Yani köpekbalığı fotoğrafı denince aklınıza bu gelmez.No es lo que comunmente podrían pensar como la foto de un tiburón.
Yani köpekbalığı fotoğrafı denince aklınıza bu gelmez.Nó không phải là những gì mọi người thường nghĩ về hình ảnh cá mập.
Yani köpekbalığı fotoğrafı denince aklınıza bu gelmez.Nu e cum v-ați închipui o imagine cu un rechin.
Yani köpekbalığı fotoğrafı denince aklınıza bu gelmez.Δεν είναι αυτό που θα σας ερχόταν στο μυαλό ως τυπική φωτογραφία καρχαρία.
Yani köpekbalığı fotoğrafı denince aklınıza bu gelmez.Такого вы никогда бы не ожидали от фотографии акулы.
Yani köpekbalığı fotoğrafı denince aklınıza bu gelmez.Това не е точно каквото бихте си представили да видите от една снимка на акула.
Yani köpekbalığı fotoğrafı denince aklınıza bu gelmez.Це не те, що ви вважатимете характерним фото акули.
Yani köpekbalığı fotoğrafı denince aklınıza bu gelmez.זה לא מה שאתם בדרך כלל עלולים לחשוב על תמונת כריש.
Yani köpekbalığı fotoğrafı denince aklınıza bu gelmez.انها ليست عادة ما كنت قد يفكر فيه عندما يتعلق الامر بصور سمك القرش.
Yanýna çađýrýyor. Niye gelmez diyorsun?Няма да я питам, защото тя няма да дойде.
Yargılanmaya kendi ayagınla gelecegin aklıma gelmezdi.E pensare che ti sei fatto avanti da te per ricevere la punizione.
Yargılanmaya kendi ayagınla gelecegin aklıma gelmezdi.E vieste voluntariamente para seres julgado...
Yargılanmaya kendi ayagınla gelecegin aklıma gelmezdi.Nie do wiary - samowolnie poddajesz się osądowi.
Yargılanmaya kendi ayagınla gelecegin aklıma gelmezdi.Så du kom hit frivilligt för att få din dom...
Yargılanmaya kendi ayagınla gelecegin aklıma gelmezdi.Tænk, du kom frivilligt for at få dommen.
Yargılanmaya kendi ayagınla gelecegin aklıma gelmezdi.Tulit vapaaehtoisesti tuomittavaksi.
Yargılanmaya kendi ayagınla gelecegin aklıma gelmezdi.Y pensar que quieres redimirte voluntariamente.
Yargılanmaya kendi ayagınla gelecegin aklıma gelmezdi.Δεν περίμενα να έρθεις ο ίδιος να δεχτείς την κρίση σου.
Yargılanmaya kendi ayagınla gelecegin aklıma gelmezdi.Подумать только: ты сам пришёл, чтобы тебя покарали.
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Dacă nu ajunge la spital în juma' de oră, o mierleşte.
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Konec. Jak nebude do půl hodiny v nemocnici, bude v prdeli!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Moral boš sam urediti. - Če ne dospe v bolnico čez... pol ure, je v velikih težavah.
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Over. Kommandocentralen, Gruppe 4 anmoder om medivac.
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Se eIe não for para um hospitaI dentro de meia hora, está tramado!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!¡Tiene media hora para llegar al hospital!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Αν δεν πάει στο νοσοκομείο, κινδυνεύει!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!Ако не получи помощ до 30 минути, ще имаме проблем!
Yarım saatte yardım gelmezse başı belada demektir!אם הוא לא יגיע לבי"ח .בתוך חצי-שעה הוא בצרות
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.A inovação, a criatividade, o desenvolvimento não vêm apenas do nosso espírito.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Az innováció, a kreativitás, a fejlődés nem csak a fejünkben születő gondolatokból származnak.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.El desarrollo viene no solo de las ideas cerebrales.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Innovatie, creativiteit, ontwikkeling komen niet alleen van de ideeën in ons brein.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Innovation, Kreativität, und Entwicklung kommen nicht nur aus unseren Köpfen.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Innovazione, creatività, sviluppo, non vengono solo dalle idee che abbiamo in mente.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Innowacja, kreatywność i rozwój nie są li tylko dziełem naszego intelektu.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Inovace, tvořivost, a rozvoj se nerodí z pouhých racionálních myšlenek.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Inovaţie, creativitate, dezvoltarea vine nu doar din ideile minţii noastre.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.혁신, 창의성 그리고 발전은 우리의 머리속에 있는 아이디어에서만 오는 것은 아니죠.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.L'innovation, la créativité, le développement ne viennent pas des idées dans notre seul esprit.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Vår innovation, kreativitet, utveckling har inte sitt ursprung enbart i våra egna tankar och sinnen.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Η καινοτομία, η δημιουργικότητα, η ανάπτυξη δεν προέρχονται μόνο απ' τις ιδέες που έχουμε στο μυαλό μας.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Инновации, творчество, развитие, они приходят не только из идей в умах.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.Иновацията, творчеството, развитието идват не от идеите само в нашето съзнание.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.חדשנות, יצירתיות, פיתוח מגיעים לא רק מהרעיון שבראש שלנו.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.الإبتكار ، الإبداع ، و التطور لا يأتي فقط من الأفكار في عقولنا.
Yenilik, yaratıcılık, gelişme sadece zihnimizdeki fikirlerden gelmez.心の中のアイデアだけで 出来あがっているのではありません 私たちの思いが持つ信念に 動かされているような
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi.Ani jednou nepřišel na osobní schůzky programátorů a tak se ptali,
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi. Bu görüţmelere ne zaman geleceđini sorduđumuzda"Wann kommst du zu einem dieser Offline-Treffen?"
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi. Bu görüţmelere ne zaman geleceđini sorduđumuzda"Хайде, кога ще дойдеш на някоя от реалните ни срещи?"
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi.당최 정모에는 나오지를 않는 거예요 그래서 사람들이
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi.Mais il ne venait jamais aux réunions donc, on lui a demandé :
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi.Nhưng cậu ta chưa từng tham gia<br/>những buổi gặp mặt của cộng đồng do đó chúng tôi mới hỏi cậu ấy:
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi.Nunca había asistido a las reuniones presenciales.
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi.Он не всегда приходят к лицом к лицу встречи, и они сказали:
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi.והוא אמר, "אתם יודעים, אני לא חושב שאמא שלי תרשה לי. אני בקושי בן ארבע עשרה."
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi.ولم يكن يأتِ أبداً إلى اللقاءات التي كانت وجهاً لوجه، وكان يقال له
Yüz yüze görüţmelerimize gelmezdi.そこでいつかミーティングに来ないの?と聞いたら、
"Zaten her yer kötülükle dolu, elimden hiç bir şey gelmez."Bạn biết đó, những việc như vậy xảy ra nhiều quá, tôi không thể làm gì cả.
"Zaten her yer kötülükle dolu, elimden hiç bir şey gelmez."Bien, il y a simplement trop de choses qui se passent là bas, je ne peux rien faire.
"Zaten her yer kötülükle dolu, elimden hiç bir şey gelmez."Det är så mycket som händer. Jag kan inte göra någonting.