munich devient une ville importante d'Allemagne.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.Il transforme des mourants pour les sauver.
Bu buluntu tahminen MÖ 1. veya 2. yüzyıllardan günümüze gelmiştir.La mélodie remonte probablement aux premier ou deuxième siècles.
Ülke 1975’te Portekiz’den bağımsız hale gelmiştir.Il a été adopté en 1975 quand l'Angola est devenu indépendant du Portugal.
Aile Suriye'ye Mısır'dan gelmiştir.Sa famille est originaire d’Égypte.
Bu hipotez, Edward O. Wilson'ın Biophilia adlı kitabıyla gündeme gelmiştir.Edward O. Wilson n'est pas le premier à utiliser le concept de biophilie.
Thälmann eve o gün geç gelmişti.Ce soir là, Julien Lahaut était revenu assez tard de Bruxelles.
Kondor adı ise Quechua cuntur sözcüğünden gelmiştir.Le nom Apurimac vient du quechua Grand Orateur.
Vladimir, Max'e bir anlaşma teklifiyle gelmiştir.Mais le gouverneur a un compte à régler avec Jacques.
Mars'tan gelmiştir.Il est originaire du Maroc.
Aradığımda henüz eve gelmişti.Él acababa de llegar a casa cuando llamé.
Bir gece eve çok yorgun ve üzgün gelmişti.Una noche volvió a casa muy cansado y triste.
O, otobüs için zamanında gelmişti.Llegó a tiempo para coger el autobús.
Çingeneler Mısır'dan mı yoksa Hindistan'dan mı gelmiştir?¿Los gitanos proceden de Egipto o de la India?
Cebimde $35 ile gelmiştim.Vine aquí con 35 dólares en el bolsillo.
2061: Odyssey Üç'te ise, Europa tropikal bir okyanus dünyası haline gelmiştir.En 2061: Odisea tres, Europa se ha convertido en un océano tropical.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.Comunicó el sueño a su señor, quien lo condujo ante el rey, quien se llenó de miedo.
Çin, küresel üretim tesisleri için tercih edilen bir yer haline gelmiştir.China se ha convertido en un destino preferido para la reubicación de instalaciones de fabricación globales.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.Al final de la guerra, la RAN se convirtió en la quinta fuerza naval mayor del mundo.
Cuma günü gelmiştir.¿Qué tal el viernes?
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Y la escuela se vuelve muy fastidiosa.
Oyuncu özel hayatıyla da birçok kere gündeme gelmiştir.La actriz ha hablado con frecuencia sobre su vida privada.
Sara'nın duruşmasının üçüncü günü gelmiştir.Es el tercer día en el juicio de Sara en Chicago.
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.A cambio, el aceite de oliva y el vino eran las exportaciones principales de Italia.
Abay'ın hayatı boyunca bir dizi önemli sosyo-politik ve sosyo-ekonomik değişimler meydana gelmiştir.Pero en la época de Abay, hubo muchos cambios sociopolíticos y económicos.
Baskı dayanılmaz hale gelmişti.La tensión se vuelve insoportable.

İlgili Sayfalar