gelmiş ile cümle

gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar da gelecekten gelmiştir ve yine Doktor'a yapılması gerekenleri söylerler.Quelqu'un viendra demain et vous ferez exactement ce qu'il vous dira toute la journée.
Yedi günde yedi yaşına gelmiştir.Elle revient quand il a sept ans.
3 çocuğunun neslinden şu an 80 haneye sahip bir köy halina gelmiştir.Il fait alors construire à côté de sa maison un bâtiment qui pouvait recevoir quatre-vingts enfants.
Sonuçta dünyaya yeni ırk gelmiş.S’ensuit un nouvel enlaidissement du monde.
Köyün eskiden Haskündürük adıyla bilinmekte olup, bu isim Ermenice "Hatsgntrug" dan gelmiştir.On pense que le village étant autrefois couvert de bois, son nom pourrait venir de « buis » (buissium).
Gelmiş geçmiş en büyük gitaristlerden biri olarak anılır.Il est considéré comme l'un des plus grands guitaristes de ces dernières décennies.
Böylece Mostar, Hersek bölgesinin önemli bir şehri haline gelmiştir.Munich devient une ville importante d'Allemagne.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.Il transforme des mourants pour les sauver.
Bu buluntu tahminen MÖ 1. veya 2. yüzyıllardan günümüze gelmiştir.La mélodie remonte probablement aux premier ou deuxième siècles.
Ayrıca bu göreve gelmiş en genç kişi ve bu görevde en uzun süre kalmış kişidir.Elle est la troisième actrice à jouer ce rôle et est celle qui y est restée le plus longtemps.
Ülke 1975’te Portekiz’den bağımsız hale gelmiştir.Il a été adopté en 1975 quand l'Angola est devenu indépendant du Portugal.
Fotoğrafçı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve annesini 8 yaşındayken kaybetmiştir.Fils d’un père chirurgien, il perd celui-ci à l’âge de huit ans.
Aile Suriye'ye Mısır'dan gelmiştir.Sa famille est originaire d’Égypte.
Bu hipotez, Edward O. Wilson'ın Biophilia adlı kitabıyla gündeme gelmiştir.Edward O. Wilson n'est pas le premier à utiliser le concept de biophilie.
Thälmann eve o gün geç gelmişti.Ce soir là, Julien Lahaut était revenu assez tard de Bruxelles.
Kondor adı ise Quechua cuntur sözcüğünden gelmiştir.Le nom Apurimac vient du quechua Grand Orateur.
Vladimir, Max'e bir anlaşma teklifiyle gelmiştir.Mais le gouverneur a un compte à régler avec Jacques.
Mars'tan gelmiştir.Il est originaire du Maroc.
Aradığımda henüz eve gelmişti.Él acababa de llegar a casa cuando llamé.
Bir gece eve çok yorgun ve üzgün gelmişti.Una noche volvió a casa muy cansado y triste.
O, otobüs için zamanında gelmişti.Llegó a tiempo para coger el autobús.
Sen kötü biri değilsin. Başına kötü şeyler gelmiş çok iyi birisin.No eres una mala persona. Eres una persona muy buena a la que le han ocurrido cosas malas.
Eğlenmeye gelmişsiniz.Habéis venido a divertiros.
Çingeneler Mısır'dan mı yoksa Hindistan'dan mı gelmiştir?¿Los gitanos proceden de Egipto o de la India?
Sana öyle gelmiş.Te ha dado esa impresión.
Cebimde $35 ile gelmiştim.Vine aquí con 35 dólares en el bolsillo.
Kitabı Mukaddes'e göre Kaftor'dan (muhtemelen Girit) gelmişlerdir.La inspiración del libro fueron las ciudades medievales: atractivas y armoniosas.
2061: Odyssey Üç'te ise, Europa tropikal bir okyanus dünyası haline gelmiştir.En 2061: Odisea tres, Europa se ha convertido en un océano tropical.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.Comunicó el sueño a su señor, quien lo condujo ante el rey, quien se llenó de miedo.
Nasıl bir araya gelmişlerdi?¿Cómo se conocieron?
Tam Ay tutulması 28 Ağustos 2007 tarihinde meydana gelmiş ve 90 dakika sürmüştür.Este eclipse total lunar se produjo el 28 de agosto de 2007 y duró poco más de 90 minutos.
Çin, küresel üretim tesisleri için tercih edilen bir yer haline gelmiştir.China se ha convertido en un destino preferido para la reubicación de instalaciones de fabricación globales.
Savaşın sonunda RAN, dünyanın en büyük beşinci donanması haline gelmişti.Al final de la guerra, la RAN se convirtió en la quinta fuerza naval mayor del mundo.
Cuma günü gelmiştir.¿Qué tal el viernes?
Yapılan dualar kabul edilmiş ve bol ürünlü bir yıl gelmiş.Pidieron y recibieron una prórroga de un año.
Nisan 1882'de Verdi Paris'e gelmiş iken değişiklikler yapmaya hazır bulunuyordu.Para abril de 1882, estaba en París cuando estaba preparado para hacer cambios.
Böylece okul iyice dağınık bir hale gelmiştir.Y la escuela se vuelve muy fastidiosa.
Oyuncu özel hayatıyla da birçok kere gündeme gelmiştir.La actriz ha hablado con frecuencia sobre su vida privada.
Sara'nın duruşmasının üçüncü günü gelmiştir.Es el tercer día en el juicio de Sara en Chicago.
Zeytinyağı ve şarap İtalya'nın başlıca ihraç ürünleri haline gelmişti.A cambio, el aceite de oliva y el vino eran las exportaciones principales de Italia.
Abay'ın hayatı boyunca bir dizi önemli sosyo-politik ve sosyo-ekonomik değişimler meydana gelmiştir.Pero en la época de Abay, hubo muchos cambios sociopolíticos y económicos.
Baskı dayanılmaz hale gelmişti.La tensión se vuelve insoportable.
"Gelmiş geçmiş en korkunç kasırga" yüzünden gemileri bir girdaba sürüklenir.Cuando están en el espacio, la nave golpea con naves extraviadas.
Mars'tan gelmiştir.Procedentes de Marte.
Lynne Irene (née Bridges) ve James Parnell Spears'ın ikinci çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Es la segunda hija de Lynne Irene Spears (née Bridges) y James Spears Parnell.
10 Temmuz 2014'te ise ilk çocukları olan Jane Kimmel dünyaya gelmiştir.El 10 de julio de 2014 nació la primera hija de la pareja, Jane Kimmel.
Gerçekten ölen gerçek insanların başına gelmiş bir olaydı.«Había sido algo que le ocurrió a gente verdadera que en realidad murió.
Fra Mauro tarafından yapılan iki harita kopyası günümüze kadar gelmiştir.Dos copias de los mapas de Fra Mauro existen todavía.
874 yılından bu yana 20 patlama meydana gelmiştir.Desde el año 874 d.C. han ocurrido 20 erupciones.
Babanın heykeli yemeğe Don Juan'ın ölümü için gelmiştir.La invitación a la muerte de Don Juan.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.¡Vienen entrando los primeros!"
Örgütün birkaç üyesi yıllar içinde gidip gelmiştir.Algunos miembros de la organización han entrado y salido de la misma a lo largo de los años.
Miskito Ulusu 1625 yılından az zaman önce bir devlet haline gelmiştir.La Nación Misquita llegó a ser un reino en algún momento antes de 1625.
Hiisi, demon, ogerçekte kutsal koru anlamına gelir, sonradan goblin mânâsına gelmiştir.Hiisi, demonio, originalmente evocaba un bosque sagrado, más tarde un importante goblin.
Bölgeye gelen ilk Avrupalı Samuel Hearne'dir ve 1770 yılında Yathkyed Gölü'ne gelmiştir.El primer europeo que visitó la región fue el inglés Samuel Hearne en 1770, en el lago Yathkyed.
1871 yılında akademi ülkenin resmî bilim akademisi hâline gelmiştir.En 1871, la academia se convirtió en la academia científica oficial del país.
Demode albümünün üçünü klibi ise Söz Verdik Biz Allah'a şarkısına gelmiştir.Después de aquello, nosotros tres hicimos un montón de cosas ridículas juntos ].
Gemiye sonradan gelmiştir.Al fin llegamos al barco.
Gennadi Züganov organizasyonun başkanıdır ve 2001'de Oleg Shenin'in yerine gelmiştir.Guennadi Ziugánov es el presidente de la organización desde 2001, cuando reemplazó a Oleg Shenin.
Artık as olarak çıkma zamanı gelmişti.Ahora era el turno de Yen.
İlgili Sayfalar