Bu transfer döneminde gelmeyi çok istedim.Počas tohto živého prenosu si aj zahrala.
Haddok da onunla gelmeyi kabul eder.Jahija įkalbėjo jį vykti kartu su juo.
Gerçi uzun süredir uyuşturucu ile olan mücadelesini sürdürüyordu ama üstün gelmeyi başaramamıştı.Ir kartą visai netyčia pabandžiusi narkotikų, ji jau nebegalėjo sustoti.
Günümüze kadar gelmeyi sadece bir tanesi başarabildi.Mõnel ei õnnestunud ka ainsat päeva võimul olla.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Andrà a finire male!
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Ăsta e un dezastru iminent.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Dat is vragen om problemen.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Eso es un desastre en potencia.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.아, 안 봐도 재앙일 게 뻔한걸!
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Ồ, đó sẽ là một thảm họa đang chực bùng nổ.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Oh, ça va être un désastre.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Oh - da lauert doch schon die nächste Katastrophe.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Oh, isso é um desastre prestes a acontecer.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.To musi zakończyć się porażką.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Ω, αυτό θα είναι μια αναμενόμενη καταστροφή.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Това ще бъде нещастие.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Це провал.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.Это будет бомба замедленного действия.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.זה יהיה אסון ידוע מראש.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.سيكون ذلك كانتظار كارثة على وشك أن تحدث.
Ah, meydana gelmeyi bekleyen büyük bir felaket olacak.そうとも限りません
Annene gel... (Arzunun oltasına gelmeyin sakın ha...)Chodź do mamusi... (*Nigdy nie ulegaj pokusie, zanim nie spostrzeżesz się, że...*)
Annene gel... (Arzunun oltasına gelmeyin sakın ha...)Kom bij mama... (*Bijt je niet in het plezier tot je weet...*)
Annene gel... (Arzunun oltasına gelmeyin sakın ha...)Komm zu Mami... (*Lasst euch nicht verführen bis ihr nicht sicher seid...)
Annene gel... (Arzunun oltasına gelmeyin sakın ha...)Kom till mamma... (*Köp inte grisen i...)
Annene gel... (Arzunun oltasına gelmeyin sakın ha...)(*Non addentare all'esca del piacere finchč non sai...)
Annene gel... (Arzunun oltasına gelmeyin sakın ha...)Pojď k mamince...
Annene gel... (Arzunun oltasına gelmeyin sakın ha...)Viens voir maman..
Annene gel... (Arzunun oltasına gelmeyin sakın ha...)-Έλα στη μαμά. - *Μη δαγκώνετε το δόλωμα της ευχαρίστησης μέχρι να σιγουρευτείτε πως δεν υπάρχει αγγίστρι.*
Annene gel... (Arzunun oltasına gelmeyin sakın ha...)Иди к мамочке... ["Не заглатывай наживку удовольствия, не убедившись"]
Bak, o pisliği beslemeye devam edersen, geri gelmeyi sürdürecek ve ben alerjiğim.Kijk, als je die vlooienbalk blijft voeden, zal hij blijven terugkomen en ik ben allergisch.
Bak, o pisliği beslemeye devam edersen, geri gelmeyi sürdürecek ve ben alerjiğim.Koukni, pokud budeš furt krmit ten pytel blech, tak se stále bude vracet a já jsem alergický.
Bak, o pisliği beslemeye devam edersen, geri gelmeyi sürdürecek ve ben alerjiğim.Mira, si sigues alimentando a ese pulgoso, va a seguir viniendo y soy alérgico
Bak, o pisliği beslemeye devam edersen, geri gelmeyi sürdürecek ve ben alerjiğim.Nay, neu em cu tiep tuc cho thu khong dang do an, no se cu quay tro lai va anh dang bi di ung.
Bak, o pisliği beslemeye devam edersen, geri gelmeyi sürdürecek ve ben alerjiğim.Se continuas a alimentar esse saco de pulgas ele continua a voltar e eu sou alérgico.
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm."존스양, 애 전시회 개회식에 가고 싶어 했던 거 다 알아요." "근데 타고 갈 게 없었을 거예요"
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm."Miss Jones, ik weet dat je naar de vernissage van je kind wilde gaan, maar allicht had je geen vervoer.
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm."Miss Jones, tudom, hogy el akart jönni a gyereke megnyitójára, de valószínűleg nem kapott fuvart.
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm."מיס ג'ונס, אני יודע שרצית להגיע לפתיחת התערוכה של הילד שלך, "אבל בטח לא היה לך טרמפ.
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm."انسة جونز، اعلم انك اردت القدوم الى افتتاح معرض طفلك، ولكنك على الارجح لاتملكين سيارة.
"Bayan Jones, çocuğunuzun sergi açılışına gelmeyi çok istediğinizi, ama araç bulamadığınızı düşündüm.けど乗り物がなかったんでしょう だからお迎えにきましたよ」
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."당신이 나와 함께 단어를 bandying 오지 마라"씨 마블했다.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Đừng đến bandying lời với tôi", ông Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Etkö tule bandying sanoja minun kanssani", sanoi Mr.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Glaubst du nicht bandying Worte mit mir gekommen," sagte Mr. Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Jangan Anda datang bandying kata-kata dengan saya," kata Mr Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi.'Kom je niet bandying woorden met mij, "aldus de heer Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Nejdeš bandying slova se mnou," řekl pan Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Nejdeš bandying slová so mnou," povedal pán Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Ne pas venir avec moi bandying mots", a déclaré M. Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Ne prideš bandying besed z mano," je dejal gospod Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Nie przyjdziesz bandying słowa ze mną," powiedział pan Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Non venite bandying parole con me," ha detto Mr. Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."No se llega bandying palabras conmigo", dijo Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Nu vii bandying cuvinte cu mine," a declarat domnul Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Tror du inte komma bandying ord med mig", sa Mr Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Você não vem bandying palavras comigo", disse Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Μην έρχεστε bandying λέξεις μαζί μου", είπε ο κ. Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Не ви приходите bandying слів зі мною", сказав пан Marvel.
"Benimle bir deyişle bandying gelmeyin," Mr. Marvel söyledi."Не вы приходите bandying слов со мной", сказал г-н Marvel.