gelmiş ile cümle
gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Lisa ve kocası Pekin'e gelmişlerdir.Joanna y su marido regresaron a Polonia.
Bu zamanlarda grubun menajerleriyle aralarındaki anlaşmazlıklar kritik düzeye gelmişti.Durante esa época, las relaciones con su mánager llegaron a un punto crítico.
İnsanmerkezcilik özellikle sorunlu bir hale gelmiştir.La debilidad fuera de casa fue un problema especialmente acuciante.
Buna bağlı olarak doğum izni gelmiştir.Según Partida de nacimiento del autor.
Birkaç sözcük Avustralya Aborjin dillerinden gelmiştir.Lenguas aborígenes australianas.
Aşagı köy 16.cı asırda Kerkük den gelmiştirler.Esta magnitud la sitúa como el 16º aglomerado de la provincia.
İki ayrı zamanda inşa edilmiş ve günümüze gelmiştir.Son tres diferentes y aparecen según el tiempo.
Şimdiye kadar dört ülkenin takımları finalde karşı karşıya gelmiştir.Finalmente, los cuatro equipos restantes provienen del interior del país.
Biz gelmişti hissettim.Fuimos y nos sentamos.
Bu olaydan sonra ilişkiler büyük zarara uğramış ve kopma noktasına gelmiştir.Esta decisión que trajo bastantes problemas para él y perjuicios para la Banda.
Türk futbolunun ve Fenerbahçe'nin gelmiş geçmiş en iyi kalecilerinden biri olarak görülmektedir.Se le considera uno de los delanteros más exitosos del fútbol turco en general y del Fenerbahçe en particular.
Comédie-Française günümüze kadar gelmiş bir örgütlenme yapına sahiptir.El edificio de la Comédie-Française tomó entonces la fisonomía que conserva.
Çeşitli gelenek ve görenekleri artık neredeyse yok olma seviyesine kadar gelmiştir.Sus discursos y tratados de oratoria nos han llegado casi completos.
Bu sayede Başbakanlık Kupası için lig ikincisi ile lig üçüncüsü karşı karşıya gelmiş oldu.La fiebre puerperal había acabado con la segunda y tercera esposa del rey húngaro.
Artık kendi ölçütlerinin neler olduğunu bilemeden, kendi kendisiyle çelişir hale gelmiştir.Jamás se ha revelado su nombre y ninguno de sus compañeros lo sabe, todos solo le dicen inchou.
Ayrıca, Alameda, 19. yüzyılın ilk yarısından itibaren (1909), Malaga İli'nin bir parçası hâline gelmiştir.A partir de la primera mitad del Siglo XIX, Alameda pasa a formar parte de la provincia de Málaga.
Glory gelmiştir.Glorias Pasadas.
Dünyanın sonu gelmiş, Tanrılar Şafağı başlamıştır.Él empieza a gritar al público que el fin de los tiempos ha llegado.
Glasgow'da dünyaya gelmiştir.Major nació en Glasgow.
Arıcılık İlçemizde yaygın hale gelmiştir."Siempre me llenó de orgullo su sencillez.
Dünya şehirleri ya da küresel kentler, küresel ekonomide önemli bir merkez hâline gelmiş yerlerdir.Esta brecha de acceso entre países o regiones del mundo se llama brecha digital global.
Zafer Takı tarihi andıran bir anıt haline gelmiştir.El portal se mantuvo como monumento histórico.
Devlet borçlarını ödeyemez hale gelmiştir.El general no olvidaba sus finanzas.
Günümüzde şehir büyük bir uluslararası ticaret merkezi hâline gelmiştir.El edificio se asemeja algo al International Commerce Centre.
Ailesi Roma'dan gelmişti.Su familia materna provenía de Irlanda.
Gelenler birbirinden bağımsız olarak ve farklı zamanlarda gelmişlerdir.Ambas partes pertenecen a épocas independientes y estilos diferentes.
Oyuna yeni bir takım gelmiştir: Avrupa Birliği ordusu.Determinado a predicar con el ejemplo, el ejército de los EE.
Bu adlar olduğu gibi şimdiye kadar gelmiştir.Con este nombre permanece hasta nuestros días.
Bu ritüeller çetenin geleneği haline gelmiştir.Esto, desafortunadamente, seria algo a que la banda se acostumbraría.
Böylece köy şimdiki yerinde kalıcı hale gelmiştir.Tan sólo la última está todavía habitada de forma permanente.
Mezar taşı günümüze kadar gelmiştir.La tumba permanece allí hasta hoy.
Kuruluşun taşra örgütü, 12 bölge müdürlüğünden meydana gelmiştir.La administración de los distritos recaía en un consejo de 12 hombres.
Sonuçta Montgomery Rommel'in birlikleri alt edecek konuma gelmişti.En la final, Monarcas enfrentaría a Pumas UNAM.
Arazi kaybı ile birlikte yiyecek kaynaklarının da yok edilmesi yerli yaşamını tehdit eder duruma gelmiştir.La destrucción de su hábitat para tierras de cultivo de arroz también amenaza su existencia.
"Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi haltercisi Naim Süleymanoğlu".Con el, mejor nieto del mundo (Luis).
Köyün ismi bu hikâyeden gelmiştir.El nombre de este distrito tiene su historia.
Fazla zaman geçmeden dana gelmiş.La misiva llegó demasiado tarde.
Bunlar gelmiş geçmiş en büyük hayvanlardandı.Estaban los descendientes de los linajes más antiguos.
Vali, hayatta kalmayı başaran bir aile ile karşılaşana kadar amaçsızca dolaşan biri haline gelmiştir.Se ha convertido en un vagabundo sin rumbo hasta que conoce a una pequeña familia de supervivientes.
Eleştirel Rasyonalizm: Karl Popper'in pozitivizme yaptığı itiraz ile gündeme gelmiştir.En segundo lugar está el racionalismo crítico, la epistemología de K. Popper.
Böylece Bağlar Belediyesi 33 mahalleye hizmet götürmekle yükümlü bir belediye haline gelmiştir.Es por ello que alentaron a los locales a enfrentarse contra el 33.
Daha sonraları Giresunlular gelmiş.Después entran los guapos.
Şirketin adı da kurucularının adlarından gelmiştir.El nombre de la empresa se deriva de los apellidos de sus fundadores.
Düzgün bir planlama yapmanın imkanı kalmamıştı, üretim çarkları işleyemez hale gelmişti.Creía erróneamente, que no podía producir una dosis fatal.
5. sezonda Derek Hale gelmemiştir fakat 5A sezonunun sonunda Breaden karakteri geri gelmiştir.En Jerez no pasa de una decepcionante 5ª posición y en Le Mans se vuelve a caer.
Bu nedenle Sadrazam'ın azli bir zaruret haline gelmişti.Egipto se convirtió finalmente en una satrapía.
Zamanla ünü tüm Balkanlara yayılan Esma Recepova dünyadaki Romanların idolü haline gelmiştir.Dando un salto de millones de años en la historia llegamos a la época Íbera.
Köyün ismi iki ayrı kelimenin birleşmesinden meydana gelmiştir.El origen de este nombre procede de dos historias diferentes.
Kadının evine de bu yüzden gelmiştir.Ella cree que venir a casa de la Srta.
Tutuklu bulunan diğer önemli Tapınakçılar’dan da benzer itiraflar gelmişti.De quien provinieron los demás condes de Torrubia.
Sıradışı olması nedeniyle Japonya'da kült haline gelmiştir ve çizerin en takdir edilen yapıtıdır.Siempre lucho por que la comedia en México sea de alto nivel, siendo ella quien incursionó en este género.
O az önce gelmişti.Era appena arrivato.
Lafı gelmişken, Shakespeare'i hiç okudun mu?A proposito, hai mai letto Shakespeare?
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.A sua volta, l'olio d'oliva e il vino divennero i principali prodotti esportati dall'Italia.
Bandırma'dan Eşme'ye oradan da Akçaköy'e gelmişlerdir.Da essi discesero (da coloro di questa casa che non entrarono nel Beleriand), forse, i Drúedain.
Katrina sonucunda sekiz eyalette oluşan toplam 62 kasırga meydana gelmiştir.In totale, Katrina ha fatto formare 62 tornado in otto stati.
Gelmişmiş ülkelerde yapılan yasal kürtaj tıptaki en güvenli prosedürlerdendir.Gli aborti legali effettuati nel mondo sviluppato sono tra le procedure più sicure nel campo della medicina.
Millî Mücadele'den sonra köy halkı bugünkü hale gelmiştir.Da quel giorno, egli combatte per liberare coloro che sono in schiavitù.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Intanto arriva a Smallville Lois Lane, la cugina di Chloe, per investigare sulla sua morte.
İspanyol Fatih (Conquistador) Hernan Kortez Tenochtitlan'a 8 Kasım 1519’da gelmiştir.Il conquistador spagnolo Hernán Cortés giunse a Tenochtitlán l'8 novembre 1519.
İlgili Sayfalar