gelmiş ile cümle

gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir mağarada meydana gelmiştir.Entrano in una grotta.
Artık Duru'ya olan aşkı saplantılı bir hale gelmiştir.L'amore per Rodolfo d’Asburgo era ormai diventato una vera ossessione.
Amblem 9 bölümden meydana gelmiştir.Il pezzo è esposto nella vetrina 109.
Nobita'ya yardımcı olmak için gelecekten gelmiştir.Brian per questo compito si fa aiutare da Gabbo.
Fenerbahçe'ye 2007 yılında gelmiştir, millî kadroda oynamamıştır.Nel 2007 passa al Marsiglia ma, finora, non ha giocato nessuna partita.
Gelmiş geçmiş en başarılı bilim kurgu hikâyelerinden biri olarak kabul edilir.«Voglio dire semplicemente che è il più ammirevole fra gli scienziati che io conosca.
Kısmi olarak da güvenlik sorunları yaşanan yerler haline gelmiştir.Inoltre ci sono stati problemi con i seggi di appartenenza.
Cuma günü gelmiştir.È arrivato il weekend!
Ancak bu tesis de yol güzergahının değişmesiyle bakımsızlıktan yıkılma noktasına gelmiştir.Si distinguevano anche per la scatola del cambio priva di nervature.
Öyküye göre topuğundan tutularak suya batırılan Aşil, topuğu hariç ölümsüz hale gelmiştir.L'uomo, con le spalle al muro, si getta nel lago piuttosto che essere preso vivo.
Oyuncu özel hayatıyla da birçok kere gündeme gelmiştir.L'attrice incontrò difficoltà anche nella sua vita privata.
1999 yılında yapılan Souled Out 10,833 izleyici izlemeye gelmiştir.La popolazione al censimento del 2000 era di 103 833 abitanti.
Abate Sant'Agata de' Goti şehrinde dünyaya gelmiştir.Nacque così la Diocesi di Sant'Agata de' Goti.
Gambiyalı bir baba ile Norveçli bir annenin kızı olarak dünyaya gelmiştir.È di padre gambiano e madre norvegese.
Buna bağlı olarak doğum izni gelmiştir.Da allora, il certificato di nascita si riferisce a quel nome.
1990'da alınan bir kararla belde konumuna gelmiştir. ^Conta una presenza in Nazionale ottenuta nel 1990.
Yoğun av baskıları sonucunda Gülendağı faunası neredeyse tükenme aşamasına gelmiştir.Soprattutto per via del bracconaggio, la fauna nella riserva era prossima all'estinzione.
Cathy ile birlikte Rapsodia gezegeninden gelmiştir.Cathy Smith: è una ragazza atterrata sulla terra con il nonno dal pianeta Rapzodia.
Yirmidört saat içerisinde ise araç artık değerini kaybetmiş ve elden çıkmış bir hale gelmişti.Verso le 2 del pomeriggio, disse di sentirsi stanco e si ritirò nella sua stanza.
İrlandalı bir babayla İtalyan asıllı bir anneden dünyaya gelmiştir.Nato da genitori italiani ebbe successo precoce.
Yine Superman'i zekasıyla yenmenin eşiğine gelmiştir.Naturalmente, venne sconfitto da Superman ancora una volta.
Garip bir detaydır ki, vefat günü Mirac kandiline denk gelmiştir.Singolare è, però, l'arrivo della statua dell'Addolorata a Pozzallo.
Windows 10 ile gelmiştir.Aggiornabile a Windows 10.
Son zamanlarda 2013 yılında birkaç ölüm meydana gelmiştir.In pochi decenni ci furono migliaia di decessi.
Yokozuna WWF'e 1992'de gelmiştir.Zhukov lasciò la WWF nel 1991.
Bazı aileler geç gelmişlerdir.La coppia arriva con grande ritardo.
1 gün sonra kedi canlanıp gelmiştir fakat hareketlerinde değişiklikler olur.Un giorno, Jack ritorna ma completamente cambiato.
Yeni müzik uygulaması 'Apple Music' gelmiştir.È stato inoltre presentato il nuovo servizio di streaming musicale Apple Music.
Günlerden birinde, Aziz Dede 160 yaşına gelmiştir.Quel Santo Stefano di 89 anni fa...
Fakat zamanla sürekli vergi hâline gelmiştir.I ricavi rimasero costanti attraverso il tempo.
Gerçekten ölen gerçek insanların başına gelmiş bir olaydı.Si trattava di una vera e propria "città dei morti".
Bronzun bulunmasıyla birlikte keskin kenarlı metal silahlar artık sıradan hale gelmiştir.Fu solo con l'avvento del bronzo che le armi da taglio in metallo divennero di uso comune.
Lisa ve kocası Pekin'e gelmişlerdir.Lisa e suo padre vanno a Birmingham e trovano Henry.
Bu kulelerin bazıları günümüze kadar gelmiştir.Alcune di queste sono sopravvissute fino ai giorni nostri.
Hasday'ın gayretleriyle İbranice bir ilim dili haline gelmiş ve Yahudi bilginleri yetişmiştir.A queste competenze linguistiche aggiunse lo studio dell'ebraico.
Zafer Takı tarihi andıran bir anıt haline gelmiştir.Altre invece sono state preservate come memoria storica.
Shakira bu albümüyle birlikte o dönem tüm dünyada bir fenomen haline gelmiştir.Shrek e i suoi personaggi sono diventati in breve tempo un grande fenomeno globale.
Sir Slamalot yerine 1997 de gelmiştir.Oro a Innichen 1997 nello slalom.
Buraya nasıl gelmiştir?Come si arrivò a questo?
Matematik ve Bilgisayar Biliminin de parçası haline gelmiştir.Le scienze della fisica e della matematica divennero pure parte del curriculum standard.
Köyünde evlenmiş, bir iş bulma umuduyla İstanbul'a gelmiştir.Tornato in Francia, si sposò e, con la speranza di trovare un impiego, si stabilì a Parigi.
Hayvanların ne şekilde evcilleştirildiği konusu da akademik çevrelerde tartışıla gelmiştir.Esattamente ciò che prese forma è oggetto di disputa accademica.
Anıları, mektupları ve engizisyon belgeleri bugüne kadar gelmiştir.Le sue carte, lettere, memorie e quaderni di appunti vennero dati alle fiamme.
Kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.Tali rimasero fino ai giorni nostri.
Yaz, sonunda gelmiş gibi görünüyor.Лето, кажется, наконец наступило.
Tom uykusu gelmiş gibi gözüküyor.Фома выглядит так, будто он хочет спать.
Tom buraya yayan gelmiş.Том добрался до сюда пешком.
Rüşvet uzunca bir zaman evvel Rus kültürünün bir parçası hâline gelmiştir.Взятка давно стала частью российской культуры.
Daha önce bunun bir benzerine denk gelmiş miydiniz?Вы раньше сталкивались с подобным?
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.До этого они были язычниками (многобожниками).
Prodüksiyon tasarımcısı olarak Edward Thomas'ın yerine Michael Pickwoad gelmiştir.На пост художника-постановщика вместо Эдварда Томаса пришёл Майкл Пиквуд.
Rio'da karnaval mevsimi gelmiştir.В Рио наступило время ежегодного карнавала.
Susan annesinin itirazlarını görmezden gelmiş, sonuç olarak Edward ile evlenmiştir.Сьюзен проигнорировала возражения матери и вышла замуж за Эдварда.
1 Ekim 1976 Macaristan'ın kuzeyindeki bir kasabada dünyaya gelmiştir.Родилась 1 октября 1976 в одной из деревень на севере Венгрии.
"I Love Rock 'n' Roll", Spears'ın en büyük ticari başarısızlığı haline gelmiştir.«I Love Rock 'n' Roll» — один из самых неудачных коммерческих проектов Спирс.
Topluluk, tüketeceğinin üstündeki bu ürün fazlasını depolamak durumuna gelmiştir.Поэтому люди начинают копить деньги, поскольку они надеются приобрести в будущем за них больше товаров.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Множество людей направлялось к нему на поиски золота.
1970'lerdeki ikinci dönem feminist dalga sırasında lezbiyen romanları daha çok politika odaklı hale gelmiştir.Во время второй волны феминизма 1970-х лесбийские романы стали более политизированными.
Eve geri döndüğünde Peter, son derecede kadınsı biri haline gelmiştir.В итоге Питер возвращается домой совершенно женоподобным.
Denizden çıkarak gelmiştir.Мы пришли с моря.
İlgili Sayfalar