gelmiş ile cümle

gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İyi takım daha önce 1998 ve 2000'deki turnuvaların finallerinde de karşı karşıya gelmişti.Ao mesmo tempo, alertou corretamente sobre o fim desses ciclos em 2008 e em 2010 respectivamente.
2014 yılında da bir oğlu dünyaya gelmiştir.Em 2012 um juiz deu razão ao filho.
Günümüzde "neo-Nazi" ile "dazlak" kavramları neredeyse eş anlamlı hale gelmiştir.Hoje, em dia, os termos "taxonomia numérica" e "fenética" são usadas quase como sinônimos.
Son yıllarda küresel ısınma ile su kaynakları son derece yetersiz hale gelmiştir.O transporte público, nos anos mais recentes, é considerado insuficiente.
Sonuç olarak bu kesimde Korkyralılar galip gelmiştir.Foi nesse contexto que os conquistadores espanhóis chegaram.
Çünkü zihindeki düşünceler bu haldeyken boşalmış ve dışarıdan kontrol edilebilir hale gelmiştir.Actualmente, e uma vez que está em mãos estatais, apenas pode ser visto a partir do exterior.
Bu boy Horasan'dan yola çıkmış ve Bağdat üzerinden daha sonra Konya havalisine gelmiştir.Ele fugiu do Underdark e desde então vive na superfície.
Daha sonra da Alec ve ailesi eve gelmiştir.Wally e sua família retornam para casa.
Yeryüzünde ondan başka cennetten gelmiş hiçbir şey yoktur.” demiştir.Ook zouden er dan geen kosten meer zijn voor de Aarde.
Fakat bu arada tüm birlikler güçlerinin sonuna gelmişlerdi.De troepen waren echter aan het eind van hun mogelijkheden.
1998 yılında ise Lamborghini'ye tasarım şefi olarak gelmiştir.Hij ging in 1998 aan de slag als ontwerper voor Lamborghini.
Ancak artık zamanı gelmiştir.Nu is de tijd gekomen.
Biz gelmişti hissettim.Ik voelde het aankomen.
O sırada sahilde Jack'in iyileştirmeye çalıştığı polis kendine gelmiştir ve Jack'e "O nerede?" diye sorar.Op het strand komt de agent bij, en vraagt Jack: 'Waar is ze?'.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.Vroeger sloten de sporen aan de oostkant van het vroegere kopstation aan.
Bu arada Galactus dünyaya gelmiştir.Ondertussen is Galactus al gearriveerd.
Bu onda takıntı haline gelmiştir.Daarin vergiste hij zich.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.De beving deed zich voor in de ochtend van 23 januari 1556 in Shaanxi, China.
1908 yılında ise São Tomé ve Príncipe dünyanın en büyük kakao üreticisi haline gelmişti.In 1908 was São Tomé 's werelds grootste producent van cacao geworden.
Bir Yahudi göçmen olarak Bernard Gantmacher 1914 yılında Ukrayna’dan New York’a gelmiştir.Bernard Gantmacher kwam in 1914 aan in New York City als Joodse immigrant uit Oekraïne.
Amerikan Konsolosu, Sharpless, şehirden yürüyerek gelmiş ve dik yokuşu zor çıkmıştır.Sharpless, de Amerikaanse consul, is de heuvel opgeklommen vanuit de stad.
Anne babası İtalya'nın Salerno kentinden buraya gelmişti.Haar ouders zijn immigranten uit Salerno in Italië.
Yedi krallık döneminin sonu aşama aşama gelmiştir.Einde van de periode van de Drie Koninkrijken.
Goethe, Kasım 1775'te Weimar’a gelmiştir.Nu Karel August meerderjarig was, arriveerde Goethe in november 1775 in Weimar.
Barbara Palvin, 8 Ekim 1993 tarihinde Budapeşte, Macaristan'da dünyaya gelmiş bir modeldir.Barbara Palvin (Boedapest, 8 oktober 1993) is een Hongaars model.
Frank Iero New Jersey'nin Belleville bölgesinde dünyaya gelmiştir.Frank Iero groeide op in Belleville, New Jersey.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.Wie er gered zullen worden.
Doğu Almanya ile Batı Almanya arasındaki sınır anlamsız hale gelmişti.De grens tussen West- en Oost-Duitsland liep er dwars doorheen.
Sonra Togo Futbol Federasyonu Keshi'yi görevinden alır ve onun yerine Otto Pfister gelmiştir.Door de slechte prestatie van Togo besloot de voetbalbond om Keshi te vervangen door Otto Pfister.
Buraya nasıl gelmiştir?Hoe zou hij daar komen?
Bu kulelerin bazıları günümüze kadar gelmiştir.Sommige van die stratenpatronen zijn tot de huidige dag bewaard gebleven.
Havalimanına ilk uçak Olympic Airways ile Kanada'dan gelmiştir.De eerste vlucht die arriveerde was van Olympic Airways vanuit Montreal.
1952 yılında ikinci çocuğu dünyaya gelmiştir.In 1953 kwam haar tweede zoon ter wereld.
İnternet ise yeni yeni gelmiştir.Het internet was weer beschikbaar.
Bu yarış sonucu McLaren takımına 14 puan gelmiştir.Het team had 48 punten voor op McLaren.
Bu durumda gemi hala Theseus'un gemisi sayılır mı, yoksa başka bir gemi haline mi gelmiştir?Is dat schip dan niet het schip van Theseus?
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Tijd voor Johan om huiswaarts te trekken.
Böylelikle bir askeri topluluk haline gelmişlerdir.Zo was er een militaire samenleving ontstaan.
2014 yılında da bir oğlu dünyaya gelmiştir.Samen kregen ze in 2014 een zoon.
McComb, Missisippi'de dünyaya gelmiştir.Brandy is afkomstig uit McComb, Mississippi.
İsviçre ayrıca 200 yıldan beri önemli bir turizm merkezi haline gelmiştir.De Bastei vormt al meer dan 200 jaar een toeristische attractie.
Şimdi ise Freddy intikam almak için geri gelmiştir.Gray is nu terug om wraak te nemen.
İspanyol Fatih (Conquistador) Hernan Kortez Tenochtitlan'a 8 Kasım 1519’da gelmiştir.Hij had Cortés verwelkomd bij diens aankomst in Tenochtitlan op 8 november 1519.
San Francisco'daki "Chinese Hospital" hastanesinde dünyaya gelmiştir.Dit ziekenhuis lag in het Chinatown gedeelte van San Francisco.
14 yaşına geldiğinde Eric Clapton'un Cream grubunda attığı soloları notası notasına çalabilir duruma gelmişti.Als vierjarige raakte hij in de ban van het gitaarspel van Eric Clapton.
Kadınlar başörtüsü olarak kullandıkları sarı renkli bu yazma sembol haline gelmiştir.Bij vrouwtjes (koeien) loopt deze kleur over tot bij de staart.
Kerpiç çok eski çağlardan beri yapı malzemesi olarak kullanıla gelmiştir.Baksteen wordt al zeer lang als bouwmateriaal gebruikt.
Artık korsanlar da gelmiş ve son umut da kaybedilmiştir.Daarna kwamen de Spanjaarden niet meer terug, en was ook de geloofsvervolging voorbij.
10 yıldan uzun bir süreden sonra tekrar 1. lige geri gelmişlerdir.Na een decennium keerde men zo terug in Eerste Nationale.
Ertesi sabah Noel günü, aile salonda bir araya gelmiş, hediyelerini açmaktadır.De volgende ochtend komt de familie naar beneden, om blij de cadeaus uit te pakken.
Stüdyoya yürüyerek gelmiştim.Ook gingen ze samen de studio in.
Cathy ile birlikte Rapsodia gezegeninden gelmiştir.Catherine (Cathy): Cathy komt van de planeet Rhapsodia.
Grubun eski kadrosunun birçoğu yeniden bir araya gelmişti.De meeste ploegen van het vorige jaar keerden terug.
Askerden yeni gelmiştir.Nu zit hij bij het leger.
Türk futbolunun ve Fenerbahçe'nin gelmiş geçmiş en iyi kalecilerinden biri olarak görülmektedir.Turan wordt nog steeds gezien als één van de beste aanvallers van Fenerbahçe en Turkije.
1999 yılında yapılan Souled Out 10,833 izleyici izlemeye gelmiştir.Het toernooi van 2011 trok 104.800 toeschouwers.
Roosvelt ve Stalin ilk kez bir araya gelmişlerdi.Churchill, Stalin en Roosevelt komen voor het eerst samen.
Nobita'ya yardımcı olmak için gelecekten gelmiştir.Hij wordt bijgestaan door Kibito.
Çok önemli bir cüce haline gelmiştir.Het is een zeer speciale grote auto geworden.
Artık onun için annesinin yanından ayrılma vakti gelmiştir.Moeders hadden daarom de plicht om hen daarin te begeleiden.
İlgili Sayfalar