Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bu yaz Boston'a gelmeyecek.Tom won't be coming to Boston this summer.
Tom'un gelmeyeceğini biliyorum.I know that Tom won't be coming.
Tom bu yaz Boston'a gelmeyecekmiş.Tom won't come to Boston this summer.
Boston'a gelmeyecek misin?Aren't you going to come to Boston?
Boston'a gelmeyecek misiniz?Aren't you going to come to Boston?
Tom muhtemelen yakında geri gelmeyecek.Tom won't likely be back soon.
Partinize gelmeyeceğim.I won't come to your party.
Tom muhtemelen vaktinde gelmeyecek.Tom likely won't be on time.
Tom Mary ile Boston'a gelmeyebilir.Tom may not come to Boston with Mary.
Tom muhtemelen erken gelmeyecek.Tom won't likely be early.
Tom bugün geri gelmeyecek.Tom won't be back today.
Tom Mary'nin erken gelmeyeceğini düşünüyor.Tom thinks Mary won't be early.
Tom yakında geri gelmeyecek.Tom won't be back soon.
Tom'un gerçekten zamanında gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether Tom will really get here on time.
Lütfen gelip gelmeyeceğinizi bana söyleyin.Please tell me whether you'll come or not.
Tom'un geri gelmeyeceğini biliyordum.I knew Tom wouldn't come back.
Mary'nin bizimle gelip gelmeyeceğini Tom'a sor.Ask Tom if Mary will come with us or not.
Tom gözlerini kapadı ve olanları görmezlikten gelmeye çalıştı.Tom just closed his eyes and tried to ignore what was happening.
Tom bize 2.30'dan önce geri gelmeyeceğini söyledi.Tom told us he wouldn't come back before 2:30.
Tom muhtemelen yarın gelmeyecek.Tom is probably not going to come tomorrow.
Tom muhtemelen buraya tekrar gelmeyecek.Tom is unlikely to show up here again.
Tom asla bir daha buraya gelmeyecek.Tom is never going to come here again.
Tom, bugün eve gelmeyeceğini söyledi.Tom said he wouldn't walk home today.
Tom asla buraya geri gelmeyecek.Tom is never going to come back here.
Tom, Mary'yi almak için geri gelmeyecek.Tom won't come back to pick Mary up.
Yakın zamanda buraya geri gelmeyeceğim.I won't come back here anytime soon.
Tom muhtemelen buraya bir daha gelmeyecek.Tom won't likely come here again.
Tom buraya tekrar gelmeyecek.Tom won't show up here again.
Tom bir daha buraya gelmeyecek.Tom won't come here again.
Tom eve gelmeyecekTom won't come home.
Sanırım Tom gelmeyecek.I think Tom won't come.
Tom'un zamanında buraya gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether Tom will get here on time or not.
Tom'un gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether or not Tom will come.
Tom'un bu gece gelip gelmeyeceğini merak ediyorum.I wonder whether Tom will come tonight or not.
Tom Mary'nin söylediklerini duymamazlıktan gelmeye ve sessiz kalmaya karar verdi.Tom decided to ignore what Mary said and remain silent.
Ben her zaman zamanında buraya gelemem, ama gelmeye çalışırım.I don't always get here on time, but I try to.
Tom'un yarın veya başka bir gün bizimle gelip gelmeyeceğini bilmiyorum.I don't know if Tom will go with us tomorrow or not.
Erken gelmeye çalışacağım.I'll try to be early.
Tom, Mary'yi görmezden gelmeye çalıştı.Tom tried to ignore Mary.
Tom buraya gelmeyecek.Tom won't come here.
Tom bugün okula gelmeyecek.Tom won't come to school today.
O asla bizim başımıza gelmeyecek.That'll never happen to us.
Sami geri gelmeye devam etti.Sami kept coming back.
Tom'un gitmesine izin verseydim, onun asla geri gelmeyeceğini biliyordum.I knew that if I let Tom leave, he'd never come back.
Tom'un gelip gelmeyeceğinden şüpheliyim.I'm doubtful whether Tom will come.
Tom asla buraya geri gelmeyecek, değil mi?Tom is never going to come back here, is he?
Tom gelmeyecek, Mary de gelmeyecek.Tom won't come, and Mary won't either.
Tom bu gece gelip gelmeyeceğinden emin değil.Tom isn't sure whether he can come tonight.
Onu gelmeyeceğini nereden çıkarmıştın?What made you think that he wouldn't come?
Nezle olduğu için bugün gelmeyecek.He will be absent today because he has a cold.
Tom hiç geri gelmeyecek.Tom will never come back.
Paltosunu çıkardı çünkü artan sıcaklıkta kalın gelmeye başlamıştı.He took off his coat because it was getting too hot to wear it.
Tom taksiyle gelmeyecek.Tom won't come by taxi.
Zamanında gelmeyeceğiz.We won't be on time.
Tom'u beklemek zorunda değilsin. Gelmeyecek.You don't have to wait for Tom. He won't come.
Buraya baştan gelmeyecektik.At first, we weren't going to come here.
Başlangıçta buraya gelmeyecektik.At first, we weren't going to come here.
Sonra, diğer şarkılar gelmeye başladı."Then other songs started coming."
Theodoros'a karşı haçlı seferi çağrısı yapıldı ve birlikler İtalya'da bir araya gelmeye başladılar.A crusade was proclaimed against Theodore, and troops began to gather in Italy.
O yılın yazında ilk turistler şehre gelmeye başladılar.During the summer of that year, the first tourists arrive at the town.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod