Dedim: - Beratımın gereği niçin yerine gelmez?どうして自分は仕事を手に入れられなかったのだろうと。
Eğer ACK sinyali gelmez ise zaman aşımı prensibine göre tekrar pencere gönderilir.正常にACKが帰ってこないとき、その時初めて、再送する。
Bu terim, her zaman bir kişinin annesinin de konuştuğu dil anlamına gelmez.ただし、その言語がその人の唯一の母語であるとは限らない。
Şimdi o yok, bu yok; müjdecinin gelmesi kimseye hoş gelmez."潛之又潛,巧伺者不能窺,善孽者不能中。
Zenci (İngilizce: Nigger) kelimesi illa da siyah anlamına gelmez” diyerek savundu.黑鬼(nigger)這字眼是不一定指黑人的意思”。
Yukarıda açıklandığı gibi, bu enflasyon çağı 10−32 saniyeden az sürdü anlamına gelmez.如上文的解釋,這並不意味著暴脹時期的持續少於10−32秒。
Ölü lekeleri vücudun yere dokunan kısımlarında husûle gelmez.你不能让东西在棺材里撞来撞去。
Kopan kol yerine gelmez ama tıraş edilen sakal daha gür çıkar.但是,你知道遭切斷的手臂不能替換,但鬍鬚剃過後只會長的更加濃密。
Göreve gelir gelmez gerekli reformların yapılması için çalışmaya başlamıştır.马略一就任,就立即着手开始进行军事改革。
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.老虎如果在第四扇門時,不可預料。
Saçma emir ve isteklerinin sonu gelmez.次序和因果並沒有顛倒。
Bir başka deyişle, bir mesaj gönderip cevap beklemek sıranın kaybedilmesi anlamına gelmez.也就是說無法確定是否只要不滿足取樣定理,就一定會有信號的喪失。
Adil Efendi yine gelmez.不久辭官歸里。
Eğer bileti almamış olsaydım gelmezdim. (“-sa” eki zaten “eğer” anlamını vermektedir.沒有牌可以出,或者不想出時,可以說PASS(不出牌)示意。
Bu işlemlerin tamamı zararlı anlamına gelmez ve bilinçsiz kullanımda sisteme büyük hasar verebilir.确保可能出现的任何失效不会伤害到消费者或者严重影响系统。
Otobüs zamanında gelmezse / geç kalacağız.정해진 시간에 돌아오지 못하면 죽는다.
Fakat mektup hiçbir zaman gelmez.그 후 그러한 전보는 결코 오지 않았다.
Kısa bir süre sonra Rick, Atlanta'ya gitmeye karar verir ama Morgan ve Duane onunla gelmez.릭은 아틀란타로 떠나고 모건과 듀안은 그곳에 남게된다.
Zenci (İngilizce: Nigger) kelimesi illa da siyah anlamına gelmez” diyerek savundu.'니가(Nigga,깜둥이)'라는 단어를 싫어한다.
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.그리고 다음 날, 미즈호는 학교와 연습에 모습을 비추지 않고, 그 후로도 더 이상 모습을 보이지 않는다.
Diğer tabancalar gibi ihmale gelmez.그 이외의 무기는 전작과 같다.
Bu, onların konsantrasyonlarının eşit olduğu manasına gelmez.이러한 접근법은 분점의 세차운동과는 일치하지 않는다.
(Kleransın verildiği/verileceği anlamına gelmez.(일설로 전해지는 송익필의 자(字)가 산이름이 되었다는 것은 사실이 아니다.
Meme kanseri, stresle veya memeye travmayla (darbeyle) meydana gelmez.(생성되는 과보(果報) 또는 업보(業報)가 아니라 증득되는 과(果)이다.)
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.בבוקר שאחרי מרגו לא מגיעה לבית ספר, וכך במשך 3 ימים.
Diğer tabancalar gibi ihmale gelmez.אין ניצרה כמו באקדחים רבים אחרים.
Fakat mektup hiçbir zaman gelmez.המכתב מעולם לא נמצא.
Umarım bu yüzeysel bir albüm yapmak istediğim anlamına gelmez, çünkü öyle değil.אני אפילו ציינתי שלא משנה לי אם זו תהיה רצועה זניחה באלבום ובלבד שאבצע אותו.
Bekler ama hiç kimse gelmez.אין יוצא ואין בא.
Akıcı üslup kolaycı ve basit anlamına gelmez.לא יכול להיות שעקירת עץ היא דבר כה קל ופשוט.
Ertesi gece Aries, Strong'u iki kez çağırır ancak Strong gelmez.На следващата, Ейрис извика Стронг два пъти, но не можа да го атакува.
İlk etapta kukladan şüphelenmek kimsenin aklına gelmez.Първоначално не е установено вещество в кухината.
Berlin’e gelir gelmez hemen önemli sanatçılar ve yöneticilerle ilişki kurdu.По време на посещението си в Англия той се среща с видни интелектуалци и творци.
Ama babası bir türlü gelmez.Баща му никога не присъства.
Bu üretim için ihtiyaç duyulan elektron akımı, bu safhada, artık şeker üretiminden gelmez.Освен оборудване за планетариуми, фирмата вече не произвежда продукти от този бранш.
Bazı kelimelere Î harfi gelmez.Няколко думи липсват.
Bu işlemlerin tamamı zararlı anlamına gelmez ve bilinçsiz kullanımda sisteme büyük hasar verebilir.Машините заслужават ли да имат права и могат ли съзнателно да навредят на някого?
Umarım bu yüzeysel bir albüm yapmak istediğim anlamına gelmez, çünkü öyle değil.Nadam se da to ne implicira da je ovaj album nastao kao površan, jer to nije.
Aynı zamanda stop devresi sinyali gelmediği takdirde fiş devresi sinyali de gelmez.Tu nažalost ne pomaže ni ronilačka signalna plutača (bova).
Beklendiği gibi hiçbir yerden cevap gelmez ve üyeler okullarını bitirmekle meşgul olurlar.Kad je krenuo napad, Splićani su napustili svoja radna mjesta, a škole prekinule rad.
Kendisi gelmez.My neprídeme.
Yukarıda açıklandığı gibi, bu enflasyon çağı 10−32 saniyeden az sürdü anlamına gelmez.To však neznamená, že inflačná éra trvala menej ako 10−32 sekúnd.
Bu süreç Yunanca'da meydana gelmez, bunun yerine lehçeler standart Yunancayla değiştirilir.V odvete gól nepadol a na Standard tak čaká grécky Panathinaikos.
Bu terim, her zaman bir kişinin annesinin de konuştuğu dil anlamına gelmez.Ta jezik navadno ni materinski jezik nobenega od sogovorcev.
Tüm bilgiler tecrübe ile başlasa da, bu tüm bilgilerin tecrübeden kaynaklandığı anlamına gelmez.Čeprav se pričenja vsako naše spoznavanje po izkustvu, ne izvira vse iz njega.
Otobüs zamanında gelmezse / geç kalacağız.Če bom zamudila vlak, bom zamudila šolo.
"Olgu", "mutlak kesinlik" anlamına gelmez.Da nekaj pač »drži kot absolutna resnica«.
Fakat bu durum bir ulusun her gelenek ve kuruluşunu destekleyeceği anlamına gelmez.Nadalje države ne enači z vsakršnim kolektivnim delovanjem in organizacijo.
Berlin’e gelir gelmez hemen önemli sanatçılar ve yöneticilerle ilişki kurdu.Znova se je vrnil v Pariz in tam prijateljeval z umetniki in galeristi.
Ne yazık ki bilinmeyen bir sebepten dolayı çok zamandan beri gelmez oldular.Kasneje pa je to dejanje izginilo iz nepoznanih razlogov.
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.Kako se je Četrta dinastija končala, še vedno ni jasno.
Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakalın yerine daha gür çıkar." diye cevap vermiştir.Odsekana roka nikoli več ne sraste, obrita brada po zraste še gostejša″.
Fakat bu modern fizikte daha ileri gelişmelerin olmadığı anlamına gelmez.To so zaenkrat nerešeni problemi sodobne fizike.
Ana duygu konu anlamına gelmez.Galvos padėtis yra nesvarbi.
Hiçbir şey, nedensiz olarak meydana gelmez.Midagi ei juhtu piisava põhjuseta.
Olumsuz hislerden uzak olmaları, daha çok olumlu hisleri tecrübe edecekleri anlamına gelmez.Kuigi neil esineb vähem negatiivseid emotsioone, ei tähenda see, et neil oleks rohkem positiivseid emotsioone.
Chandrika Kumaratunga,göreve gelir gelmez annesi Sirimavo Bandaranaike'yi başbakanlığa atadı.Pärast seda sai Chandrika Kumaratunga ema Sirimavo Bandaranaike maailma esimeseks naispeaministriks.
Bekler ama hiç kimse gelmez.Keegi saab seda ära hoida, kuigi keegi ei tee seda.
Dedim: - Beratımın gereği niçin yerine gelmez?"Miks sa ilma minu teadmata aseme ümber tõstsid?
"Olgu", "mutlak kesinlik" anlamına gelmez."Sõnasõnaline" ei tähenda 'tõeväärtusega'.