gelmiş ile cümle
gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
İklim değişikliği insan yaşamı için giderek artan bir tehdit haline gelmiştir.Di fatto stanno diventando una seria minaccia per gli umani...
Yerine ise kendinden önceki gitarist Chris Poland gelmiştir.Qui è nato il musicista Chris Poland.
Bozulus Türkmenleri Tabanlı Aşireti, Horasan'dan göçerek bugünkü Balâ ilçesi topraklarına gelmişlerdir.Insieme ai Khoikhoi, questi boscimani migrano verso sud, raggiungendo l'attuale Capo di Buona Speranza.
Barbara Palvin, 8 Ekim 1993 tarihinde Budapeşte, Macaristan'da dünyaya gelmiş bir modeldir.Barbara Palvin nasce a Budapest, in Ungheria, l'8 ottobre 1993.
Arpa Han, Ebu Said Bahadır'ın 1335 yılında ölümünün ardından iktidara gelmiştir.Arpa Ke'un giunse al potere in seguito alla morte dell'Īlkhān Abū Saʿīd nel 1335.
İçme suyu köye geçen sene yeni gelmiştir.1930 Arriva in paese l'acqua potabile.
Vatanseverlik bir mezhep haline gelmişti.La comunità si trasformò in una struttura patriarcale.
Savaş kaçınılmaz hale gelmişti.La guerra divenne inevitabile.
Savaşın en kanlı çatışmaları Isonzo Nehri'nde olmuştur ve burada 11 büyük muharebe meydana gelmiştir.Mancanza di esperienza difensiva: le precedenti undici battaglie dell'Isonzo erano state tutte offensive.
İlk tepki, 1587'de kampaku Toyotomi Hideyoshi tarafından gelmiştir.La costruzione iniziò nel 1590 per volontà di Toyotomi Hideyoshi.
27 Haziran 2010'dan itibaren İzlanda'da eşcinsel evlilik yasal hale gelmiştir.In Islanda il matrimonio tra persone dello stesso sesso è stato introdotto il 27 giugno 2010.
10 yıldan uzun bir süreden sonra tekrar 1. lige geri gelmişlerdir.Dopo oltre 10 anni torna all'originale capigliatura.
ABD'nin gelmiş geçmiş en büyük belge fotoğrafçılarından biri olarak kabul edilir.È considerato uno dei principali fotogiornalisti americani.
Köye ilk defa 1926 yılında elektrik gelmiştir.L'elettricità arrivò per la prima volta al villaggio nel 1945.
Bu şekilde devlet toprakları açık pazar haline gelmiştir.Di conseguenza occorreva che la domenica diventasse un giorno festivo.
Bu tarihi eser günümüze kadar varlığını koruyabilmiş ve bulunduğu Erzurum ilinin sembolü haline gelmiştir.È stata la svolta della mia vita che mi ha portato a diventare quella che sono oggi.
Yedi krallık döneminin sonu aşama aşama gelmiştir.L'Età dei Cento Regni sta per concludersi.
2002 yılında ülkeye 4,8 milyon turist gelmiş, bu sayı 2004'te 6,6 milyon olmuştur.I turisti stranieri erano 4,8 milioni su 6,8 milioni di visitatori nel 2009 e 6 milioni su 8,4 nel 2008.
Orta Asya'dan gelmişlerdir.Provengono dall'Asia.
Emiromarlar (Uzun) Malatya’dan gelmişlerdir.I Dug sono degli alieni provenienti da Malastare.
Yeni kural 1 Ocak 2008'den itibaren zorunlu hâle gelmiştir.Il divieto è in vigore dal 1º gennaio 2008.
Şirketin adı da kurucularının adlarından gelmiştir.Il suo nome figura fra quello dei desaparecidos.
Japonyanın bir köyünden okumak için Tokyoya gelmiştir.Un giapponese arrivato in Corea per impararne la cucina.
Aşagı köy 16.cı asırda Kerkük den gelmiştirler.Il villaggio si risveglia 16.
1968 de köye elektrik gelmiştir.1918 Arriva in paese la corrente elettrica.
Karma kültür meydana gelmistir.Una cultura dell'automobile stava emergendo.
Fakat savaşçı onlardan daha önce buraya gelmiştir.Gli invasori erano già sbarcati prima di quel momento.
Daha sonra Gladio üst düzey yöneticiliğinden alınmış ve kendisinin yerine Jozef Beile gelmiştir.Venne successivamente nominato superiore dello skita, sostituendo fratello Iosif.
Çoklu-pencere Android 7.0 Nougat ile gelmiştir .Il terminale è stato aggiornato ad Android 7.0 Nougat.
Bu yeni gelen kültürlerin kaynaşmasıyla da ortak yeni bir kültür meydana gelmiştir.Privati delle nostre vecchie fonti di cultura, ne creeremo di nuove.
Bu yüzden daha uzun mesafeler bisikletle terlemeden ulaşılabilir hale gelmiştir.Quindi si percorre in bicicletta il percorso per misurarne la lunghezza.
Boğazın adı ortaçağda tüm adanın adı haline gelmiş, ve zamanla Egripos olarak değişmiştir.Durante il Medioevo, il nome dell'isola si trasformò in Planosa..
Samiler bu bölgeye yaklaşık 4000 yıl önce gelmişler.L'uomo arrivò sulle isole circa 40.000 anni fa.
Varlıklı bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiş ve iyi bir eğitim almıştır.Era figlio di un ricco speziale e ricevette un'eccellente educazione.
Olayda 40 kişi ölmüş, çok büyük maddi hasar meydana gelmiştir.Ci furono 13 morti, una cosa enorme per quei tempi.
Pek çok kişi buraya altın aramaya gelmişti.Molta gente venne ad abitare qui per curarsi meglio.
1150'li yıllara gelindiğinde Kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.All'inizio degli anni 1150 i baroni e la Chiesa erano più che desiderosi di concludere una pace duratura.
Ev artık oturulacak hale gelmiştir ve insanlar gelip yerleşirler.House aveva ragione ed il ragazzo si riprende.
Sonunda en iyi dostlar haline gelmişlerdi.Ma alla fine diventano buoni amici.
Kırgızlar, efsanelere göre “kırk kız”dan meydana gelmişlerdir.Successione dei Boss: Circa 40 "uomini d'onore".
Fakat 35 yaşında olmasına rağmen ihtiyar bir görüntüyle tanınmaz hale gelmişti.Ha 35 anni anche se non li dimostra.
1941 Haziran'ında, Irak'ta bir askeri darbe meydana gelmiştir.Nel giugno 1941 ci fu un manifestazione pro-nazismo in Iraq.
Kasım 2014 yılında Mail.Ru Group tarafından satın alınan ve My.com markasının bir parçası haline gelmiştir.Nel 2014 è stata acquisita da Mail.Ru e fa parte del marchio My.com.
17. yüzyılda da benzer bir deprem meydana gelmiş ancak o zaman şehrin büyük bir bölümü yıkılmıştır.Un episodio simile accadde anche negli anni quaranta, quando buona parte del centro fu fortemente danneggiata.
Babası ve ağabeyi ile beraber çocukluğunda İstanbul'a gelmiştir.Giunse in Italia assieme al padre ed al fratello quand'era ancora bambino.
ELEKTRİK: Elektrik 1985 yılında gelmiştir.L'acqua è arrivata nel 1985, mentre la luce elettrica nel 1988.
Ayrıca uygulama izinleri bu sürümle birlikte kontrol edilebilir hale gelmiştir.È quindi la stessa licenza a essere messa in dubbio.
Bölgeye ilk yerleşen Avrupalılar İsveç ve Hollanda'dan gelmişlerdi.I primi europei ad addentrarsi nel territorio dell'odierna contea furono i coloni svedesi e finlandesi.
Jerzy Kukuczka yüksek irtifa dağcılarının gelmiş geçmin en iyi dağcılarından biri olarak kabul edilir.Kukuczka è considerato uno dei migliori alpinisti di sempre.
1930'lu yıllarda Sovyetler Birliği ile Türkiye arasında diplomatik yakınlaşma meydana gelmiştir.Inoltre dagli anni 60 il governo cubano ha stretto un rapporto commerciale con l'Unione Sovietica.
Sönmüş bir volkanın oluşturduğu çöküntü ile meydana gelmiştir.Si dice che nasca ogni volta che si forma un nuovo vulcano.
Gece yarısı kaçış saati gelmiştir."Come 'Fuga di mezzanotte'.
Aldığı isabetle Ocean, manevra yapamaz duruma gelmiştir.Per lo stupore Mary non riuscì a rispondere.
Ardından Bar-Raqab'ın hükümdarlık yılları gelmiştir.Siamo negli anni del regime rampante.
Kimileri Büyük Britanya ve İrlanda'dan gelmişti.Molti venivano dalle città dell'Inghilterra e della Scozia.
Daha sonra neredeyse tüm çiziciler için standart bir dil haline gelmiştir.Successivamente è diventato uno standard per la maggior parte dei plotter.
Onların ardından Kimi Räikkönen, David Coulthard ve Giancarlo Fisichella gelmiştir.Dietro di lui giunsero David Coulthard e Giancarlo Fisichella, che completarono il podio.
Paris'te dünyaya gelmiştir.Appare in Paris to!
İsolde'nin gemisi gelmiştir ve Kurvenal önü karşılamaya gider.Il sinistro traghettatore (Passeur) arriva e Ourrias sale con impazienza a bordo.
Bu kitap daha sonrasında yapılan Altayistik çalışmaları için standart bir eser hâline gelmiştir.Per questo il libro venne rapidamente adottato come modello per gli studi postcoloniali.
İlgili Sayfalar