gelmiş ile cümle

gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Iommi bu durum hakkında: 'Bu işin sonu gelmişti.Toujours à courir ! » C’est ainsi que la guerre se termine.
Babası Rus yahudi bir aileden, annesi ise İtalyan asıllı Amerikalı katolik bir aileden gelmiştir.Son père venait d'une famille russe juive, tandis que sa mère était italo-américaine et catholique.
Özellikle 2. Dünya Savaşından sonra yaygınlaşarak bir radyo klasiği haline gelmiştir.Mais c'est surtout après la Seconde Guerre mondiale qu'il se diffuse mondialement.
Şenlik geleneksel hale gelmiş olup, her yıl binlerce insan katılmaktadır.Cette fête traditionnelle réunit chaque année des milliers de personnes.
Günümüze ise bu kelime tabakhane olarak gelmiştir.Aux États-Unis, le terme est aujourd'hui considéré comme péjoratif.
Bu filmlerin birçoğu, klasik haline gelmiş düşük bütçeli korku filmleridir.Maintenant, beaucoup sont des films à petit budget.
Şimdi Avusturya'nin Rusya'ya karşı yardım sırası gelmişti.L'Autriche reçoit le soutien de la Russie.
Fakat zamanla her zaman Leopoldstadt’a geri gelmişlerdir.6 août : retour à Léopoldville.
Bu pozisyon artistik patinajı temsil eder hale gelmiştir.Cette dernière est une vedette de patinage artistique.
Bâb-ı Âli böylece medyanın en önemli merkezi hâline gelmiştir.La corde apparaît alors comme le châtiment le plus terrible qui soit.
Bana çok basit gelmişti.C'était très simple.
Doğu Almanya ile Batı Almanya arasındaki sınır anlamsız hale gelmişti.La relation entre l'Allemagne de l'est et le Vietnam a été exceptionnellement proche.
Gürün’e Adana Kozan’dan (Kozanoğlu) gelmişlerdir.Ils se dirigent ensuite vers les Pierres de Solomon.
Birkaç sözcük Avustralya Aborjin dillerinden gelmiştir.Article détaillé : Langues aborigènes d'Australie.
Bu durum, Çin'in resmî ideolojisi hâline gelmiştir.Elles correspondent à la vision officielle de la situation par le gouvernement chinois.
İkinci kuşak ise Nazi Almanya'sından kaçarak gelmişlerdir.Deux millions de Parisiens fuient l'arrivée des Allemands.
Hayatında ilk kez işe geç gelmiştir.Pour la première fois de sa carrière, il est en difficulté.
Selçuklular İznik'e kadar gelmiş, bu şehir alınmış ve bu şehri ilk başkent yapmışlardır.L’achat du rocher fut décidé et celui-ci devint propriété de la ville.
Cumhurbaşkanı Bronisław Komorowski, 4 Temmuz 2010'da göreve gelmiştir.Bronisław Komorowski est investi le 6 août 2010.
Cumhurbaşkanı koltuğuna Haydar Aliyev gelmiş ve Suret Hüseynov'u başbakan atamıştır.Elçibay fuit le pays et laisse le pouvoir à Heydar Aliyev, Hüseynov obtenant le poste de premier ministre.
Romen Katolik ve Ortodoks kökenli olup Girit'te Yunan-İtalyan bir aileden dünyaya gelmiştir.D'origine italo-grecque et orpheline, et a grandi dans différentes familles d'accueil.
Bu manastır, zamanının en önemli öğreti merkezi haline gelmiştir.Dès lors, le monde de l'imprimerie devient son principal centre d'intérêt.
Ama tesadüfen bir adam gelmiş ve kızı gördüğünde onu mahvetmiş.Mais un homme arrive par hasard et, quand il la voit, par désœuvrement la fait périr.
Sarı ve siyah o günden sonra okulun rengi haline gelmiştir.Le blanc et le noir devinrent alors les couleurs de la ville.
Zamanla günlük 5000-6000 tirajı olan bir gazete haline gelmiştir.Le parti parvenait à distribuer entre 500 000 et 600 000 exemplaires du journal Le Temps.
Bebek kımıldıyorsa artık ruhu gelmiş demektir.Dès la mère partie, le bébé se met à pleurer.
Ayrıca üstsüz kadınlar karnavalların bir özelliği haline de gelmiştir.Ces sociétés sont aujourd'hui une des caractéristiques du carnaval.
Katolik bir İrlanda asıllı ailenin ikinci kızı olarak dünyaya gelmiştir.Il est issu d'une famille catholique irlandaise, et est le second enfant d'une fratrie de quatre.
Artık as olarak çıkma zamanı gelmişti.Allons, il est temps de partir.
Büyük dedesi 18. yüzyılda Wexford'a gelmiş olam bir italyandı.L'arrière-grand-père des enfants Elgee était un italien arrivé à Wexford au XVIIIe siècle.
Ancak olaylar sırasında saflar birbirine karışıp şiddetin kaynağı belirsiz hale gelmiştir.Au début, les forces en présence sont équilibrées et la mêlée demeure incertaine.
Monarşi 1544 yılında soydan geçer hale gelmiştir.Titre confisqué en 1554 pour trahison.
Sonunda en iyi dostlar haline gelmişlerdi.Ils deviendront finalement bons amis par la suite.
Dört büyük ailenin yerleşmesiyle meydana gelmiş bir köydür.Le village est composé de 4 quartiers représentant des regroupements de grandes familles.
Toplumsal alan bir imgesel kuruluş süreci olarak mevcuda gelmiştir.Historiquement, une organisation sociale le caractérisait.
Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir.Il s'agit désormais d'un hôpital civil.
Bu olay muhtemelen 1449 -1450 civarında meydana gelmiştir.Elle a vraisemblablement été construite vers 1400-1450.
Bu göçmenlerin %50'si İran'dan, %45'i Finlandiya'dan gelmiştir.Parmi eux, 50 % étaient des Iraniens récemment arrivés.
Ayrıca dünyaya gelmiş en zengin insan ve peygamberdir.Il en est l'homme le plus riche et le plus influent, ainsi que le fondateur.
Türk rock tarihinin gelmiş geçmiş en iyi 5 İngilizce sözlü albümünden biri olarak kabul edilmektedir.Cet album figure parmi les cinq meilleurs disques rock de l’histoire grecque.
Sefarad Bağdadi Yahudiler buraya 19. yüzyıla girerken gelmiştir.Les tribus Touaregs sont venues au milieu du XVIIe siècle.
Şekli de çoğunlukla küçük bileziklerden meydana gelmiş bir anten gibidir.La ponte se présente généralement comme un ruban enroulé constitué de petites perles colorées.
Artık korsanlar da gelmiş ve son umut da kaybedilmiştir.Mais les expériences ont échoué, et les cobayes ont perdu la raison et sont morts.
6 Temmuz 2017 US Başkanı Donald Trump Polonya'ya ziyarete gelmişti.Le 6 juillet 2017, il a chanté à l'accueil du Président des États-Unis Donald Trump sur TVP Polonia,.
Atölye ise stüdyonun Fransızca karşılığı olan atelier sözcüğünden gelmiştir.Voici une approximation de ce que rapportent les différents contrats télévisuels au sport français.
Şeyh Hasan, Bağdat Han’ı boşamaya razı gelmiş; üstelik nikahı bizzat kendisi kıymıştır.Hasan Buzurg, divorce prudemment de Bagdâd Khâtûn, cela permet à Abu Saïd de l’épouser.
Şarkı, ABD'de bir hit haline gelmiştir.La chanson est un hit à succès aux États-Unis.
Son zamanlarda 2013 yılında birkaç ölüm meydana gelmiştir.En début d'année 2013, une série d'accidents se produit.
Rusça sistemi Slav dillerinden gelmiştir ve en çok sözcük Eski Rus Dilinden aktarılmadır.La langue russe est issue du groupe des langues slaves formalisé dans le vieux-slave.
Köyün adı yaklaşık 500 yıl önce buraya yerleşen Türkmen boylarından olan Kızılkeçili 'lerden gelmiştir.C'est une race originaire des Pays-Bas, où elle est connue depuis plus de cinq siècles.
Sezonun sonlarına doğru Patrick Troughton gelmiştir.Patrick Troughton y était d'ailleurs absent pour cause de vacances.
Roma Samnitler ile toplamda üç kez karşı karşıya gelmiştir.Il échoue à trois reprises au prix de Rome.
1983 yılında da bu bölgede 4,8 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti.Le 7 avril 2014, un séisme de magnitude 4,8 a été ressenti dans la région.
3. Sezon Haldun Bey Yerine Zuhal Hanım Gelmiştir.Article détaillé : Saison 3 de MasterChef.
Glock 17 daha sonra birçok polis teşkilatının tutulan silahı haline gelmiştir.Le Glock 17 est l'un des pistolets les plus réputés au monde.
2009 yılında ise grup yeniden bir araya gelmiş ve dünya turuna çıkmıştır.En 2005, le groupe se forme à nouveau et effectue une tournée européenne.
Bunun üzerine Doktor, çocuğun evine ziyarete gelmiştir.C’est pourquoi il est venu visiter l’appartement.
Kendisinden sonra bu görece kardeşi Cafer-beg Kulenoviç gelmiştir.Immédiatement après cela, son père Go-Kōgon abdique en sa faveur.
Son 300 yılda ise küresel ölçekte deniz seviyesinde 28 metre yükselme meydana gelmiştir.Au cours de la dernière décennie, les îles ont vu disparaître trois mètres de front de mer.
1 Nisan 2011 itibarıyla, bu logo resmi hale gelmiştir.Le 21 mai 2011, ce rêve devint réalité.
İlgili Sayfalar