Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Cela ne signifie pas que les gens en situation d'autorité peuvent faire ce qu'ils veulent.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Das heißt nicht, dass verantwortliche Personen tun können, was sie wollen.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Điều đó không có nghĩa mọi người có thẩm quyền làm bất cứ điều gì họ muốn.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Esto no quiere decir que las personas con autoridad pueden hacer lo que quieran.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Ez persze nem azt jelenti, hogy a hatalom gyakorlói azt tehetnek amit csak akarnak.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Het betekent niet dat mensen met autoriteit kunnen doen wat ze willen.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.국가기관에 있는 사람들이 자신들이 원하는대로 무엇이든 할 수 있다는 뜻은 아닙니다.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Neznamená to, že lidé s autoritou si mohou dělat, co se jim zalíbí.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Non significa che le persone dotate di autorità devono poter fare ciò che vogliono.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.To nie znaczy, że ludzie u władzy mogą robić co zechcą.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Αυτά δεν σημαίνουν ότι οι άνθρωποι στην εξουσία μπορούν να κάνουν ό,τι θέλουν.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Това не означава, че хората на власт могат да правят, каквото си искат.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.Это не значит, что люди во власти смогут делать, что захотят.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.זה לא אומר שהאנשים בשליטה יוכלו לעשות כאוות נפשם.
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.حلولي هذه لا تعني ان الناس في السلطة يمكنهم ان يقوموا بما يريدون دون حساب
Bu yetki sahibi insanlarin istediklerini yapacaklari anlamina gelmez.意味ではありません 権力を持っている人達もまた一般原則と目標とに縛られています
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.제 증조할머니께선 '페미니스트'란 단어를 모르십니다. 하지만 그것이 그 분이 페미니스트가 아닌 이유는 되지 않습니다.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Meine Urgroßmutter kannte das Wort "Feministin" nicht, aber das bedeutet nicht, dass sie es nicht war.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Mi bisabuela no conocía la palabra "feminista", pero no significa que no lo fuera.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Min mormor kände inte till ordet feminist, men det betyder inte att hon inte var en.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Străbunica mea nu cunoștea cuvântul "feministă", dar asta nu înseamnă că nu era una.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Моя прабабушка таких слов, как "феминистка", даже не знала. Но это не значит, что она ею не была.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.لم تكن جدتي تعرف مفردة نسوية ولكن لم يعني ذلك أنها ليست كذلك.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.だからと言ってフェミニストじゃない と言う訳ではありません もっと多くの人が この言葉を使うべきです
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.De még egy közgazdásznak sem jutott eszébe, hogy a 'gyenge mint a lepkefing' igazán fontos lehet."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.Ekonomista nigdy nie wpadłby na to, że idea
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.Ekonomové nikdy nepřemýšleli o principu "slaboch a posera", možná to může být důležité."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.그런데 경제학자들은 한번도 '약해빠진 사람'이라는 개념이 이렇게 중요하다고 생각해 보지 못했을거야"라고 말이죠.
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.И едва ли ще хрумне на някой икономист, че идеята за "слаб и негоден" може наистина да е от значение."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.И экономисту бы в голову не пришло, что идея о "слабаке, в натуре" может и в самом деле быть важной.
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.ומעולם לא עלה בדעתם של הכלכלנים שהרעיון הזה, של "חלש וכל החרא הזה", יכול להיות באמת חשוב.
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.ولن يفكر الاقتصادي بفكرة "الضعف" التي كان يقصدها زعيم العصابة وأن يكون بتلك الأهمية."
Bu "zayıf ve işe yaramaz" kavramı asla ekonomistlerin aklına gelmezdi.思いもつかない」 しかし「見くびられる」というのは
Catherine otele geri gelirdi veya bir daha asla gelmezdi.Catherine poteva tornare all'albergo, oppure non sarebbe tornata mai.
Catherine otele geri gelirdi veya bir daha asla gelmezdi.Catherine wróci do hotelu, albo przepadnie na amen.
Catherine otele geri gelirdi veya bir daha asla gelmezdi.Có thể Catherine sẽ trở về khách sạn, hay cô không bao giờ về nữa.
Catherine otele geri gelirdi veya bir daha asla gelmezdi.캐서린이 호텔로 돌아오거나 아니면 영영 돌아오지 않거나.
Catherine otele geri gelirdi veya bir daha asla gelmezdi.או שקתרין תחזור למלון או שהיא לעולם לא תחזור למלון.
Catherine otele geri gelirdi veya bir daha asla gelmezdi.اما ان تعود كاثرين الى الفندق او أنها لن تعود أبدا
Catherine otele geri gelirdi veya bir daha asla gelmezdi.二度と帰ってこないかのどちらかです だから座って待つことにしました
Çevre sorunlarının ve güçlüklerinin evrimi kaygıların artık önemini kaybettiği anlamına gelmez.Vývoj environmentálnych problémov a výziev
Çevre sorunlarının ve güçlüklerinin evrimi kaygıların artık önemini kaybettiği anlamına gelmez.Vývoj otázek a problémů životního prostředí evropskou rámcovou politikou.
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.자연적으로 가능한 일이 아니기 때문입니다.
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.Op een natuurlijke manier lukt dat niet.
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.Parce que naturellement, vous ne pouvez pas le faire.
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.Pentru că în mod natural nu e posibil.
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.Perchè di natura ciò non accade
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.Защото по естествен път не може да се направи.
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.Потому что просто в природе подобного не существует.
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.מכיוון שלא ניתן להגיע לדבר כזה באופן טבעי.
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.لأنه لايمكنكم إيجاده طبيعيًا.
Çünkü doğal olarak meydana gelmez.ドップラー効果は、基礎的な物理学からみると
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Bởi vì nó không giống như tiền thật
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Bo o karcie nie myślimy jak o prawdziwych pieniądzach.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.För att det inte känns som riktiga pengar.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Fordi det ikke føles som rigtige penge.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Karena kartu ATM dan kartu kredit tidak terasa seperti uang yang nyata.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.왜냐하면 그것은 진짜 돈 같이 느껴지지 않기 때문입니다.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Mert az nem érződik igazi pénznek.
Çünkü gerçek para gibi gelmez.Omdat het niet als echt geld aanvoelt.