gelmiş ile cümle

gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yapılışı nedeniyle haşlama olan adı zamanla aşlama haline gelmiştir.Со временем в результате упрощения сформировалось нынешнее название.
Yerine Dennis Wilcock gelmiştir.Он был заменён Деннисом Уилкоком.
Bu başarısından kısa bir süre sonra evlenmiş ve akabinde kızı Diana dünyaya gelmiştir.Вскоре они поженились и судьба занесла их в столицу влюблённых — Париж.
Chesterfield Kulübü için en önemli başarılar 1990'lı yıllarda gelmiştir.Свои последние матчи за ростовский клуб провёл в 1970 году.
Tarihin gelmiş geçmiş en büyük kumarbazı kabul edilen Nikolas Dandolos (Nick the Greek) Retimnon'ludur.Самым молодым в истории получателем венчурных инвестиций является Ник Д’Алойсио.
Siyasi kariyeri Michel d'Ornano'dan ayrılmaz hale gelmiştir.Их наследником стал Уильям де Варенн.
Epey bir uğraş sonucu tünelin sonuna gelmişlerdi.Но всё равно, в конце тоннеля — надежда.
Artık draft zamanı gelmişti.Наступило назначенное время.
Ayrıca Kuzey Kore ve Çin'in ihtiyaç duyduğu savaş pilotları Sovyetlerden gelmiştir.Помимо этого, лётчики авиакорпуса участвовали в подготовке лётчиков ВВС Китая и Северной Кореи.
Zamanla soyluluk unvanı hâline gelmiş ve çok geniş bir coğrafyada yaygın olarak kullanılmıştır.Эта система стала настолько популярной, что используется и по сей день в большинстве запонок.
Daha sonra da Alec ve ailesi eve gelmiştir.Подразумевается, что Фил и его семья вскоре возвращаются.
Yazar bu kitabıyla Türkiye’de ünlü bir yazar haline gelmiştir.Именно по этой книге он стал известен русскому читателю.
Kadının evine de bu yüzden gelmiştir.لذلك جاء إلى منزل المرأة .
20. yüzyılın ortalarında Fransa'dan köye bir mektup gelmiş ve kilisenin durumu sorulmuştur.في اواسط القرن العشرين جاء خطاب من فرنسا يسأل عن حال الكنيسة.
Artık kendi ölçütlerinin neler olduğunu bilemeden, kendi kendisiyle çelişir hale gelmiştir.وفي الشمائل عنه صلى الله عليه وسلم: ” ولم يكن يعرف مجلسه من مجلس أصحابه ؛ لأنه كان حيث انتهى به المجلس جلس “.
Ancak şehir içindeki durum da kopma noktasına gelmiştir.وايضا على الظرفيهكقوله تعالى ( ودخل المدينه على حين غفله من اهلها) .
Çek kronası, artık 1995'in sonlarında çoğu iş amaçlı olmak üzere tamamen dönüştürülebilir hale gelmişti.أصبح ولي العهد التشيكية بالكامل تحويل لأغراض معظم رجال الأعمال في أواخر عام 1995.
1994'te üniversite tekrar bir vakıf yönetimi ile özel enstitü konumuna gelmiştir.وفي عام 1994، رجعت مرة أخرى لمعهد خاص تُديره مؤسسة.
Otomobil, sinema için kısa zamanda bir yaratıcılık kaynağı hâline gelmiştir.وأصبحت السيارة في السينما كمصدر للإبداع في وقت قصير.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.ومن انتهاء الخلق إلى ربهم المتصرف في أمرهم كله تصرف المشيئة المطلقة.
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.وقي المقابل، كان زيت الزيتون والنبيذ صادرات إيطاليا الرئيسية.
Güney Kore'de giderek daha popüler bir hale gelmiştir.أصبحت أكثر شيوعا في كوريا الجنوبية.
1960'larda sanayileşmiş ülkelerde artık herkes otomobil alabilme noktasına gelmiştir..وفي عام 1960 حان للجميع شراء السيارات في البلدان الصناعية.
Göçmen haline gelmiş bu insanlar, güvende ve özgür olacaklar.وبأن أولئك الذين هجروا ديارهم منهم، سيحظون بالأمان والحرية.
Bunlardan 90.250'si Afrika ülkelerinden, 13.710'u ise Avrupa ülkelerinden gelmiştir.وكان من بين هؤلاء المهاجرين 90.250 من إفريقيا و13.710 من أوروبا.
Görünüşe göre merhameti baskın gelmiş ve kızının yanında kalmıştı.وبالنظرة اليها بعين الرحمة وبقيت البنت بجانبها.
2005 yılında önemli miktarda kilo vermiş ve kokain bağımlılığının üstesinden gelmiştir.في عام 2005، ساعدت عملية تدبيس المعدة السيطرة على زيادة وزنه، وتغلب على إدمانه للكوكايين.
1971'de Riksdag tek meclisli (unikameral) hale gelmiştir.في عام 1971 أصبح الريكسداغ غرفة واحدة.
Kırgızlar, efsanelere göre “kırk kız”dan meydana gelmişlerdir.علق حوالي أربعين من "السحرة" بناء على شهادة الفتاتين.
Millî Mücadele'den sonra köy halkı bugünkü hale gelmiştir.إذا وجدنا أهل الذمة اليوم يتأذون من هذه الكلمة (أهل الذمة).
Bu sütunlar, mağma akıntılarının soğuyup büzülmesinden ileri gelmiştir.وسميت هجرتهم بهجرة العتوب وهم آل صباح وآل خليفة والجلاهمة.
Ancak yaratık da peşinden gelmiştir.فأتبع القوم فلا يبقى منهم مخبر إلا قتلته.
1918 yılında Yugoslavya'nın bir parçası haline gelmiştir.ومن عام 1918م كانت جزءا من يوغوسلافيا.
Artık hamur haline gelmiş hammadde, ağacın lignin denilen ve lifleri bir arada tutan maddeden arınmıştır.حظي الهواء (وأحيانًا يسمى الريح) قديمًا باهتمام الفلاسفة والمفكرين الذين اعتبروه قوة كونية أو مادة نقية.
Ankara hatlarındaki yolcu sayısı %65 artmış, doluluk oranları %85 seviyelerine gelmiştir.ارتفع عدد الركاب بنسبة 65٪ في أنقرة، وبلغ عامل الحمولة مستوى 85٪.
Kente ayrıca Irak Savaşı sonrasında birçok Iraklı göçmen gelmiştir.كما شهدت البلدة نزوح الآلاف من المسيحيين إليها بعد حرب العراق الأخيرة.
Bu haliyle Yelnya çıkıntısı her iki taraf açısından da önemli bir simge haline gelmiştir.«مرحلة المرآة هي ظاهرة مهمة في جانبين.
Ocak 1902'de, 2.670£ (günümüzde 210.000£) borcu bulunan kulüp kapanma noktasına gelmiştir.في يناير 1902 ومع ديون قيمتها 2670 باوند -تساوي 210000 باوند في 2013، جاء للنادي أمر بالتصفية.
Hint-Avrupalı bir kavim olan Hititler (MÖ 1660-1190), Anadolu'ya boğazlar yoluyla gelmişlerdir.كان الحيثيون من الهنود الأوربيون (1660-1190 قبل الميلاد) الذي دخلوا الأناضول عن طريق المضايق.
Şenlik geleneksel hale gelmiş olup, her yıl binlerce insan katılmaktadır.يقام فيها احتفال رأس السنة كل عام ويحضره مئات الآلاف.
1980ler'de anime Japonya'da ana görüş haline gelmiştir ve büyük bir üretime geçmiştir.في عقد الثمانينات، تم قبول أنيمي في التيار الرئيسي في اليابان، وشهدت طفرة في الإنتاج.
Buna bağlı olarak doğum izni gelmiştir.بعد ذلك يأتي موضوع تحديد النسل.
1268'de şehrin büyük bir bölümünü yıkan şiddetli bir deprem meydana gelmiştir.وفي عام 1268م ضرب جزءا كبيرا من المنطقة زلزالا شديدا مدمرا.
Halk rivayetlerine göre Dede Korkut aydın, berrak gözlü dev kızından dünyaya gelmiştir.ووفقا للروايات الشعبية فإن دده قورقوت وُلِد من ابنة عملاق عينه براقةٌ ومضيئة.
Çiftin tek çocukları Russell Wallace Day 15 Aralık 2011'de dünyaya gelmiştir.ولد طفلهما الأول واسمهُ راسل والاس داي في 15 ديسمبر، 2011.
Bir dilenci evin kapısına gelmiştir.وصل فيه إلى باب صلاة المسافر.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.حدث هذا الزلزال في صباح الثالث والعشرين من شهر يناير لعام 1556 في مقاطعة شانشي الصيني.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.مجموعة واسعة من الناس جاءوا لملء السهوب.
Doğalgaz altyapısı gelmiş ve kullanıma açılmıştır.المستخدم الان تم انشاءه وهو جاهز للاستخدام.
Saldırı yerel saatte 21:30'da meydana gelmiştir.تمت مهاجمة النقطة القوية واقتحامها الساعة 21:30 نفس اليوم.
"I Love Rock 'n' Roll", Spears'ın en büyük ticari başarısızlığı haline gelmiştir.بغض النظر عن ذلك، أصبح فيلم "أرملة ميري" أكبر نجاح تجاري لستروهيم.
1942 yılında İstanbul'a gelmiştir.ثم انتقل عام 1942 إلى بورما.
Son yıllarda en popüler besin takviyelerinden biri haline gelmiştir.كانت هذه واحدة من أكثر مشاريع قوانين الحقوق المدنية منذ عقود.
Yugoslavya'nın dağılması sonucu tekrar gündeme gelmiştir.وأصبح الخلاف يثير جدالاً بعد تفكك يوغوسلافيا.
Mahallenin adı Menteşe Oğulları'ndan gelmiştir.وكانت شيعته من أهل مصر دعوه إليها، وهم في العلانية مع ابن جحدم.
Temmuz 2017 yılında bir çocuğu dünyaya gelmiştir.وفي مايو عام 2017 رُزقا بطفل.
O zamanlar, Frankfurt Avrupa’nın en büyük ticari merkezi haline gelmiştir.لدرجة أن مدينة أنتويرب أصبحت أكبر مركز تجاري ومالي في أوروبا.
Kafkasya'da iki ordu karşı karşıya gelmiştir.أصيب جنديان في الكمين.
Açık sözlülüğüyle, basın ve spor yöneticileriyle anlaşmazlıklarıyla çokça gündeme gelmiştir.سلوكياته قد عملت على خلاف مع الصحافيين ومدراء الرياضة.
Elektiriği, suyu, telefonu gelmiştir.وشكبة المياه والكهرباء، والهاتف.
İlgili Sayfalar