gelmiş ile cümle

gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Takımının 4-1 kazandığı maçın ilk golü kendisinden gelmişti.كما صنع الهدف الأول في مباراة فوز فريقه 4–1.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.Os justos (não os sacerdotes, levitas e israelitas) entrarão na porta do Senhor.
Cebimde $35 ile gelmiştim.Cheguei aqui com 35 dólares no bolso.
2061: Odyssey Üç'te ise, Europa tropikal bir okyanus dünyası haline gelmiştir.Em 2061: Odyssey Three, Europa tornou-se um mundo tropical com oceanos.
Okulda bulunan öğretmenler ve öğrenciler farklı ülkelerden gelmişlerdir ve her birinin kendi hikâyesi vardır.Os professores e alunos da escola vêm de diferentes países e cada um tem suas próprias histórias.
Aynı Anma Günü'nde Overton, Teksas Valisi Rick Perry ile bir araya gelmiştir.No mesmo dia do Memorial Day, Overton se reuniu com o Governador do Texas, Rick Perry.
Gelmişmiş ülkelerde yapılan yasal kürtaj tıptaki en güvenli prosedürlerdendir.Os abortos legais realizados nos países desenvolvidos estão entre os procedimentos mais seguros na medicina.
Üçüncü hikâye olan The Myth Makers adlı hikâyede Vicki ayrılmış ve yerine Katarina (Adrienne Hill) gelmiştir.Na terceira história, The Myth Makers, Vicki partiu e foi substituída por Katarina (Adrienne Hill).
Afrika’da buzul sonrası mega faunal yok oluşlar uzun aralıklarla meydana gelmiştir.Extinções pós-glaciais de megafauna na África têm sido espaçadas por grandes intervalos de tempo.
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.Na Rússia e na China, desde a década de 1990 que o número de casos entre heterossexuais tem vindo a aumentar.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.Ocorreu na manhã do 23 de janeiro de 1556, em Shaanxi, na China.
Filo en son 1043 yılında zikredilmiştir, o tarihten sonra thema tamamen sivil bir vilayet haline gelmiştir.A frota foi mencionada pela última vez em 1043 e depois disso o tema tornou-se uma província puramente civil.
Haçlılar ordusu galip gelmiş Fatimiler ordusu büyük zayiat vererek mağlup olmuştur.Um grupo de Marines foi ordenado a conter os exércitos de demônios, mas foi brutalmente abatido.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler é Sean McGinnes, um ambicioso irlandês que quer fazer fortuna no oeste.
Bu da size gelmiştir.E isso veio para mim.
Manuel Fraga Iribarne'den sonra bu göreve gelmiştir.Sua principal figura foi Manuel Fraga Iribarne.
Popülasyon, 2010 yılının Şubat ayında 50.000'inci nesile ulaşarak dönüm noktasına gelmiştir.As populações atingiu a marca de 50 mil gerações em fevereiro 2010 .
Artık dünyaya hükmetmenin zamanı gelmiştir.É hora de salvar o mundo.
Takip eden birkaç yıl içinde Erin Gray, New York şehrindeki top modellerden biri haline gelmiştir.Com pouco tempo de carreira Erin Gray já era considerada uma das top models na cidade de New York.
Ancak artık zamanı gelmiştir.É chegado o momento!
Yarışmada 9. gelmiştir. ^ "Nina Zilli all'Eurovision Song Contest" (Italian).Consultado em 20 de fevereiro de 2012 «Nina Zilli all'Eurovision Song Contest» (em italiano).
Jeffrey Leon Bridges, 4 Aralık 1949'da Los Angeles, Kaliforniya'da dünyaya gelmiştir.Jeffrey Leon Bridges nasceu em Los Angeles, Califórnia, no dia 4 de dezembro de 1949.
100.000 Avusturya askeri gücü ile, 118.600 Fransız-Sardinyalı asker karşı karşıya gelmiştir.Nessa batalha lutaram aproximadamente 100 000 soldados da Áustria contra 118 600 soldados franco-piemontesas.
Marco Mengoni, 25 Aralık 1988 tarihinde Ronciglione (Viterbo, İtalya)'de dünyaya gelmiştir.Marco nasceu a 25 de Dezembro de 1988, em Ronciglione (Viterbo, Itália).
Sonunda en iyi dostlar haline gelmişlerdi.Eles se tornaram melhores amigos imediatamente.
Askerden yeni gelmiştir.Passou um soldado.
Bir Yahudi göçmen olarak Bernard Gantmacher 1914 yılında Ukrayna’dan New York’a gelmiştir.Gantmacher, um imigrante judeu de origem ucraniana, chegou a Nova Iorque em 1914.
Genel görelilik, modern astrofiziğin önemli bir aracı haline gelmiştir.A relatividade geral tornou-se uma ferramenta essencial na astrofísica moderna.
1 Nisan 2011 itibarıyla, bu logo resmi hale gelmiştir.Desde de o dia 1º de abril, este logotipo é oficial.
Bu kitap; 54 şiirden meydana gelmiştir.Sua obra é composta por 54 poemas originais.
Oraya da doğudan gelmiş olabilir.Era provavelmente de origem oriental.
Baskı dayanılmaz hale gelmişti.A situação logo se tornou insuportável.
Kuzeni Giulio di Giuliano de' Medici de sonradan Papa VII. Clemens (1523-34) olarak aynı mevkiye gelmiştir.Seu primo, Giulio di Giuliano de Medici, viria a suceder-lhe como Papa Clemente VII (1523-34).
Bölüm kendi zaman diliminde %21,2 pay alarak The X Factor'den sonra ikinci gelmiştir.Ele conseguiu um nível de participação de 21,2%, ficando em segundo lugar na noite, atrás de The X Factor.
Artık draft zamanı gelmişti.Chega a hora de elaborar um orçamento.
2005 yılında TNA'ya gelmiştir.Deixou o TNA em 2005.
Fırtınanın gözü bir süre sonra belirgin duruma gelmiş ve 25 km (15 mil) çapına ulaşmıştır.O olho da tempestade rapidamente solidificou-se, alcançando um diâmetro de 15 milhas (25 kilômetros).
Ardından Ataulf, yine Jovinus'u desteklemek üzere gelmiş olan Sarus'a saldırdı ve öldürdü.Então Ataúlfo atacou e assassinou o general Saro, que tinha vindo para apoiar Jovino.
Film, müzikleri ile kült hale gelmiştir.A cidade parecia ter se cansado de sua música.
Serbest kaldıktan sonra tekrar 1864 yılında bölgeye, Taşkent'e gelmiştir.Liberado depois de um mês volta novamente para esta região, Tashkent, em 1864.
Amasya'dan gelmişlerdir.Eles são de Niamey.
Orta yaş yaklaştıkça, Aleksios kendi başına yönetmeye kararlı hale gelmiştir.Conforme se aproximava a meia idade, Aleixo se convencia cada vez mais de que queria governar sozinho.
Gelmiş geçmiş en güçlü Mutantlardan'dır.É o maior mutum existente.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Eles lá se instalaram à procura de ouro.
Sırp İmparatorluğu sürekli gelişmiş, Avrupa'daki en gelişmiş ülke ve kültürlerden biri haline gelmiştir.O Império Sérvio floresceu e tornou-se um dos mais desenvolvidos estados da Europa.
1928 yılına gelindiğinde tarımsal ve sanayi üretimi 1913 seviyelerien gelmiştir.Em 1928, a produção industrial alemã voltou aos níveis de 1913.
William Bradley Pitt, Oklahoma'da dünyaya gelmiştir.William Bradley Pitt nasceu em Shawnee, Oklahoma.
Bütün zamanların en çok tanınan tango parçası haline gelmiştir.Foi um dos maiores nomes do tango em todas as épocas.
Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri'ne rakip tek süper güç haline gelmişti.Após o desaparecimento da URSS, os EUA tornaram-se na única super potência mundial.
Albüm bununla birlikte, üçlünün uzun bir aradan sonra bir araya gelmiştir.O Voleibol reapareceu, depois de um longo interregno.
Bebekleri Gideon Scott ve Harper Grace Ekim 2010'da dünyaya gelmiştir.Seu filho, Gideon Scott, e sua filha, Harper Grace, nasceram em outubro de 2010.
Savaş sonucu Afrika'da barış sağlanmış ve Sezar buradan ayrılarak 25 Temmuz'da Roma'ya gelmiştir.Esta batalha deu início a um período de paz na África e as forças de César se retiraram em 25 de julho.
Görüşlerine dair bazı eleştiriler gelmiştir.Porém houve críticas à sua abordagem.
2001 yılındaki Bonn Konferansı'nın ardından kurulan Afganistan Geçici Yönetimi'nin yerine gelmiştir.Sucedeu a Administração Interina Afegã, que foi instalada após a Conferência de Bona.
1950 yılında Sırp bir anne ve Hırvat babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Em 1950, a Igreja se opôs ao Esquema de Mãe e Filho.
Dünyada gelmiş geçmiş en önemli plastik cerrahlardan birisi olarak görülmektedir.É considerado o maior cirurgião plástico do mundo.
Suriyeliler direniş kararı almış ve Maysalun Savaşı meydana gelmiştir.Mas os siameses recusaram o pedido birmanês, e se prepararam para a guerra.
Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti.Sua juventude transcorreu em uma época muito turbulenta.
Yabancı döviz kaynağı olarak turizm, tarımsal ihraç ürünlerinden daha önemli bir hale gelmiştir.O turismo tem se tornado mais importante que as exportações agrícolas como fonte de intercâmbio internacional.
Merle, Woodbury'de, Vali'nin sağ kolu haline gelmiştir.Merle também se refugiou em Woodbury, onde atua como um dos braços direitos do Governador.
İlgili Sayfalar