Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmez ile cümle

gelmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Et voinut tulla tänne, voisitko?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Je kon hier niet naar beneden komen, kon je?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Kau tidak bisa datang ke sini, bisa Anda?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""당신은 여기 수 내려와 수 없습니다?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Lehet nem jött le ide, tudnád?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Nemohl jsi sem dolů, že?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Nemohol si sem dole, že?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Nie można się tu, prawda?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Non si poteva venire qui, vero?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Saj ne bi prišel sem dol, bi lahko?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Sie konnte nicht kommen, hier unten, konntest Du nur?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Tu nu a putut veni aici, ai putea?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Vous ne pourriez pas venir ici, pourriez-vous?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Εσείς δεν θα μπορούσε να έρθει εδώ κάτω, θα μπορούσε να σας;"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Вие не може да дойде тук, може да ви?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Ви не могли приїхати сюди, не могли б ви?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""Вы не могли приехать сюда, не могли бы вы?"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""أنت لا يمكن أن يأتي إلى هنا ، هل يمكن؟"
"Sen burada olabilir aşağı gelmez mi?""悩みは何ですか?何を?"
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Ale ty si riekol svojim služobníkom: Ak neprijde s vami dolu váš najmladší brat, neuvidzte viacej mojej tvári!
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Kemudian Tuanku berkata, 'Kamu tidak boleh menghadap aku lagi jika tidak membawa adikmu itu.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.주께서 또 주의 종들에게 말씀하시되 너희 말째 아우가 너희와 함께 내려오지 아니하면 너희가 다시 내 얼굴을 보지 못하리라 하시기로
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Maar u zei ons: 'Kom hier niet terug, tenzij uw jongste broer erbij is.'
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Nhưng chúa lại dạy : Nếu em_út không theo các ngươi xuống đây , thì các ngươi chẳng còn thấy mặt ta nữa .
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Nhưng chúa lại dạy: Nếu em út không theo các ngươi xuống đây, thì các ngươi chẳng còn thấy mặt ta nữa.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.replicaste a teus servos: A menos que desça convosco vosso irmão mais novo, nunca mais vereis a minha face.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.si dejal hlapcem svojim: Ako ne pride doli brat vaš najmlajši z vami, ne boste več videli mojega obličja.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Tedyś rzekł do sług swoich: Jeźli nie przyjdzie brat wasz młodszy z wami, nie ujrzycie więcej oblicza mojego.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Tu ai spus robilor tăi: ,,Dacă nu se va pogorî şi fratele vostru împreună cu voi, să nu-mi mai vedeţi faţa.``
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Tu as dit à tes serviteurs: Si votre jeune frère ne descend pas avec vous, vous ne reverrez pas ma face.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Ty pak řekl jsi služebníkům svým: Nepřijde-li bratr váš mladší s vámi, nepokoušejte se více viděti tváři mé.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Y dijiste a tus siervos: "Si vuestro hermano menor no viene con vosotros, no veréis más mi cara.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.А ти рече на слугите си: Ако не слезе с вас най-малкият ви брат, няма вече да видите лицето ми.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.Но ты сказал рабам твоим: если не придет с вами меньший брат ваш,то вы более не являйтесь ко мне на лице.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.ותאמר אל עבדיך אם לא ירד אחיכם הקטן אתכם לא תספון לראות פני׃
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.فقلت لعبيدك ان لم ينزل اخوكم الصغير معكم لا تعودوا تنظرون وجهي.
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.你 對 僕 人 說 、 你 們 的 小 兄 弟 若 不 與 你 們 一 同 下 來 、 你 們 就 不 得 再 見 我 的 面
Sen de biz kullarına, ‹Eğer küçük kardeşiniz sizinle gelmezse, yüzümü bir daha göremezsiniz› demiştin.你 對僕 人 說 、 你 們 的 小 兄弟 若 不 與 你 們一同 下來 、 你 們 就 不得再 見 我 的 面
Şimdi açık olmak istiyorum, kalp yetmezliği, kalp duruyor anlamına gelmez.Agora eu quero deixar bem claro que o ataque cardíaco não significa que o coração está parando.
Şimdi açık olmak istiyorum, kalp yetmezliği, kalp duruyor anlamına gelmez.Bây giờ tôi muốn nói rõ, suy tim không có nghĩa là tim ngừng đặp.
Şimdi açık olmak istiyorum, kalp yetmezliği, kalp duruyor anlamına gelmez.Im Englischen bedeutet Heart failure Herzversagen. Gemeint ist eine Pumpschwäche und nicht ein Herzstillstand.
Şimdi açık olmak istiyorum, kalp yetmezliği, kalp duruyor anlamına gelmez.명확하게 하기 위해, 심부전은 심장이 멈춘다는 의미가 아닙니다.
Şimdi açık olmak istiyorum, kalp yetmezliği, kalp duruyor anlamına gelmez.Искам да подчертая, че сърдечна недостатъчност не означава сърцето да спре или човекът да е умрял.
Şimdi açık olmak istiyorum, kalp yetmezliği, kalp duruyor anlamına gelmez..אני רוצה להבהיר היטב, אי ספיקת הלב אינו אומר שהלב פסק לפעום
Şimdi açık olmak istiyorum, kalp yetmezliği, kalp duruyor anlamına gelmez.أود الآن أن أكون واضحاً، لا يعني قصور القلب أن القلب يتوقف.
Şimdi açık olmak istiyorum, kalp yetmezliği, kalp duruyor anlamına gelmez.心臓が止まれば死んでしまうからね
Şimdi, bu durum, dilin düşünceyi etkileyebileceğini inkar ettiğimiz anlamına gelmez.자, 이건 언어가 사고에 영향을 미칠 수 없다고 부정하는건 아니고 언어학자들이 오랫동안 흥미를 가져온
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.Dacă îţi iei un doctorat şi decizi să nu predai nu ajungi întotdeauna într-un loc ca acesta.
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.Když vystudujete Ph.D. a rozhodnete se nevyučovat, ne vždy skončíte na místě jako je tohle.
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.박사학위 후 교직을 선택하지 않았다고 모두 이런 곳에 가게 되는 것은 아닙니다.
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.Pero podrías terminar conduciendo un taxi en Nueva York.
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.Se fate un dottorato e decidete di non insegnare non finite sempre in un posto come questo.
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.Se temos um doutoramento e decidimos não dar aulas, nem sempre se acaba num sítio destes.
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.Сега, ако имате докторска степен, и решите да не преподавате, не винаги може да се озовете на място като това.
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.ואם קיבלתם תואר דוקטור והחלטתם לא ללמד, לא בהכרח תגיעו למקום כזה.
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.حسنا،عندما تحمل درجة الدكتوراة، وتختار ألا تدرّس، ليس بالضرورة أن ينتهي بك المطاف في مكان كهذا.
Şimdi, eğer doktoranızı alıp, ders vermemeye karar verirsiniz, her zaman böyle bir yere gelmezsiniz.必ずしもこんな地に たどり着くとは限りません あなたの選択次第 タクシーを運転しているかもしれない
Simyacıysa, bu onun da... ..."Yaratanın yoluna" sırt çevirdigi anlamına gelmez mi?Hvis han også er alkymist, - - har han så ikke vendt guddommeligheden ryggen?
Simyacıysa, bu onun da... ..."Yaratanın yoluna" sırt çevirdigi anlamına gelmez mi?Jeśli jest alchemikiem, oznacza to, że sam także odwrócił się od Najwyższego?
Simyacıysa, bu onun da... ..."Yaratanın yoluna" sırt çevirdigi anlamına gelmez mi?Jos hänkin on alkemisti- -eikö hänkin ole kääntänyt selkänsä hyvyydelle?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gelmez ile cümle - Sayfa 38 - gelmez kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App