gelmiş ile cümle

gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak artık zamanı gelmiştir.E il momento è arrivato.
Oraya da doğudan gelmiş olabilir.Fu probabilmente di origine orientale.
Karna doğuştan zırh ile dünyaya gelmişti.Dalla loro unione nacque Kara.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.Accorrono però dei cacciatori che salvano il loro signore.
Makinalar gibi canlılar biyolojik ve sosyal düşüncede baskın bir metafor hâline gelmiştir.Gli esseri viventi come macchine divennero una metafora dominante nel pensiero biologico e persino sociale.
Onların ardından Michael Schumacher, Martin Brundle ve Bertrand Gachot gelmiştir.A punti giunsero anche Michael Schumacher, Martin Brundle e Bertrand Gachot.
Öldüğü zaman içinde bulunduğu koşullar halk tarafından sıkça tartışılan bir konu haline gelmiştir.Dopo la sua morte numerose guarigioni furono attribuite alla sua intercessione.
Bölgeye gelen ilk Avrupalı Samuel Hearne'dir ve 1770 yılında Yathkyed Gölü'ne gelmiştir.Il primo europeo a visitare questa zona fu Samuel Hearne che nel 1770 raggiunse il lago Yathkyed.
Bu sırada, Elena'da saraya gelmiştir.Ma in altro Pensiero allora Elena entrò.
Onların ardından Mika Salo, Jacques Villeneuve ve Pedro Diniz gelmiştir.Giunsero a punti pure Mika Salo, Jacques Villeneuve e Pedro Diniz.
Mesela "Maranlar" diye adlandırılan sülale oradan gelmiştir.Probabilmente da qui proviene il nomignolo di ¨ Tontos ¨.
Kastilya Kralı VI. Alfonso savaş meydanına 60000 savaşçı ile gelmişti.Alfonso VI di Castiglia arrivò sul campo di battaglia con 60 000 guerrieri.
1121-1162 döneminde 7 vezir iktidara gelmiş ve bunlardan 6'sı görevde iken öldürülmüşlerdi.Dal 1121 al 1162, sette wāsiṭa s'erano succeduti e sei di loro erano stati uccisi.
Miami'de dünyaya gelmiştir.Non fa meglio a Miami.
Ama tesadüfen bir adam gelmiş ve kızı gördüğünde onu mahvetmiş.Ma per caso arriva un uomo, e quando la vede la distrugge, per pura noia.
Kemerhisar adı, Bahçeli ile Kemerhisar arasında bulunan, Romalılarca yapılmış su kemerlerinden gelmiştir.Gəgəli (also (Gegele (Gegeli (and Gyagyali) su GEOnet Names Server
Bunu yerine numaralı yol gelmiştir.Al terzo posto invece è giunta la Rep.
Bir Yahudi göçmen olarak Bernard Gantmacher 1914 yılında Ukrayna’dan New York’a gelmiştir.Gantmacher, immigrato ebreo dall’Ucraina, giunse a New York nel 1914.
1990'da Corporación Industrial Carso ve Grupo Inbursa'nın birleşmesinden meydana gelmiştir.Il gruppo è stato costituito nel 1990, dopo la fusione della Corporación Industrial Carso e del Grupo Inbursa.
Daha sonra iki ordu karşı karşıya gelmişlerdir.Più lontano si vedono due cavalieri.
Ama aslında bir gün erken gelmiştir.E quel giorno arriva presto.
Sahra toplarını beraberlerinde taşıyamaz hale gelmiştir.(EN) Thou Shalt Not Covet, su Silent Era.
Constantia için ikinci darbe oğlu Licinianus'un Constantinus'un emriyle öldürülmesiyle gelmiştir.Un secondo colpo per Costanza fu la morte, per ordine di Costantino, di suo figlio Liciniano.
2010 yılında, doğum gününde ilk torunu dünyaya dünyaya gelmiştir.Nel 2010 festeggerà il suo primo centenario dalla nascita.
Onların ardından Giancarlo Fisichella, Jean Alesi ve Mika Häkkinen gelmiştir.A punti giungono infine Giancarlo Fisichella, Jean Alesi e Mika Häkkinen.
Bu panayır, çarşamba günleri kurulduğu için “Çarşamba Pazarı” denmiştir (Çarşamba ismi buradan gelmiştir).In seguito a questi eventi, si coniò il termine "Exploit Wednesday" (Mercoledì dell'Exploit).
Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir.Gli ospedali militari.
1990’lardan beri Çin ve Rusya’da heteroseksüeller arasında giderek bir artış meydana gelmiştir.La più alta incidenza di casi tra etereoessuali si ha, a partire dal 1990, in Cina e in Russia.
10 Temmuz 2014'te ise ilk çocukları olan Jane Kimmel dünyaya gelmiştir.Il 10 luglio 2014 è nata la loro prima figlia, Jane.
Adaya tatil yapmak için gelmiştir.La famiglia va in vacanza al mare.
Elektrik 1987 yılında gelmiştir.Per questo venne elettrificata nel 1987.
Son yıllarda Ayçiçeği ve mısırcılık da önemli hale gelmiştir.Notevoli sono anche le influenze spagnole e francesi subite nel corso dei secoli passati.
Yusuf dedi: “Hey... arkadaş badronumuz (mermimiz) kurtulup (tükenip), gelmişem buralardan mermi alıp gideyim.”Giuda, il traditore, disse: «Rabbì, sono forse io?».
Rol için Anthony Hopkins'in adı da gündeme gelmişti.Il ruolo andò poi ad Anthony Hopkins.
Ailesi Yahudi kökenli olup Almanya ve Hollanda'dan İsrail'e gelmiştir.Le famiglie dei suoi genitori erano ebree, e si erano trasferite in Israele dalla Germania e dai Paesi Bassi.
Sözleşmeye göre Medici’ler Floransa’ya tekrar gelmiştir.Fu ribadito, infine, il rientro dei Medici a Firenze.
İskenderiye'de ise yaklaşık 20,000 kişi çeşitli illerden toplanıp gösteri için bir araya gelmiştir.A Bucarest oltre un milione di persone si sono riunite per vederlo.
23 Ocak 1556 sabahında Şensi, Çin'de meydana gelmiştir.Avvenne la mattina del 23 gennaio 1556 nella provincia di Shaanxi, in Cina.
Ama yepyeni uzaylılar gelmiştir.Erano arrivati gli stranieri.
1969 yılında belediye teşkilatı kurularak belde haline gelmiştir.Nel 1969 viene inciso Tutta mia la città.
Bunun için lojistik destek daha da önemli bir hale gelmiştir.Per questo il voto di obbedienza ha acquistato una importanza maggiore.
Cenazesinde Paris'in ressamları, sanatçılar ve hayranlarından oluşan büyük bir kalabalık bir araya gelmiştir.Al suo funerale partecipò però una grande folla di suoi lettori ed ammiratori.
Eylem sonrası bu inisiyatif bir hareket haline gelmiştir.La procedura da allora è diventata obbligatoria.
Sırp İmparatorluğu sürekli gelişmiş, Avrupa'daki en gelişmiş ülke ve kültürlerden biri haline gelmiştir.L'Impero serbo fiorì, risultando una delle nazioni più evolute e culturalmente avanzate del continente.
2005 yılında TNA'ya gelmiştir.Nel 2005, lascia la TNA.
Artık draft zamanı gelmişti.Viene il tempo della conferenza.
O gün, Liechtenstein Kutsal Roma İmparatorluğunun özerk bir üyesi haline gelmiş oluyordu.È in questa data che il Liechtenstein è diventato uno stato membro sovrano del Sacro Romano Impero.
Musaşi geç gelmiş ve Seyijuro'yu çok sinirlendirmiştir.Musashi si alzò e fece colazione con tutta calma.
Artık okul bitmiş ve yaz tatili gelmiştir.La scuola nel frattempo è terminata e sono cominciate le vacanze estive.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.La cerimonia è stata dedicata alla memoria di don Giuseppe Diana.
Ailesi Roma'dan gelmişti.Lo zio è tornato da Roma.
Kurt Russell ve Dennis Quaid'ın da Gordon'u canlandırmaları gündeme gelmişti.Per il ruolo furono considerati anche Kurt Russell e Dennis Quaid.
Bu gelenek günümüze kadar gelmiştir.È da notare che tale tradizione è arrivata fino ai nostri giorni.
"Nijerya'dan yavru kartal gelmiş: Musa Muhammed".Divinità in sembianze di vacca compaiono sulla cinta del faraone Narmer (ca.
28 Aralık 2010'da taşıyıcı anne vasıtasıyla kızı Faith Margaret Kidman Urban dünyaya gelmiştir.Il 28 dicembre 2010 nasce la secondogenita della coppia, Faith Margaret, tramite madre surrogata.
Ölülerin yanına standart hale gelmiş gömü hediyeleri konulmaktadır.Era comune lasciare doni per i deceduti.
Kondor adı ise Quechua cuntur sözcüğünden gelmiştir.La parola condor invece deriva dalla parola in lingua ecuadoriana Quechua cuntur.
Özellikle evlenince kontes unvanını alması ona çekici gelmiştir.Si rallegra quindi del fatto che ella, sposandolo, diverrà contessa.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.All'epoca del varo era la quinta nave più grande nave al mondo.
Morton Nottingham, İngiltere'de Peter ve Pamela Morton'ın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Nasce a Nottingham, figlia di Pamela e Peter Morton.
İlgili Sayfalar