Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmez ile cümle

gelmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Koma kadının cadı olduğunu anlasa da elinden artık bir şey gelmez.Attól, hogy valaki boszorkánynak nevezi magát, még nem az!
Eğitim alan kişiler bu tip tehlikeler ile karşı karşıya gelmez.Ilyen embernek, akit így elismernek, nem szabad kockáztatni!
Fakat mektup hiçbir zaman gelmez.Kirje ei kuitenkaan koskaan pääse perille.
Elinden yapacak bir şey gelmez.En voi sille mitään.
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.Neljännen pommin putoamispaikkaa ei havaittu.
Ne yazık ki bilinmeyen bir sebepten dolayı çok zamandan beri gelmez oldular.Sen vuoksi se on jäänyt tuntemattomaksi hyvin pitkäksi ajaksi.
Hiçbir şey, nedensiz olarak meydana gelmez.Mitään ei voi tapahtua ilman riittävää syytä.
Eğer bileti almamış olsaydım gelmezdim. (“-sa” eki zaten “eğer” anlamını vermektedir.You never give me what! — Etkä antanut! (muuten minulla olisi jo se, eikö niin?)
Bir yazılımın "desteklenmiyor" olması o yazılımın "önerilmediği" anlamına gelmez.Sitä, kuka ”Kuolematon rakastettu” oli, ei kirjeessä mainita.
Bu kadar güzel olacağı aklıma gelmezdi.Ei tullut mieleenikään, että se olisi näin kaunis.
Bu bakış açısı sonsuzun fizikte kullanılamayacağı anlamına gelmez.Αυτή η άποψη δεν σημαίνει ότι το άπειρο δεν μπορεί να χρησιμοποιηθεί στη φυσική.
Otobüs zamanında gelmezse / geç kalacağız.Αν πάει για Οκτώβρη θα είμαι μέσα, αν όχι δεν θα'μαι.
Hiçbir şey, nedensiz olarak meydana gelmez.Δεν εμφανίζομαι απλά για τα πράγματα, ξέρετε.
Tom buraya sık sık gelmez.Ο Τομ δεν έρχεται συχνά εδώ.
Yuri Goguryeo'ya gelir gelmez Jumong onu Veliaht Prens’i ilan etti.Da Yuri senere ankom til Goguryeo, gjorde Jumong straks ham kronprins.
Bu da şehrin tarihindeki sonu gelmez çatışma ve kan dökmenin bir yansıması olarak düşünülür.It will be seen, in retrospect, as marking the end of an era.
Vücutta oluşan her beyaz leke kişinin vitiligo hastalığına yakalandığı anlamına gelmez.Ikke alle med sygdomsgenet får nødvendigvis symptomer på sygdommen.
Sıkıntıya gelmez ve eğer sıkılırsa eşyalara zarar verir.Da han vågner prøver han at sørge får at Balder ikke kommer til skade.
Jake ve Fred gelmez, Bridget gelemez.Reid, Brian No Holding Back.
Tom asla gelmez.Tom kommer aldrig.
Tamir etmeye çalıştığı şeylerden pek bir hayır gelmez.Det hjelper ikke hva han gjør for å reparere skaden.
Eğer uzatma sonunda gol gelmezse, penaltı atışları ile galip belirlenir.Hvis det fortsatt er uavgjort da, blir kampen avgjort etter shootout.
Recep’i çağırır, ama o da gelmez.Pryderi følger etter og kommer ikke tilbake.
Diğer tabancalar gibi ihmale gelmez.Revolvere regnes ikke som selvladende skytevåpen.
Bu aslında düzmece bir haberdir, zira onun yaşadığının bilinmesi hükümetin işine gelmez.Det er grusomt å tenke på at kongedømmet ennå ikke vet dette.
"Olgu", "mutlak kesinlik" anlamına gelmez."Fakta" tidak berarti "kepastian absolut".
Yuri Goguryeo'ya gelir gelmez Jumong onu Veliaht Prens’i ilan etti.Ketika Yuri datang ke Goguryeo , Jumong langsung menggelarinya sebagai putra mahkota.
Krebs, eğer 48 saat içinde yardım gelmezse her şeyin yitirileceğini söyledi.Krebs mengatakan bahwa jika bantuan tidak datang ke Berlin, semua akan jatuh.
Bu durum, yasanın modern bağlamda ilişkisini yitirdiği anlamına gelmez.Ini tidak berarti ia kehilangan relevansi dalam konteks yang lebih modern.
Bölgesel güç olmak karşılıklı olarak diğer güç kategorilerinin dışında kalmak anlamına gelmez.Menjadi penguasa regional tidak sama eksklusifnya seperti kategori yang lain.
Yeniden sahiplik kazanılsa da şinigami gözleri geri gelmez.Jika bus menang, para tongawallah tidak akan mengeluh lagi.
Ölü lekeleri vücudun yere dokunan kısımlarında husûle gelmez.Korban yang diincar adalah orang-orang yang tidak menapakkan tubuhnya dengan tanah.
Bu terim, her zaman bir kişinin annesinin de konuştuğu dil anlamına gelmez.Hal ini memberi kesan bahwa dia tidak berbicara dengan bahasa ibu-nya sendiri.
Fakat mektup hiçbir zaman gelmez.Namun surat itu tidak pernah dibalas.
Fakat Füsun, buluşmaya gelmez.Bunda tidak bisa hadir.
Bir sistemin işlemsel kapalılığı sistemin dış etkenlere karşı kapalı olduğu anlamına gelmez.Suatu contoh adalah suatu sistem dengan partikel yang berinteraksi tidak terganggu oleh pengaruh luar.
Caesar sonunda senatoya geldi ve gelir gelmez Caesar'a saldırıldı.Khi Caesar cuối cùng đã đến viện nguyên lão, họ tấn công ông ta.
Kanunlara uymak, onların test edilemeyeceği anlamına gelmez.Đừng phát minh lại quy luật nếu bạn không nghiên cứu thực hiện.
Kendisi gelmez.Ông cũng không đến.
Aynı zamanda stop devresi sinyali gelmediği takdirde fiş devresi sinyali de gelmez.Cũng như lần trước, chiếc vòng theo dõi cũng mất tín hiệu.
Sevmekten başka bir şey gelmez elinden.Tôi không thể làm gì khác hơn là căm ghét nó.
Ancak, gönderen adresi sahte olduğu için yanıt gelmez.Không có địa chỉ, chứng minh thư không thể được gửi đi.
Krebs, eğer 48 saat içinde yardım gelmezse her şeyin yitirileceğini söyledi.クレープスは、救援が48時間以内に到着しないならば、すべてが灰塵に化すだろうとカイテルに話した。
Otobüs zamanında gelmezse / geç kalacağız.急いでバスに乗らないと遅刻してしまう。
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.4階に行ってしまうと戻れなくなる。
Ne yazık ki bilinmeyen bir sebepten dolayı çok zamandan beri gelmez oldular.長らく原因不明とされてきた。
Bekler ama hiç kimse gelmez.しかし誰も来ず、これからも誰も来ない。
Bu bir nesne havaya atıldığında hemen yere düşeceği anlamına gelmez.飛びながら落としてくる爆弾は落ちてもすぐには爆発しない。
Kara tren gelmez m'ola...^ “【ライブレポート】Black Trainは止まらない!
Bir başka deyişle, bir mesaj gönderip cevap beklemek sıranın kaybedilmesi anlamına gelmez.従って、メッセージを送信して返事を待つまで、全く無駄な点がない。
Fakat bu, belirsiz form olduğu anlamına gelmez.しかしこれは型にはめたわけではない。
Diğer tabancalar gibi ihmale gelmez.他の武器と違いパワーアップはできない。
(Kleransın verildiği/verileceği anlamına gelmez.(教団を信じるという意味ではありません。
Fakat mektup hiçbir zaman gelmez.しかしその手紙の返事が来たことは一度もない。
Eğer bileti almamış olsaydım gelmezdim. (“-sa” eki zaten “eğer” anlamını vermektedir.文字をコールしたが存在しなかった場合(母音字を「買い」に行って不存在の場合を含む)。
Sevmekten başka bir şey gelmez elinden.愛さずにはいられない
Anne-çocuk bağı dışında hiçbir sosyal bağ meydana gelmez.一児の母であること以外、親族関係は公表していない。
Ama bu işin bittiği anlamına gelmez.(この試合で)終わり、という訳じゃないんだから。
Kabuğun yöneliminden periyodik olarak nemini kaybetmedikçe çıngırak gibi ses gelmez.普段は本物のマネキンの様に動かず、動き出すまではラジオのノイズも鳴らない。
Bir daha davet ederiz, gelmezler.また、注意しに行くが今度は誰も出ない。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod