Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmez ile cümle

gelmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Parce qu'on ne dirait pas de l'argent réel.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Pentru că nu par a fi bani reali.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Perché non sembrano soldi veri.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Porque não sentem que se trata de dinheiro real.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Porque no parece dinero real.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Pretože sa im to nezdá ako skutočné peniaze.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Protože se jim to nezdá jako skutečné peníze.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Weil es sich nicht wir wirkliches Geld anfühlt.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Γιατί δεν μοιάζει με πραγματικό χρήμα.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Бо їм здається, що це не справжні гроші.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Защото не го усещат като истински пари.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Потому что она не даёт ощущение реальных денег.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.כי זה לא מרגיש להם כמו כסף אמיתי.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.لأنها لا تبدو كنقود حقيقية
Çünkü gerçek para gibi gelmez.より具体的な体験というのは
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.A maggior ragione non significa che comunichi la cosa giusta.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.Co ważniejsze, to wcale nie znaczy, że otrzymujemy prawidłowy komunikat.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.Hơn thế nữa, chưa chắc nó truyền được đúng thông điệp.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.더 중요하게는, 그것이 올바른 소통을 의미하지는 않습니다.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.Mai important, nu înseamnă că transmite mesajul corect.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.Más aún, no significa que comunica lo deseado.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.Surtout, cela ne signifie pas que cela communique la bonne chose.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.Und was noch wichtiger ist: Es bedeutet nicht, dass es das Richtige kommuniziert.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.И еще, что более важно, это не значит, смысл передается.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.И още по-важно, това не означава, че комуникира правилното нещо.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.יותר חשוב, זה לא אומר שזה מעביר את הדבר הנכון.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.والأهم من ذلك, لايعني أنه يوصل الشيئ المطلوب.
Daha da önemlisi, iletişim sırasında doğru şeyden bahsettiği anlamına gelmez.では実際に中身を理解する前に
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Če bi bila močnejša, Vice ne bi bile videti takole.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Dacă trebuie să fiu puternică, Paradisul de Mijloc nu va fi niciodată.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Gdybym była silniejsza, nie musiałoby się tak stać w Międzyniebie.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Jika saja aku lebih kuat, Surga Tengah tidak akan seperti ini.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Kdybych byla silnější, Midheaven by nebylo takovéto.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Nếu có thể mạnh hơn, Midheaven sẽ không như thế.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Si hubiera sido más fuerte, MedioCielo no sería así.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Si j'étais plus forte, l'Entre-mondes ne serait pas dans cet état.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Was ik maar sterker geweest, dan zou Midden-Hemel niet zo zijn.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.Ако бях по-силна, Предверието нямаше да е това, което е.
Daha güçlü olsaydım, Aracennet bu hale gelmezdi.,אילו הייתי חזקה יותר ,אמצע גן העדן לא היה ככה
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Ada juga, seperti di mana pun, saya kadang-kadang mengharapkan Pengunjung yang tidak pernah datang.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Aj tam, ako všade inde, niekedy očakával, že návštevník, ktorý nikdy nepríde.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Anche lì, come dappertutto, a volte mi aspetta il visitatore che non arriva mai.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Auch dort, wie überall, habe ich manchmal den Besucher, der kommt nie erwartet.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Även där, liksom överallt, förväntade jag ibland besökare som aldrig kommer.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Có quá, như ở khắp mọi nơi, đôi khi tôi dự kiến ​​khách không bao giờ đến.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Der også, som overalt, jeg sommetider forventede besøgende, som aldrig kommer.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Există de asemenea, ca peste tot, m-am aşteptat uneori vizitatorilor care nu vine niciodata.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Há também, como em todos os lugares, eu às vezes espera o visitante que nunca chega.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Hay también, como en todas partes, a veces me espera al visitante que nunca llega.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.I tam, jako všude jinde, někdy očekával, že návštěvník, který nikdy nepřijde.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Itt is, mint mindenütt, néha várható a Látogató, aki soha nem jön.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.도로 사방에 가끔 오는 않는 방문자가 예상.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Là aussi, comme partout, j'ai parfois le visiteur qui s'attend ne vient jamais.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Ook daar, zoals overal, ik soms verwacht dat de bezoeker die nooit komt.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Sielläkin, kuten kaikkialla, olen joskus odottanut Visitor joka ei koskaan tule.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Tam też, jak wszędzie, czasami oczekuje Gość, który nigdy nie nadejdzie.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Tudi tam, kot povsod, včasih sem pričakoval, da bo obiskovalec, ki nikoli ne pride.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Και εκεί, όπως παντού, περίμενα ότι μερικές φορές τον επισκέπτη που δεν έρχεται ποτέ.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Там също, както и навсякъде, аз понякога очаква посетител, който никога не идва.
Da, her yerde olduğu gibi, bazen gelmez Ziyaretçi bekleniyor.Там теж, як і скрізь, я іноді очікується Відвідувачі, які ніколи не приходить.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod