gelmiş ile cümle

gelmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Li, Ocak 1958'de Yunnan, Kunming'de dünyaya gelmiştir.Li was born in Kunming, Yunnan, in January 1958.
Araba kazasından sonra Simon tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelmiştir.After the car crash, Simon had become reliant on a wheelchair.
Fin rock artık bağımsız hale gelmişti.Finnish rock had by now become independent.
Her dört kişiden biri, Alexa gibi sesli komut bilgisayar yardımcıya sahip ailelerden gelmiştir.YouTube and Snapchat are the most popular gateways for music and video discovery.
Biyogüvenlik kabinleri ilk olarak 1950'de ticari olarak temin edilebilir hale gelmişlerdir. [1]BSCs first became commercially available in 1950.[1]
Sosyoloji ile ilgili aşağıdaki olaylar 1810'larda meydana gelmiştir.The following events related to sociology occurred in the 1810s.
Sosyoloji ile ilgili aşağıdaki olaylar 1830'larda meydana gelmiştir.The following events related to sociology occurred in the 1830s.
Soğuk Savaş sırasında Batı medyası Sovyet medyası ile karşı karşıya gelmiştir.During the Cold War, Western media contrasted with Soviet media.
Bununla birlikte, İngilizce yüksek öğretimde giderek daha fazla kullanılır hale gelmiştir.However, the English language has become increasingly used in higher education.
Obeyd döneminden sonra pişmiş toprak oraklarının yaygınlaşmasıyla hasat daha kolay hale gelmiştir.The harvest was made easier after the Ubayd period by the widespread adoption of terracotta sickles.
1992, Barış: Zamanı Gelmiş Bir Fikir , Michigan Üniversitesi Yayınları, Ann Arbor, MI.Прогресс-Традиция. ISBN 5-89826-156-7. (English version: Rapoport, Anatol (2005).
Roma İmparatorluğu zamanında İpek Yolu'nun rotası artık belirgin hâle gelmişti.By the time of the Roman Empire, the Silk Road was firmly established.
Gensi Alba Longa'dan geliyordu ve Tullus Hostilius'un hükümdarlığı altında Roma'ya gelmişti.His gens originated from Alba Longa and had come to Rome under the reign of Tullus Hostilius.
Büyük koldan ayrılma Yedinci İmam'ın tanınması konusunda meydana gelmiştir.The split from the greater branch occurred over the recognition of the Seventh Imam.
Ağrı Dağı'ndan daha uzak bölgelerde toprak sıvılaşması ve toprak kaymaları meydana gelmiştir.Liquefaction and landslides occurred in the areas further away from Mount Ararat.
Rodos adasında birçok köy yıkıldı ve sahil şeridinde yükselmeler meydana gelmiştir.On the island of Rhodes, several villages were destroyed and the coast experienced uplift.
Simya, aynı zamanda fantastik kurguda da yaygın bir tema haline gelmişti.Alchemy has become a common theme in fantasy fiction.
Hapishane isyanı sadece birkaç hafta önce meydana gelmişti.[1]The riots had occurred only weeks beforehand.[2]
Adele Tonniniyle beraber makama gelmiştir.He is serving alongside Adele Tonnini.
Sırası gelmişken, nerelisiniz?Woher kommen Sie eigentlich?
Aklıma gelmişken, ödevini yaptın mi?Übrigens, hast du deine Hausaufgaben gemacht?
Küçük çocuk eve gelmiş mi?Ist das kleine Kind heimgekommen?
Hastanedeyken sadece bir kişi ziyaretime gelmiş.Als ich im Krankenhaus war, ist nur ein Mensch zu mir auf Besuch gekommen.
Sırası gelmişken, kaç yaşındasın?Wie alt bist du übrigens?
Sırası gelmişken, kaç yaşındasınız?Wie alt sind Sie übrigens?
Vücut yanarak tanınmaz hale gelmiş.Der Körper ist zur Unkenntlichkeit verbrannt.
Yaprak topladım. Sonbahar gelmiş.Ich habe Blätter gesammelt. Der Herbst ist da.
Trenle yolculuk yapmak bana her zaman daha çekici gelmiştir.Mit der Zeit habe ich immer mehr Gefallen daran gefunden, Zugreisen zu unternehmen.
Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.Die sind aus seinem Heer entlassen und beklagen sich bei ihrem Heerführer.
Li Bai gibi birçok önemli edebiyatçı Çin'in dışında dünyaya gelmiştir.Viele bedeutende Literaten wie Li Bai waren außerhalb von China geboren.
Böylece Kudüs bir Hıristiyan şehri haline gelmiştir.Jerusalem wurde eine christliche Stadt.
1990'da Corporación Industrial Carso ve Grupo Inbursa'nın birleşmesinden meydana gelmiştir.Die Holding wurde im Jahre 1990 aus der Corporación Industrial Carso und Grupo Inbursa gebildet.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Lois Lane kommt nach Smallville, um den Tod ihrer Cousine Chloe aufzuklären.
Sıra evde ağırlanmakta olan Haramibaşı'na gelmiştir.Ich bin int Haus rein(gegangen).
İnsan ruhu aslında ateşten meydana gelmiştir; ancak bu ateş ruh haline dönüşürken nemlenen bir ateştir.Der Mensch stehe zwischen Himmel und Totenreich, zur Hölle sei hingegen das Leben selbst geworden.
Robert Enke, sporsever bir ailede dünyaya gelmişti.Robert Enke entstammte einer sportbegeisterten Familie.
Artık kendi ölçütlerinin neler olduğunu bilemeden, kendi kendisiyle çelişir hale gelmiştir.Von ihm sind keine eigenen Werke bekannt, einige Disputationen wurden jedoch überliefert.
Yerine Anacleteus gelmiştir.Auf ihn folgt Anacletus.
Böylece Philadelphia’ya bölgesi hızla gelişmiş ve Quaker kolonilerinin merkezi haline gelmiştir.Die Siedlung Philadelphia entwickelte sich schnell zum Zentrum der Quäkerkolonie.
2005'te bağımsız bir EA stüdyosu haline gelmiştir.Im Jahr 2005 wurde es ein unabhängiges EA-Entwicklerstudio.
O artık evrenin en büyük ve en güçlü varlığı haline gelmiştir.So wirst du zum Herrscher über das Oberste und das Unterste.
Artık onun için annesinin yanından ayrılma vakti gelmiştir.Damals wurde er von seiner Mutter zum Probetraining gebracht.
Ancak Temizlikçiler onlardan önce gelmiştir.Die Zurückgebliebenen hatten bereits zuvor die Flucht ergriffen.
Kardeşi 1827 yılından beri Berlin’de yaşamış ve Tegel’e Humboldt’u ziyaret etmek için sık sık gelmiştir.Ab 1827 war der Bruder wieder in Berlin und häufig zu Besuch in Tegel.
Yabancı ve diğer slasher filmlerine yönelik eleştirilerin çoğu postmodern akademik kesimden gelmiştir.Viele Kritiken Halloweens und anderer Slasherfilme kommen von postmodern geprägten Akademikern.
Sahada gösterdiği mücadele ile taraftarların sevgilisi haline gelmiştir.Er greift dabei in Matches zu ihren Gunsten ein.
Bu rakamla gelmiş geçmiş en çok satanlar arasına da girmektedir.Darin unterscheidet er sich von vielen Vorläufern.
Verona, Vicenza ve Venedig’deki ikametlerinden sonra, Kasım ayında Roma’ya gelmiştir.Nach Zwischenaufenthalten in Verona, Vicenza und Venedig erreichte Goethe im November Rom.
Ailesinin kökleri Crmnica'dan (eski Karadağ bölgelerinden biri) gelmiştir.Von seiner Familie gelangte der Besitz an die versippten Rehlinger.
Üç dede kardeş Suriye'den çıkıp o zamanki baskılar nedeniyle Meyrembek'e (İslahiye) gelmişler.Nach ihm folgten noch drei Geschwister.
1902 yılında reform derneği ikiye ayrılmış ve 1907 yıllarında tekrar bir araya gelmiştir.1902 spaltete sich der Reformverein zunächst auf, um 1907 wieder zusammenzufinden.
Korkunç son gelmiştir.Schreckliches Ende.
Vauban artık ülkenin bütün sınırlarındaki tahkimatlardan sorumlu hale gelmiştir.Vauban war nun stark in die Befestigung Frankreichs an allen Landesgrenzen eingespannt.
19 Şubat 2010 tarihinde bir oğlu dünyaya gelmiştir.Am 10. Februar 2010 kam ein gemeinsamer Sohn zur Welt.
Fransızca Afrika'ya Fransa ve Belçika'dan sömürgeleştirme ile gelmiştir.Das Französische kam durch die französische und belgische Kolonisierung in Afrika an.
Bu da size gelmiştir.Dieser gehörte sie auch an.
Ancak şehir içindeki durum da kopma noktasına gelmiştir.Der Ort wurde in die Stadt (Bad) Belzig eingemeindet.
1908 yılında ise São Tomé ve Príncipe dünyanın en büyük kakao üreticisi haline gelmişti.1908 war São Tomé der größte Kakaoproduzent der Welt.
Öldüğü zaman içinde bulunduğu koşullar halk tarafından sıkça tartışılan bir konu haline gelmiştir.Dort fragt er die Leute, ob die Hinrichtung vollzogen worden sei.
Kastilya dili İspanyolca haline gelmiştir.Kastilisch wird damit zu einer der Sprachen Spaniens.
İlgili Sayfalar