Birçok yarasa türünde, erkek ve dişi çiftleşme mevsimi dışında bir araya gelmez.In numerose coppie di allevamento, maschio e femmina non possono essere tenuti insieme a lungo.
Scoobyleri acil toplantıya çağırır ama Willow ve Anya gelmez.In seguito Ovila tornerà dalla famiglia ma la riunione fra lui ed Emilie non è facile.
Yine de bu yanlış ve hatta bir bakıma absürt fikirler ortaya atılmadı anlamına gelmez.Naturalmente si tratta di un piano folle e, soprattutto, inutile.
Sarhoş halde barı satın alırlar fakat; hiç müşteri gelmez.Così tutti insieme si recano a bere una birra, ma in giro non c'è nessun pub.
Fakat bu durum ‘Suskunluk Sarmalı’nın ‘online’ ortamda hiçbir zaman oluşmadığı anlamına gelmez.«Il "davanti a che" dell'angoscia non è mai un ente intramondano. (...)
Diğerlerini öldürmek ve yok etmek manasına gelmez.Non farti individuare e uccidere da altri giocatori.
Meme kanseri, stresle veya memeye travmayla (darbeyle) meydana gelmez.Non con toni minacciosi o di rimprovero».
Asosyal olabilirim , ama bu insanlarla konuşmadığım anlamına gelmez.Быть может, я и асоциален, но это не значит, что я не общаюсь с людьми.
Denizde yüzmek, denize sahip olmanın anlamına gelmez.Плавать в море не значит владеть морем.
Mary bu gece gelmezse, Tom'un memnun olacağına bahse girerim.Бьюсь об заклад, что Фома будет доволен, если Маша не припрётся сегодня ночью.
O gelir gelmez, başlayacağız.Сразу как только она придёт, мы начнём.
Gelir gelmez bana telefon aç.Позвони мне, как только придёшь.
Eve gelir gelmez yatağa yığıldım ve uyuyakaldım.Придя домой, я повалился на кровать и тут же уснул.
Krebs, eğer 48 saat içinde yardım gelmezse her şeyin yitirileceğini söyledi.Кребс сообщил Кейтелю, что, если помощь не поступит в течение 48 часов, все будет потеряно.
Hiçbir şey, nedensiz olarak meydana gelmez.Ничто не происходит случайно, без причины.
Birinin diğerinden büyük olduğu anlamına gelmez.Но не в том смысле, что одно должно быть важнее другого.
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.Думаю, если бы я пришла четвертой, то не пережила бы это.
Şimdi o yok, bu yok; müjdecinin gelmesi kimseye hoş gelmez."Оно направляет его волю так, что ни один человек не способен совершить что-либо доброе.
Saçma emir ve isteklerinin sonu gelmez.В обычном своем положении и булавки не выступают за край.
Zenci (İngilizce: Nigger) kelimesi illa da siyah anlamına gelmez” diyerek savundu.Слово „ниггер“ необязательно означает чёрного».
Kimse de onunla alay etmez, onun önceki inatçı, kavgacı, Herik beyliğine de pek haram gelmezmiş.Нравом он совсем не походил на своего предшественника, так как был сребролюбив и несправедлив.
Fakat mektup hiçbir zaman gelmez.Вот только письма не всегда доходят
Sıkıntıya gelmez ve eğer sıkılırsa eşyalara zarar verir.Однако, если собаку не занимать, она заскучает или будет портить вещи.
(Kleransın verildiği/verileceği anlamına gelmez.(Это не единственный способ получить квалификацию.
Sadece deniz anlamina gelmez, büyük göl, büyük nehir anlamıda taşır.В озеро не впадает и из озера не вытекает значительных рек.
Dedim: - Beratımın gereği niçin yerine gelmez?Он сказал: «Что это у вас телефон не работает?
Bu aralıklardan bir sapma kesin hastalık olduğu anlamına gelmez.От одной физической боли так не кричат...
Ama babası bir türlü gelmez.Поэтому отец и не может быть с ними.
Kesilen kolun yerine yenisi gelmez, fakat kesilen sakalın yerine daha gür çıkar." diye cevap vermiştir.Отрезанная рука никогда не вырастет, а новая борода станет еще гуще».
Bu bir nesne havaya atıldığında hemen yere düşeceği anlamına gelmez.Если тело вперто в воду, то оно не тонет сроду.
Bazı kelimelere Î harfi gelmez.الكلام في المحادثات يصبح غير ذي معنى.
Gemi, Cudi üzerine oturdu ve haykırıldı: “O zalimler topluluğu geri gelmez olsun!”عندما تولى رفيق البيت السلطة قالوا " الظلم لن يفارقه " أي بداخله.
İktidara gelir gelmez eski İttihat ve Terakkî liderlerinin birçoğu tutuklandı.وبمجرد مجيئهم الي السلطه تم القاء القبض علي الكثير من قاده الاتحاد والترقي السابقه.
(Ama bu, global hizalamaların boşluklarla sonlanamayacağı anlamına gelmez.)وهذا لا يعني التحالفات العالمية لا يمكن أن تنتهي في الثغرات.
Kimse de onunla alay etmez, onun önceki inatçı, kavgacı, Herik beyliğine de pek haram gelmezmiş.(فإن كان المتصل بهما ليس علماً ولا صفة : كسرحان ، كسرت ما قبل ياء التصغير وقلبت ألفه ياء.
Tanrı iyi olduğu için, insanların başına gelen her şey, çoğumuzun sandığı gibi, ondan gelmez.ولأنه ما طبيعة أخرى لله، فإنه لا يمكن تجاوز كل ما يحصل.
Hiçbir şey, nedensiz olarak meydana gelmez.أي أن لا شيء يُنتج من لا شيء.
Fakat yine cevap gelmez.لكن لم يتم الرد.
Ama babası bir türlü gelmez.فاذا تعذر على والده المجيء ..
Elinden yapacak bir şey gelmez.لا يمكنك أن تفعل أفضل من ذلك.
Dedim: - Beratımın gereği niçin yerine gelmez?أنا لا أرى أي سبب لماذا ينبغي عليّ إيقاف الخدمة!
Fakat bu sabah Margo okula gelmemiştir, üstelik ertesi günler de gelmez.No entanto, Margo não aparece na escola naquele dia ou no seguinte.
Bu bakış açısı sonsuzun fizikte kullanılamayacağı anlamına gelmez.Este ponto de vista não significa que o infinito não possa ser usado em física.
Krebs, eğer 48 saat içinde yardım gelmezse her şeyin yitirileceğini söyledi.Ele disse à Keitel que se o alívio não chegasse em 48 horas, tudo estaria perdido.
Bölgesel güç olmak karşılıklı olarak diğer güç kategorilerinin dışında kalmak anlamına gelmez.Ser uma potência regional não é mutuamente exclusiva com qualquer das outras categorias de poder.
Hiçbir şey, nedensiz olarak meydana gelmez.Algo, aparentemente, sem motivos.
Bekler ama hiç kimse gelmez.Todos vão e vêm e ninguém o vê.
Ertesi gece Aries, Strong'u iki kez çağırır ancak Strong gelmez.Na noite seguinte, Aries gritou forte duas vezes, mas não foi capaz de colocar as mãos nele.
Beklenen sevgili o gece gelmez.Um amor que não espera.
Ama babası bir türlü gelmez.O pai diz que não pode fazer nada.
Bir yazılımın "desteklenmiyor" olması o yazılımın "önerilmediği" anlamına gelmez.Mas deixem-me dizer aqui, clara e definitivamente, que não recomendo aquele “Livro”.
Karakterleri hayatlarını bitirmeyi dilerler ama beklenen son hiç gelmez.O personagem não consegue encerrar por definitivo seu relacionamento, apesar de desejar isso.
Caesar sonunda senatoya geldi ve gelir gelmez Caesar'a saldırıldı.Toen Caesar ten slotte naar de Senaat kwam, vielen zij hem aan.
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.Het ombouwen naar de vierde generatie had niet het gewenste resultaat.
Ama bu işin bittiği anlamına gelmez.Dit betekent echter niet dat dit het einde van zijn carrière is.
Fakat mektup hiçbir zaman gelmez.Maar het bevel komt nooit.
Saat kelimesi kullanılmasına rağmen bu altın saatin gerçekten altmış dakika sürdüğü anlamına gelmez.De term uur betekent niet dat dit ook echt zestig minuten duurt.
Fakat bazıları aynı anlama gelmez.Toch is de betekenis niet hetzelfde.
Kanunlara uymak, onların test edilemeyeceği anlamına gelmez.Wordt de wet niet toegepast, dan kan het verhoor geen enkel bewijs opleveren.
Otobüs zamanında gelmezse / geç kalacağız.Hij zou op tijd zijn geweest, ware het niet dat de bus te laat kwam.