gelmiş ile cümle
gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yine Superman'i zekasıyla yenmenin eşiğine gelmiştir.Tornou-se obcecado momentaneamente com a vitória do Superman.
Bunun üzerine Doktor, çocuğun evine ziyarete gelmiştir.Ela aceita e vai visitar o rapaz ao quarto.
363 yılında meydana gelmiş olan bir depremde tahrip olmuş olması düşünülebilir.Entretanto, a reconstrução foi abandonada por conta de um terremoto ocorrido em 363.
1918 yılında Yugoslavya'nın bir parçası haline gelmiştir.Então, em 1918, a Sérvia tornou-se parte da Iugoslávia.
Bu nedenle Eldfell'in de ilk püskürmesi hiç beklenmedik bir biçimde gelmişti.O tiro viria de maneira imprevisível.
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Era chegada a hora de deixar o Chile mais uma vez.
6 Temmuz 2017 US Başkanı Donald Trump Polonya'ya ziyarete gelmişti.Em 6 de julho de 2017, cantou para o Presidente dos Estados Unidos, Donald Trump, na emissora TVP Polônia.
Daha sonra başarılı bir model haline gelmiş ve birçok ülke tarafından kullanılmıştır.Na época o calibre foi um sucesso, sendo adotado por vários países.
14 yaşına geldiğinde Eric Clapton'un Cream grubunda attığı soloları notası notasına çalabilir duruma gelmişti.Aos 13 anos, ele já tocava, nota por nota, as músicas de Eric Clapton.
235 gemi ile 5000 tanesi gelmiştir.Segundo uma fonte, mais de 5.000 deles teriam chegado, em 235 navios.
Kasım 2006'dadavetiye sisteminden herkese açık hale gelmiştir.Desde 7 de Abril de 2006, os registros estão abertos para todos.
İkinci kez 1989 yılında evlenmişlerdir ve Dakota Johnson dünyaya gelmiştir.Eles se casaram em junho de 1989 e, desta união, nasceu Dakota Johnson, em 4 de outubro de 1989.
Adaya tatil yapmak için gelmiştir.Ele continuou morando em Long Island durante as férias.
İlk bebekleri Harlow Winter Kate Madden 11 Ocak 2008 tarihinde dünyaya gelmiştir.Sua filha, Harlow Winter Kate Madden, nasceu no dia 11 de janeiro de 2008 em Los Angeles.
Yerine Anacleteus gelmiştir.Anacithara osumiensis (em inglês).
İşkembe yemeği Moncalieri'de sanki bir "inanç" haline gelmiştir.Ela descreveu o processo de composição em Nashville como uma "terapia".
Beth kendine gelmiştir.Beth é inquieta.
Urartular zamanında şehir bir imparatorluk merkezi haline gelmiştir.Envolvem diretamente na velocidade de um império.
2009 yılında ise grup yeniden bir araya gelmiş ve dünya turuna çıkmıştır.Em 2009 se juntou ao Mr. Big novamente para uma turnê de reunião.
Linux'un maskotu olan penguen fikri Linux çekirdeği'nin yaratıcısı olan Linus Torvalds'dan gelmiştir.A ideia da mascote do Linux ser um pinguim veio de Linus Torvalds, o criador do núcleo Linux.
1962'de Burma'da asker darbe meydana gelmiştir.Deposto no golpe de Estado na Birmânia de 1962.
Fenerbahçe'ye 2003 yılında gelmiştir.Chegou ao Fenerbahçe em 2009.
Yıllar boyunca grup üyeleri ayrılmış, yerlerine yeni üyeler gelmiştir.Ao longo dos anos novos membros entraram no grupo.
GNOME 2.22 sürümünden itibaren GNOME masaüstü ortamının resmi bir uygulaması haline gelmiştir. ^ GelişmeA partir da versão GNOME 2.16, O Orca é uma parte integrante da plataforma de GNOME.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.O fantasma do pai ali também chegara, como precursor da morte de Don Juan.
27 Haziran 2010'dan itibaren İzlanda'da eşcinsel evlilik yasal hale gelmiştir.O casamento entre pessoas do mesmo sexo foi legalizado na Islândia no dia 27 de junho de 2010.
Kimileri Büyük Britanya ve İrlanda'dan gelmişti.Alguns vieram da Ucrânia e da Inglaterra.
Çok eski zamanlarda Orta Asya'daki Buhara şehri dolayından gelmişlerdir.Apenas times da cidade de Budapeste participaram.
Buraya nasıl gelmiştir?Como lá chegar?
Şehir sarayı evsizlerin uğrak yeri haline gelmiş harap bir binaya dönüşmüştür.Depois da Primeira Guerra Mundial o palácio entrou em declínio, tornando-se num prédio de apartamentos.
201 maçta attığı 94 golle takımın gelmiş geçmiş en skorer oyuncusu oldu.Ele foi o jogador mais rápido (204 jogos) a conseguir esse feito.
Romantik dönemin başlangıcında füg yazımı özellikle Barok dönemin normları ve stiline bağlı hale gelmiştir.No início da era romântica, a escrita da fuga ficou sujeita às normas e aos estilos do barroco.
Iommi bu durum hakkında: 'Bu işin sonu gelmişti.Suas últimas palavras sobre este assunto foram: "Chega.
Jüpiter sevgilisinin yanına gelmiştir ve sevgilisi ile birlikte olmayı gayet çok istemektedir.Com Eleanor fora do caminho ele pode estar à vontade com a sua jovem amante.
General Zod hayalet bölgeden kurtulmuş ve dünyaya gelmiştir.Mas sua verdadeira intenção é libertar o General Zod da Zona Fantasma.
Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir.Atrás apenas dos hospitais privados.
Donald Strokes emekli olma aşamasına gelmişti.Quanto a Harris, já era hora de se aposentar.
Ve artık Tobi ile karşılaşma zamanı gelmiştir.Depois é a vez dele se confrontar com Vic.
Aborijinler Avustralya'ya Güneydoğu Asya'dan gelmişlerdir.São nativas da região que vai da Austrália ao sudeste da Ásia.
Bazı kaynaklara göre ise İrandan göçüp gelmişlerdir.Todas as fontes concordam que ele morreu fora da Irlanda.
Ezelden beri meydana gelmiş her şeyi dokurdu."Foi fantástico por tudo o que aconteceu depois.
American Psycho bir kült roman haline gelmiştir.A imagem tornou-se um ícone do indivíduo romântico.
Küçük yaşlarda İstanbul'a gelmiş, kâtipliklerde ve Beylikçi maiyetinde çalışmıştır.Desde a infância esteve envolvida nos ministérios e corais de louvor.
Gelmiş olsaydı bile aynı kişi olmayacaktı."Sem ele, eu não estaria aqui hoje".
Osman ise Hamalçayı topraklarına gelmiştir.Étolo fugiu para o país dos curetes.
Günümüzde şehir büyük bir uluslararası ticaret merkezi hâline gelmiştir.Hoje, a região é um centro para o comércio global.
Bu zamanlarda grubun menajerleriyle aralarındaki anlaşmazlıklar kritik düzeye gelmişti.Durante esse tempo, o relacionamento da banda com seu gerente havia atingido um ponto crítico.
Günümüze ise bu kelime tabakhane olarak gelmiştir.Entretanto, agora essa pronunciação é considerada obsoleta.
Çin, küresel üretim tesisleri için tercih edilen bir yer haline gelmiştir.A China tem se tornado um grande destino para a instalação de multinacionais.
Günümüzde IRC dünyanın hemen her yerindeki insanların kullandığı bir platform haline gelmiştir.A AIC tornou-se uma rede de projetos através do mundo.
1930 yılında Çankırı’nın Bayramören ilçesinde dünyaya gelmiştir.«População incendiou A Tribuna, em 1930».
Cuma günü gelmiştir.Era uma sexta-feira.
Bu bölgede cocada kültürün bir parçası haline gelmiştir.De fato, os imigrantes formaram na região uma espécie de quisto cultural.
Bu durumun sert tedbirlerle önüne geçmek zamanı gelmiştir.É hora de acabar com eles, é hora de eliminar essas pragas.
Monarşi 1544 yılında soydan geçer hale gelmiştir.Estas divergências o impediram em 1544 de exercer como pastor.
1150'li yıllara gelindiğinde Kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.No início da década de 1150, os barões e a igreja queriam apenas a paz.
Bu göreve önceki devlet başkanı Joseph Kasavubu'yu devirdiği darbeden sonra gelmiştir.Foi criada para este fim pelo atual presidente do país, Joseph Kabila.
Ra'zac kasabaya yumurtayı aramak için gelmiştir.Gao Yellow parte então pela cidade para procurá-los.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.Ao fim da II Guerra Mundial era o quinto maior armador dos Estados Unidos da América.
Patlama sonrası çıkan yangında gemi tamamen yanmış ve kullanılamaz hale gelmiştir.Seriamente danificado e incendiado, o navio finalmente virou.
İlgili Sayfalar