Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?E per questo motivo, cominciate a frugare in cerca della vostra memoria esterna -- dove l'avete lasciata?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?És emiatt keresgélni kezdesz a külső emlékeid után -- hol is hagytad őket?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?Et à cause de cela, vous commencez à chercher vos mémoires externes -- où les avez-vous laissées ?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?In zaradi tega začneš iskati svoje zunanje spomine -- kje si jih pustil?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?그리고 그것 때문에 사람들은 자기의 외부 기억을 뒤지기 시작한 겁니다. 사람들은 어디에 그걸 두었을까요?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?Şi datorită acestui lucru, începi să cauţi memoria externă -- unde ai lăsat-o?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?Và bởi thế, các bạn bắt đầu đào sâu vào bộ nhớ ngoại của các bạn -- các bạn đã để chúng ở đâu?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?Y debido a esto uno empieza a escarbar buscando las memorias externas... ¿dónde las dejaste?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?Z tego powodu zaczynamy szukać zewnętrznych wspomnień, gdzie one są?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?Και λόγω αυτού, ξεκινάς να σκάβεις για τις εξωτερικές σου μνήμες - που τις άφησες;
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?И поради това, вие започвате да се ровите наоколо за вашите външни спомени -- къде ги оставихте?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?И поэтому мы начинаем копаться в нашей внешней памяти - где же мы их оставили?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?І через те, ми починаємо копатися навколо, в своїх зовнішніх спогадах — де ми їх залишили?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?ובגלל זה, אתם מתחילים לחפור מסביב כדי למצוא את הזיכרון החיצוני שלכם -- איפה השארתם אותם?
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?وبسبب هذا .. فنحن ننبش المحيط - مثل علماء حفريات - بحثاً عن الذكريات خارج الذاكرة .. واين تركناها !
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?どこまで来ていたか調べることになります 今やポケットに持ち歩く外部の脳から
Ve bu sayede, dış hafızalarınız arasında gidip gelmeye başlarsınız -- en son nereye koymuştunuz?而且因為咁,你開始到處發掘延伸嘅記憶, 將佢哋收埋咗係邊呢?
Ve hatta bazı şeyler tanıdık gelmeye başlayabilir.E talvez voçê até começe a reconheçer parte disso.
Ve hatta bazı şeyler tanıdık gelmeye başlayabilir.벌써 어느정도 눈에 보이실것입니다
Ve hatta bazı şeyler tanıdık gelmeye başlayabilir.ربما انك بدأت تدرك اجزاءها
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.A ponieważ mój mąż jest w Istanbule, zaczęłąm podróżować między Arizoną a Istambułem.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.A protože můj muž je v Istanbulu, začala jsem mezi Arizonou a Istanbulem dojíždět.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.Cum soţul meu e în Istanbul, am început să fac naveta între Arizona şi Istanbul.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.En omdat mijn man in Istanboel woont begon ik te pendelen tussen Arizona en Istanboel.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.E siccome mio marito è ad Istanbul, ho iniziato a muovermi tra l'Arizona e Istanbul.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.Et comme mon mari se trouve à Istanbul, j'ai commencé à faire la navette entre l'Arizona et Istanbul.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.Och eftersom min man är i Istanbul, började jag pendla mellan Arizona och Istanbul.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.Und da mein Eheman in Istanbul lebt, fing ich an, zwischen Arizona und Istanbul zu pendeln.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.Y ya que mi esposo está en Estambul, empecé a viajar entre Arizona y Estambul.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.Εφόσον ο σύζυγός μου μένει στην Ινσταμπούλ, ξεκίνησα να ταξιδεύω μεταξύ της Αριζόνας και της Ινσταμπούλ.
Ve kocam da İstanbul'da olduğu için, İstanbul ve Arizona arasında gidip gelmeye başladım.И тъй като съпругът ми е в Истанбул, започнах да пътувам между Аризона и Истанбул.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.A divoké jim odpovídaly.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.Angsa-angsa liar itu bertambah tenang.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.De wilde ganzen roepen terug.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.Dzikie gęsi odpowiadają.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.E le oche selvatiche rispondono.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.És a vadlibák hívják a lenti libákat.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.Et les oies sauvages descendent.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.Ja villihanhet vastaavat alaspäin.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.야생 거위들이 밑으로 응답하는 겁니다.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.Och de vilda gässen ropar ner.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.[Palmas]
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.Și gâștele sălbatice le cheamă pe cele de jos.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.Und die Wildgänse rufen zurück.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.Y los gansos salvajes les responden.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.Και οι αγριόχηνες ανταπαντούν.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.И дивите гъски им отговарят.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.И дикие гуси отзывались.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.ואווזי הבר קוראים חזרה.
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.والبرية تنادي من بالأسفل
Ve yabani kazlar aşağı gelmeye başladı.(手を叩く音)
Ve yaptığım hiçbir şey tamamen içten gelmeyen şeyler değil, değil mi?E spero che nulla di cio' che ho fatto sia totalmente non-intuitivo, giusto?
Ve yaptığım hiçbir şey tamamen içten gelmeyen şeyler değil, değil mi?Mam nadzieję, że nic z teego co zrobiłem, nie jest całkowicie nieintuicyjne.
Ve yaptığım hiçbir şey tamamen içten gelmeyen şeyler değil, değil mi?واتمنى ان لا شيئ مما فعلته لا يعتبر بديهياً، صحيح؟
Ve yaptığım hiçbir şey tamamen içten gelmeyen şeyler değil, değil mi?直感的に分かるかもしれません。 この式は、この式を別の方法で書いています。
Vicky de gittikçe hayal gibi gelmeye başlayan... ...o gecenin düşüncesi içinde kayboldu. - Alo!Allô...
Vicky de gittikçe hayal gibi gelmeye başlayan... ...o gecenin düşüncesi içinde kayboldu. - Alo!Alo?
Vicky de gittikçe hayal gibi gelmeye başlayan... ...o gecenin düşüncesi içinde kayboldu. - Alo!Vicky bleef nadenken overeen avond die steeds meer een droom leek.
Vicky de gittikçe hayal gibi gelmeye başlayan... ...o gecenin düşüncesi içinde kayboldu. - Alo!Vicky, também se perdeu nas recordações de uma noite... ...que agora parecia cada vez mais irreal.
Vicky de gittikçe hayal gibi gelmeye başlayan... ...o gecenin düşüncesi içinde kayboldu.Vicky pedig, beleveszett annak az éjjelnek az emlékeibe, amelyik egyre valószínűtlenebbnek tűnt.