gelmiş ile cümle
gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu iki keşif, denizcilik sektöründe gelmiş geçmiş en önemli gelişmeler olarak kabul edilmektedir.Ambas innovaciones siendo consideradas como las más importantes jamás hechas en el sector náutico.
Aristo’nun Metafiziğine ilk yorum Farabi’den gelmiştir.Uno de los primeros comentarios sobre la Metafísica de Aristóteles es el debido a Al-Farabi.
Bunun sebebi, bu insanların Rhûn Denizi'nin doğusundan gelmiş olmalarıdır.Hacia el este, alcanzó las amplias llanuras de Rhûn.
Vladimir, Max'e bir anlaşma teklifiyle gelmiştir.Kingsley le ofrece a Jack un trato.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.El que vino a salvarme.
İlk kurulduğu yere ise Yukarı (eski) Azaplı Köyü'nden gelmiştir.En un principio se planteó la fusión del Distrito de Iyo (a la cual pertenece) con la Ciudad de Iyo.
1919'dan beri 49. rektör seçilmiş Freimuth, Tassilo Küpper'in yerine gelmiştir.Freimuth sucedió a Tassilo Küpper y es el 49. rector desde 1919.
Babası Utica, New York'tan gelmiştir.Chalmers es oriundo de Utica, al norte de Nueva York.
Artık insanlardan farksız hale gelmişlerdi.Por lo que las gentes de bien los evitaban.
Elektrik 1982 yılında gelmiştir.La electrificación data de 1982.
Kastilya dili İspanyolca haline gelmiştir.La lengua de la corte pasó a ser la castellana.
2009 yılında ise grup yeniden bir araya gelmiş ve dünya turuna çıkmıştır.En 2009 el grupo vuelve a unirse y a tocar de nuevo.
Geographumena veya Geographika (Coğrafya) adlı yapıtının büyük bölümü günümüze kadar gelmiştir.En cambio sí se recoge casi por completo su magna obra Geographiká (Geografía).
Windows 10 ile gelmiştir.Disponible para Windows 10.
Etnik Arapların dışında çoğu vatandaş çeşitli ülkelerden petrol sektöründe çalışmak için gelmiştir.Además de los árabes nativos, hay muchos extranjeros que trabajan en la industria petrolera del país.
Bu manastır, zamanının en önemli öğreti merkezi haline gelmiştir.El mar se convertiría en su principal medio de comunicación.
Ardından Ataulf, yine Jovinus'u desteklemek üzere gelmiş olan Sarus'a saldırdı ve öldürdü.Entonces Ataúlfo atacó y mató a Sarus, que también había acudido a apoyar a Jovino.
Ölülerin yanına standart hale gelmiş gömü hediyeleri konulmaktadır.Era común dejar regalos junto al cadáver.
Bu yaygın bir yakınma haline gelmiştir.Pronto se convierte en un lugar muy frecuentado.
Sunnydale'e Noel gelmiştir.Es de noche en Sunnydale.
Dilden dile akarak günümüze kadar gelmiştir.Desde la formación del lenguaje hasta nuestros días.
Genel görelilik, modern astrofiziğin önemli bir aracı haline gelmiştir.La teoría ha llegado a ser una herramienta esencial de la astrofísica moderna.
Aborijinler Avustralya'ya Güneydoğu Asya'dan gelmişlerdir.Son nativas de Australia al sudeste de Asia.
Anna Paris'e neredeyse hiç parası olmadan gelmişti.Anna Golubkina fue una de las primeras que llegaron a París sin casi nada de dinero.
Yerine Dennis Wilcock gelmiştir.En Dennis Cowe.
Fakat savaşçı onlardan daha önce buraya gelmiştir.Mientras tanto, fueron llegando guerreros al lugar.
Ben Esler - Sean McGinnes, batıya servet kazanmaya gelmiş bir İrlandalı.Ben Esler como Sean McGinnes: un joven que quiere ganar dinero en el occidente.
Bu gelenek günümüze kadar gelmiştir.Hasta nuestros días ha llegado esa tradición.
1150'li yıllara gelindiğinde Kilise ve baronlar artık barış ister hale gelmiştir.A principios de los años 1150, los barones y la Iglesia en su mayoría querían la paz a largo plazo.
Ayrıca bu göreve gelmiş en genç kişi ve bu görevde en uzun süre kalmış kişidir.El comandante es el último, el más joven, también cuida la noche.
Bana çok basit gelmişti.Fue muy sencillo.
Yirmidört saat içerisinde ise araç artık değerini kaybetmiş ve elden çıkmış bir hale gelmişti.A las 2 paramos a descansar, pues ya era inútil seguir avanzando.
Dev samur antilobu Angola'nın simgesi haline gelmiş durumda ve halktan büyük saygı ve sevgi görüyor.El antílope sable gigante es el símbolo nacional de Angola, y se mantiene en un gran respecto por su gente.
İlk vagonlar da 2011 Ocak'ta gelmiştir.Los primeros vehículos fueron mostrados en el año 2011.
Polis ise olay yerine olaydan 1,5 saat sonra gelmiştir.El destructor llegó al lugar del incidente día y medio después.
Bu nedenle okuldan atılmakla cezalandırılması gündeme gelmişti.Por ello fue castigado con la expulsión de la escuela.
Bu sefer Eduige ve Rodelindo Bertarido'yu ziyaret için zindan hücresine gelmişlerdir.Eduige y Rodelinda acuden a visitar a Bertarido.
Bu onda takıntı haline gelmiştir.Y se postró ante Él.
Son yıllarda küresel ısınma ile su kaynakları son derece yetersiz hale gelmiştir.Durante los próximos años, los problemas relacionados con los recursos hídricos serán más urgentes.
Su, 2009 yılında gelmiştir.Mirá, el problema nace en 2009.
Seri, bölüm çeşitliliği başarısı konusunun üstesinden gelmiştir.La serie tuvo tanto éxito que se negoció una segunda serie de la misma temática.
Necdet Elmas, 1960’lı yıllarda banka soygunları ile gündeme gelmiş Türk gangster.Rocky - Ladrón que roba bancos en los Años '30.
Günümüzde sörf merkezlerinden biri haline gelmiştir.Hoy ahí funciona uno de los supermercados Vivanda.
Mevcut başbakan Edi Rama olup 15 Eylül 2013 tarihinde göreve gelmiştir.El actual primer ministro es Edi Rama, desde el 15 de septiembre de 2013, comenzando la XIII legislatura.
Ancak şehir içindeki durum da kopma noktasına gelmiştir.Recorrieron la ciudad sin plan determinado.
Helene Lange Oldenburg'da orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.Helena Lange nació en el seno de una familia de clase media de Oldemburgo.
Bu sırada Johnny Blaze'in fırsat ayağına gelmiştir.Este último terminaría en manos de Johnny Blaze.
Kimi kaynaklara göre bu olay yanlış bilgilendirme ve önyargı sonucunda meydana gelmiştir.Aquellos que dicen lo contrario provienen de la ignorancia y los prejuicios.
Kardeşi 1827 yılından beri Berlin’de yaşamış ve Tegel’e Humboldt’u ziyaret etmek için sık sık gelmiştir.A partir 1827, con el retorno de su hermano a Berlín, éste visita con frecuencia a Wilhelm en Tegel.
O gün, Liechtenstein Kutsal Roma İmparatorluğunun özerk bir üyesi haline gelmiş oluyordu.Es en esta fecha cuando Liechtenstein se convirtió en un estado miembro del Sacro Imperio Romano Germánico.
Baskılar, Ölüler Günü olarak bilinen günün simgesi haline gelmiştir.No saben a ciencia cierta la hora y el día en que murió.
Ailesinin kökleri Crmnica'dan (eski Karadağ bölgelerinden biri) gelmiştir.Su familia era de la casta vaisia (comerciante).
"QWERTY" adı ise sol üst köşeden sağa doğru 6 harfin yan yana getirilmesiyle meydana gelmiştir.En cuanto a la escritura vertical, se lo coloca "pegado" a la derecha, aproximándose hacia arriba.
Bu sırada, Elena'da saraya gelmiştir.Posteriormente, entra en la sala Helena.
Babası tekrar evlenmiştir ve 2001 yılında kızkardeşi Hattie dünyaya gelmiştir.Mientras tanto, su padre volvió a casarse, y en 1936 nació Guido.
Hüseyin İleri) şeklinde bir kalıp haline gelmiş ve böylelikle bir marka yaratmış olduğu bilinmektedir.Respecto de su creación, Rob-Vel reconoció tener una orientación vacilante.
Sonuç olarak bazı uygulamalarda, başarımda %30’a varan bir artış meydana gelmiştir.Hablamos de un aumento del 30% en el rendimiento, quizá un poco más.
Bunların ilk satışı 1984 yılı Mart ayında Paris'te "Drouot Action House" da meydana gelmiştir.Cuatro de ellos fueron vendidos en la casa de subastas Hôtel Drouot de París en marzo de 1984.
Iommi bu durum hakkında: 'Bu işin sonu gelmişti.Él dijo: "Está llegando a su fin.
Askerden yeni gelmiştir.Se incorpora al ejército.
İlgili Sayfalar