gelmiş ile cümle
gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
En karanlık zamanlarda insanlar ve müttefikleri ayrılmanın eşiğine gelmişlerdi.В далёком прошлом люди и драконы были союзниками.
Karadere barajı bitme aşamasına gelmiştir.При Потоцких здесь заканчивался парк.
1969 yılında belediye teşkilatı kurularak belde haline gelmiştir.1969 г. — вступил в строй городской Домостроительный комбинат.
Kuşkusuz sadece askeri gemiler değil, Almanya’nın ticaret filosu da denize açılamaz hale gelmişti.С появлением этих кораблей не только турецкая армия, но и флот оказались под командованием немцев.
Odasına döndüğünde daha önce gelmiş olan iki dedektif içeridedir.Неожиданно в дом, в котором они находились, ворвались двое киллеров.
Yapılan dualar kabul edilmiş ve bol ürünlü bir yıl gelmiş.Командировка продлилась целый год и была отмечена как весьма плодотворная.
Mardonius'un ana birlikleri de üzerlerine gelmişti.За ними ушла и кавалерия маратха.
Böylece tarihte ilk kez bir uzaygemisi, iki uzay istasyonu arasında gidip gelmiş oluyordu.На следующий день впервые в истории космонавтики была произведена стыковка двух кораблей на орбите.
O zamanlar, Frankfurt Avrupa’nın en büyük ticari merkezi haline gelmiştir.В это время Берлин превратился в один из крупнейших промышленных центров Европы.
Bu gelenek günümüze kadar gelmiştir.Эта традиция сохранилась до наших дней.
O küçük kız artık on sekiz yaşına gelmişti.Девушке тогда было 18 лет.
Robert Kardashian, Los Angeles'ta Ermeni-Amerikan bir aileden gelmiştir.Роберт Кардашьян родился в семье преуспевающих предпринимателей в Лос-Анджелесе.
Lisa ve kocası Pekin'e gelmişlerdir.Анна Алексеевна с мужем уехали к родным в Баку.
Barok döneminde füg yazımı bestecilik uzmanlığının bir göstergesi olarak bestenin esas öğesi haline gelmiştir.Со временем качество интро стало восприниматься как один из признаков мастерства группы.
1895-1896 yıllarında yerleşime telgraf hattı gelmiştir.В 1895—1896 году в почтовом обращении уезда находились земские почтовые марки.
Güney Kore'de giderek daha popüler bir hale gelmiştir.С тех пор она популярна в Южной Корее.
2. Sahne: Manastırın önünde Di Luna ve etrafındakiler Leonara'yı kaçırma niyetiyle oraya gelmişlerdir.Сцена 2: Отдалённое место около садов замка Собравшиеся придворные рыцари выражают Леоноре свою симпатию.
Son yıllarda Pound-Drever-Hall tekniği lazer frekans sabitlemesinin bir dayanak noktası hâline gelmiştir.Несколько лет назад LittleBigPlanet удивляла свежестью идей.
Bu arada detektif Williams ve Sandy güvenli bir şekilde daireye gelmişlerdir.Во время нападения охранников София и Барбара укрываются в потайной комнате.
Bu yarış sonucu McLaren takımına 14 puan gelmiştir.Эта победа оказалась сотой для McLaren
Ağca olay yerine beyaz Anadol marka bir otomobil ile gelmişti.Вместо башни был установлен антенный пост с корзиной.
Şiiri oluşturan on strophun sekizi günümüze kadar gelmiştir.Элегия состояла из ста стихов, до нашего времени дошло восемь.
Bundan kurtulmak için çabalamış ancak bağımlılığı üstün gelmiştir.Они не добились ничего, кроме выживания, но были вполне этим удовлетворены.
Günümüzdeki Galler bölgesindeki ilk yerleşimciler bölgeye Buzul Çağı'nın sonuna doğru gelmişlerdir.Люди заселили территорию нынешнего Уэльса в конце последнего ледникового периода.
Baskı dayanılmaz hale gelmişti.После этого притеснения стали невыносимыми.
Mavericks ve Heat en son 2006 NBA finallerinde karşı karşıya gelmişlerdi.12 декабря 2006 Аринас и Бузер были лучшими в НБА на прошлой неделе.
Birkaç bin kişi de karışık evliliklerden dünyaya gelmiştir.Это потому, что было много смешанных браков.
Çiftin tek çocukları Russell Wallace Day 15 Aralık 2011'de dünyaya gelmiştir.Их сын, Расселл Уоллес Дэй, родился 15 декабря 2011 года.
Bu kitap; 54 şiirden meydana gelmiştir.Эта пьесса состоит из 350 стихов.
İnsanmerkezcilik özellikle sorunlu bir hale gelmiştir.Передвижение людей в такой обстановке стало чрезвычайно актуальной проблемой.
Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury vs. Madison davasında gündeme gelmiştir.Впервые данный принцип был закреплён в решении Верховного Суда по делу «Мэрбэри против Мэдисона» 1803 года.
Dizinin 2. sezonunda ise Red John ile sezon finalinde karşı karşıya gelmiştir.Впервые он появляется в конце 7-го сезона, когда они с Джейком крадут пиво.
Oyuna yeni bir takım gelmiştir: Avrupa Birliği ordusu.Особенности новой игры серии: Игра за Соединённые Штаты или Советский Союз в режиме кампании.
Savaş kaçınılmaz hale gelmişti.Война стала неизбежной.
Edu olarak tanınır ve Brezilya'nın gelmiş geçmiş en iyi atak ortasaha oyuncularından biri olarak gösterilir.Она имеет очень большой опыт работы и по праву считается одной из лучших актрис Венесуэлы.
Basılmamış bir kitapla ilgili varsayım üzerine gelmişler" diye konuştu.О предположениях, лежащих в основе этой книги».
Köye ilk defa 1926 yılında elektrik gelmiştir.Впервые электричество появилось в селе в 1960 году.
31 Mayıs 2015'te oğulları dünyaya gelmiştir.31 мая 2015 года у пары родился сын.
Uzak Doğu Asya ülkelerinde süs balığı olarak üretimi sanayi haline gelmiştir.У себя на родине, в странах Юго-Восточной Азии, считается промысловой рыбой.
Artık hapiste olan sosyoloğu ziyaret etme sırası ona gelmiştir.На неё до сих пор ссылаются сегодня в области социологии.
Artık Şam'dan ayrılmak zamanı gelmiştir.Решаем уйти из шалаша.
2009 yılında ise grup yeniden bir araya gelmiş ve dünya turuna çıkmıştır.В июне 2009 года Mr. Big воссоединились в оригинальном составе и уехали в мировой тур.
Yani hayvan, görünüşünü tamamen kaybeden motifler haline gelmiştir.Зверь стал животным, утратив свою личность.
Sözleşmeye göre Medici’ler Floransa’ya tekrar gelmiştir.Во Флоренцию с помощью Испании вернулись Медичи.
Sir Slamalot yerine 1997 de gelmiştir.Написана Алексеем Смирновым в 1997 году.
Ninetta ona babasının kendine verdiği babasının evinden gelmiş gümüş kaşığı satar.В ответ Тэйто даёт ей куклу, которую сделал для неё.
Sadece müşterilerden alınan bahşiş ve hediyelerle bile geçinmek mümkün hâle gelmiştir.Нельзя отказываться от подарков и пожеланий.
2003 seçimlerinde partisi ikinci gelmiş buna karşın hükümeti kurmuştur.На выборах в 2002 году партия получила второе место, но все-таки создала еще одно коалиционное правительство.
Bunların birkaçı Halebidu’da günümüze kadar gelmiştir ve içlerinde Caynu tirthankar ikonları barındırır.Затемъ многое зависело, конечно, и отъ добраго направленія самихъ юнкеровъ.
Joe, antrenörü Peter ile birlikte herkesin takdirle karşıladığı bir halk figürü haline gelmiştir.Потому мы с Питером написали одноименную книгу, более подробную.
Bebek kımıldıyorsa artık ruhu gelmiş demektir.Если ребёнка приподнять, ручка отвисает назад.
Özbek bir anne ve Türk babadan dünyaya gelmiştir.Плача он вспоминает убитую турками мать и брата.
1832 yılında Antep'te dünyaya gelmiştir.В 1832 году отличился во время осады Антверпена.
Tarlada sancılanıp eve gelmiş.Был демобилизован по ранению и вернулся домой.
Kastilya dili İspanyolca haline gelmiştir.Государственным языком становится испанский.
Amedy Coulibaly Mali'den Fransa'ya gelmiş bir ailenin çocuğu olarak bu ülkede doğdu.Амеди Кулибали родился во Франции, потомок выходцев из Африки.
Sir Alexander Robertus Todd, 1907 yılında Glasgow'da dünyaya gelmiştir.Александер Робертус Тодд родился 2 октября 1907 года в городе Глазго.
Hepsi de iktidara dolaylı ya da sonaradan edinilen akrabalıklarla gelmişti.Все были в дальнем или ближнем родстве.
Korkunç son gelmiştir.Страшный конец.
Linux'un maskotu olan penguen fikri Linux çekirdeği'nin yaratıcısı olan Linus Torvalds'dan gelmiştir.Идею использовать пингвина в качестве талисмана Linux выдвинул создатель этого ядра Линус Торвальдс.
İlgili Sayfalar