Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Johann was jealous of Jacob's position and the two often attempted to outdo each other.
Bu defa Georges'ı, kardeşi Pierre'nin beraberinde Montreal'a gelmeye ikna ettiler.This time they convinced Georges, along with his brother Pierre, to come to Montreal.
İzlandalılar da Kanada üzerinden gelmeye başladılar.Icelanders also arrived from Canada.
Bunu bilen var mı dememe kalmadı ki tweet'ler gelmeye başladı.Hasn't the same thing been happening to us since myths began to disappear?
1908 yılında yerleştiği Berlin'de tarzı daha dışavurumcu hale gelmeye başladı.When he settled to Berlin in 1908, his style became more expressionist.
Nomura bir süre sonra küçük gelmeye başlamış, bu sebeple komşu Yawatahama kentine taşınmıştır.Nomura soon became too small, and he moved to the neighbouring city Yawatahama.
Takım, kütüphane 100 yıldır mühürlü olduğu için buraya gelmeye karar verdiğini söyler.The team has come to determine why the library sealed itself 100 years previously.
Kuark modelinin doğrulanmasından sonra güçlü etkileşim QCD anlamına gelmeye başladı.After the verification of the quark model, strong interaction has come to mean QCD.
"Yarın işe gelmeyeceğim.""He shouldn't come tomorrow."
Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi.May YHWH make known(?) to my d a matter of which you do not know.
Bu sayede yabancı öğrenciler de İtalya'ya gelmeye başladı.A sign of success was that foreign students now began to come to Italy.
Bir daha buraya gelmeye cesaret edemezler" dedi.He will not appear in this world again."
Bu ünü yayıldıkça kendisine başka kadınlar da gelmeye başladı.One of them gets pregnant, another woman steals for him.
Desmond gördüklerinin sadece bir kısmını, Charlie'yi gelmeye ikna edecek kadarını anlatır.Desmond gives in and explains, but only a limited amount to convince Charlie to come along.
Enterbrain tarafından satın alınmadan önce 2010 yılında çevrimiçi hale gelmeye başladı.It began serialization online in 2010, before being acquired by Enterbrain.
Kuantum teorisi ufukta görünmüştü ve önemli sonuçlar gelmeye başlamıştı.Quantum theory had just appeared on the horizon and important results had started pouring in.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.Information technology is also becoming more essential.
Devletler, yeni ürünlerinde gittikçe IPv6 desteğine daha çok itiyaç duyar hale gelmeye başlıyor.In the early 2000s, governments increasingly required support for IPv6 in new equipment.
Burada üstesinden gelmeye çalıştığımız diller ve gelenekler şunlardır: İngilizce (İng.)Languages and traditions dealt with here: English (Eng.)
Misafirler gelmeye başlar.The guests arrive.
Mart 2002'de atv'de ekrana gelmeye başlayan g.a.g. adlı programla televizyona adım attı.In March 2002, she made her television debut on ATV's g.a.g..
Will Charlotte'u kendisi ile yeniden bir araya gelmeye ikna edebilecek midir?Will Zi Si get the chance to reconcile with her father?
Son zamanlarda kente Afganistan ve Irak'tan Kürtler de gelmeye başlamıştır.In recent years, there has also been an immigration of Iraqi Kurds and Hungarians into the town.
Fakat 11.yy'dan itibaren Avrupalı gemiciler adaya gelmeye başladılar.Around this time, deserters from European ships began to live on the island.
Malatesta Ernesto'yu yanına gelmeye çağırır.He tries to impress Malathy to turn to him.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.They can never get enough, and are always hungry for more.
Bununla birlikte bir dizi kaçırılma ve şiddet olayları meydana gelmeye başladı.In 1996, a series of rapes and murders began.
Şakaya gelmeyeceğini bilmelisiniz” dedi.You don't know who you're kidding."
Cüceler gelmeye başladığında başta anlamaz ama sonunda Gandalf'ı görünce anlar.At first no one seems to hear her, but eventually she is able to contact Peder.
Fakat onların her dediğine, özellikle çapulculuk hareketlerine, karşı gelmeye başladı.To accomplish this they each speak on which part of the tale they enjoyed.
O ve Kurosava sık sık sonu gelmeyen anlaşmazlıklara giriyorlardı.He and Oscar often get into trouble together.
İsyancı askerlerin Konstantinopolis üzerine yürümekte oldukları haberleri gelmeye başladı.In any case, the rebel forces advanced on Constantinople.
Daha sonraları başarılar üst üste gelmeye devam etti.From there, results continued to worsen.
Sonraki günler de gelmeyecektir.Nor did he arrive in the following days.
Gelmeyeceđim! Kendime gelmeyeceđim!I won't calm down.
Bu tarihten itibaren ilk Bulgar yerleşimciler bölgeye gelmeye başlamıştır.Around that period the first black families moved in.
Kitle, kimsenin aklına gelmeyen bir eylemde bulunmuştu.Ponta respond in a way that nobody expected.
Raporlar gelmeye başlayınca, yine uluslararası yardım devreye girdi.As reports began to surface, again international aid went in.
"Benimle alakası yok, benim başıma gelmeyecek.""It's not me, it has nothing to do with me, it's never going to happen to me."
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.I've known heights of obsessive behavior I never thought about. (Laughter)
Sanki etraftan, farklı yerlerden yardım gelmeye başlar, sanki bir dalga gelir.It's like help starts to come from places, different places, starts to come, it's like a wave come.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.So the main question: "Are we alone?" I think it will not come from UFOs.
Radyo sinyallerinden gelmeyecek.It will not come from radio signals.
Ben düşüncelerimi bana geri gelmeyecek korkuyorlar.I fear my thoughts will not come back to me.
Ve hatta bazı şeyler tanıdık gelmeye başlayabilir.And you might even start recognizing parts of it.
Trajedi sonrasında, hayatta kalma hikayeleri gelmeye başladı.After the tragedy, survival stories began to emerge.
Benden sonra devamı gelmeyecek.After me it finishes.
Bunun size yakın gelmeyeceği konusunda sizi uyarmıştım.I warned you this was not going to be very warm and fuzzy.
Tekrar gelmeyeceğim!I won't came again!
Neden gelmeyeyim?Why would I have come?
Henüz gelmeyen kim?Who hasn't showed up yet?
Kendime gelmeyeceđim. Ođullarýmý istiyorum.I won't calm down.
Sonra videolar gelmeye başladıkça ...And then as the videos started to come in ...
O hakim, oyun oynamaya gelmeyecek biri.This judge is someone you'd never want to play poker with.
"Bak, Amy, TED'nin adamlarına gelmeyeceğimi söyle."Look, Amy, tell the TED guys I just won't show up.
Kapının altından duman gelmeye başladı.Smoke is pouring out from under the door.
Hey, Twombles. Buraya gel. ZPT'ler geri gelmeyecek dostum.They're encountering a lot of resistance.
Şu an kulağa çok da mantıklı gelmeyecek.It won't make much sense now.
Biz de ona odaya gelip gelmeyeceğini sorduk.So we asked him if he wanted to come up to the room.
Danimarka'da bir tane celbi gelmeyen var, bir tane de Norveç'te.One in Denmark that we're not summoned to, and one in Norway.