O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››És uralkodik a Jákób házán mindörökké; és az õ királyságának vége nem lészen!
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››Hij zal voor altijd over het volk Israël regeren en aan Zijn regering zal geen einde komen."
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››I będzie królował nad domem Jakóbowym na wieki, a królestwu jego nie będzie końca.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››Il règnera sur la maison de Jacob éternellement, et son règne n`aura point de fin.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››in kraljeval bo v hiši Jakobovi vekomaj in kraljestvu njegovemu ne bo konca.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››ja hän on oleva Jaakobin huoneen kuningas iankaikkisesti, ja hänen valtakunnallansa ei pidä loppua oleman."
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››영원히 야곱의 집에 왕노릇 하실 것이며 그 나라가 무궁하리라
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››Ngài sẽ trị vì đời đời nhà Gia-cốp, nước Ngài vô cùng.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››Ngài sẽ trị_vì đời_đời nhà Gia-cốp , nước Ngài vô_cùng .
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››Och han skall vara konung över Jakobs hus till evig tid, och på hans rike skall ingen ände vara.»
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››Og han skal være Konge over Jakobs Hus evindelig, og der skal ikke være Ende på hans Kongedømme."
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››og han skal være konge over Jakobs hus evindelig, og det skal ikke være ende på hans kongedømme.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››Reinará sobre la casa de Jacob para siempre, y de su reino no habrá fin
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››und er wird ein König sein über das Haus Jakob ewiglich, und seines Königreiches wird kein Ende sein.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››Va împărăţi peste casa lui Iacov în veci, şi Împărăţia Lui nu va avea sfîrşit.``
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››και θελει βασιλευσει επι τον οικον του Ιακωβ εις τους αιωνας, και της βασιλειας αυτου δεν θελει εισθαι τελος.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››и будет царствовать над домом Иакова во веки, и Царству Его не будет конца.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››і царювати ме Він над домом Якововим по віки, й царству Його не буде кінця.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››Ще царува над Якововия дом до века; и царството Му не ще има край.
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››ועל בית יעקב ימלך לעולם ועד ולמלכותו אין קץ׃
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››ويملك على بيت يعقوب الى الابد ولا يكون لملكه نهاية
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››他 要 作 雅 各 家 的 王 、 直 到 永 遠 . 他 的 國 也 沒 有 窮 盡
O da sonsuza dek Yakupun soyu üzerinde egemenlik sürecek, egemenliğinin sonu gelmeyecektir.››他 要 作 雅各 家 的 王 、 直到 永遠 . 他 的 國也沒 有 窮盡
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Acest judecător e o persoană cu care nu vrei să joci poker.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.C'est un juge avec lequel on ne voudrait jamais jouer au poker.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Den här domaren är någon du aldrig skulle vilja spela poker med.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Dieser Richter ist niemand, mit dem man jemals Poker würde spielen wollen.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Este juez es alguien con el que nunca querrías jugar al póquer.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Este juiz, não queiram jogar <i>poker</i> com ele.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Ez a bíró olyan ember, akivel nem ajánlatos pókerezni.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.이 판사님은 절대 함께 포커 게임을 해서는 안될 분이었어요.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Met deze rechter wil je liever niet pokeren.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Nie chcielibyście grać w pokera z tym sędzią.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Questo giudice è uno con cui non vorreste mai giocare a poker.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Tento soudce není člověk, se kterým byste chtěli hrát pokr.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Vị quan tòa này là người mà bạn sẽ không bao giờ muốn đùa giỡn.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Αυτός ο δικαστής δεν είναι κάποιος που θα θελες να παίξεις πόκερ μαζί του.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.Судья был из тех, с кем не хочется играть в покер.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.עם השופט הזה לא כדאי לשחק פוקר.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.هذا القاضي هو شخص لا تريد أن تلعب معه لعبة البوكر.
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.まったく感情が表に出ないのです 眉一つ動かさず
Onlar gelmeyecekler.Elas não virão.
Onlar gelmeyecekler.Elles ne viendront pas.
Onlar gelmeyecekler.Ne eivät tule enää.
Onlar gelmeyecekler.No vendrán.
Onlar gelmeyecekler.Они оставят тебя в покое.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Del soccorso della cavalleria, e la cavalleria non viene da Marte.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Họ cần những chiến binh, và những chiến binh này sẽ không đến từ Sao Hỏa.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Ils ont besoin de la cavalerie, et la cavalerie ne va pas arriver de Mars.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.그런 지원은 화성에서 오는게 아닙니다.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Necesitan de la caballería, y la caballería no va a llegar desde Marte.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Și cavaleria nu va veni de pe Marte.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Sie brauchen die Kavallerie, und die Kavallerie wird nicht vom Mars kommen.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Ze hebben de cavalerie nodig en die komt niet van Mars.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Χρειάζονται το ιππικό, και το ιππικό δε θα έρθει απο τον Άρη.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Они нуждаются в кавалерии, и кавалерии не придёт с Марса.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.Те се нуждаят от кавалерия, и кавалерията няма да дойде от Марс.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.וחיל הפרשים הזה לא יגיע מהחלל החיצון.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.و الفرسان لن يأتوا من المريخ.
Onların süvariye ihtiyacı var ve o süvariler Mars'tan gelmeyecek.私たち一般市民から出さなければ