Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Vicky de gittikçe hayal gibi gelmeye başlayan... ...o gecenin düşüncesi içinde kayboldu.فيكي ايضاً كانت ضائعة بذكريات لليلة تبدو الآن غير حقيقية أكثر و أكثر
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.De gloeilamp legde de zware infrastructuur en toen kwamen de huishoudelijke apparaten.
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.Die Glühbirne brachte also die riesige Infrastruktur, und so wurden die Haushaltsgeräte geboren.
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.즉, 전구가 전기 인프라를 설치하게 했다면, 그 인프라가 설치되고 나서야 가전제품의 시대가 올 수 있었습니다.
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.To žárovka položila základy této mohutné infrastruktury a poté se začaly objevovat domácí spotřebiče.
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.Żarówki stworzyły ciężką infrastrukturę, a później pojawiły się inne urządzenia.
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.Електрическата крушка положила тежката инфраструктура, а след това започнали да идват домашните уреди.
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.Так лампочка привела к созданию инфраструктуры, и тогда создание бытовой техники было уже не за горами.
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.אז נורת האור הניחה את התשתית הכבדה, ואז מכשירי החשמל הביתיים התחילו להתהוות.
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.لذا فالمصباح الضوئي مهّد للبنية التحتيّة الثقيلة، ومن ثَمّ الأجهزة المنزليّة بدأت في الظهور.
Yani ampul ağır altyapıyı kurdurdu, ve sonra ev aletleri gelmeye başladı.そして家電製品が普及し始め 大きなセンセーションを巻き起こしたのです
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.Also die wichtigste Frage: "Sind wir allein?" wird, denke ich, nicht von UFOs kommen.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.Czy jesteśmy sami w kosmosie? Odpowiedzi nie przyniesie nam UFO.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.Deci răspunsul la întrebarea de bază, "Suntem singuri?" cred că nu va veni de la OZN-uri
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.Donc à la question "Est-on seuls ?" La réponse ne viendra pas des OVNI.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.Het antwoord op de belangrijkste vraag: "Zijn wij alleen?" zal volgens mij niet komen van Ufo's.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.La domanda principale è, "Siamo soli?" Penso che non lo scopriremo dagli UFO
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek. Radyo sinyallerinden gelmeyecek."Одни ли мы во Вселенной?", мы получим, я думаю, не от НЛО. и не из радиосигналов.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.Tehát a fő kérdés: "Egyedül vagyunk?" Szerintem ezt nem az UFO-któl fogjuk megtudni.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.원래 질문으로 돌아가보죠. '우리는 혼자인가요?' UFO는 답이 될 수 없을겁니다.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.Главният въпрос е: "Сами ли сме?" Мисля, че няма да дойде от НЛО.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.אז השאלה העיקרית, "האם אנחנו לבד?" אני סבור שהתשובה עליה לא תגיע דרך עב"מים.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.إذَا السؤال الرئيسي, " هل نحن بمفردنا؟" لأظن انه سيأتي من ال يو إف اوس.
Yani, asıl soru, "Yalnız mıyız?" bence cevabı UFO'lardan gelmeyecek.その答えはUFOからは得られないでしょう 電波信号からも得られないでしょう
Yani olasılıkların yarısı tura gelmeye tahsis edildiyse; diğer yarısı da yazı gelme olasılığınındır.Donc si la moitié de probabilité est assignée aux faces, alors la seconde moitié sera assignée aux piles.
Yani olasılıkların yarısı tura gelmeye tahsis edildiyse; diğer yarısı da yazı gelme olasılığınındır.Keď je teda polovica šance daná hlave, druhá polovica je daná znaku.
Yani olasılıkların yarısı tura gelmeye tahsis edildiyse; diğer yarısı da yazı gelme olasılığınındır.Så hvis den ene halvdel af sandsynligheden er tildelt plat, bliver den anden halvdel tildelt krone.
Yani olasılıkların yarısı tura gelmeye tahsis edildiyse; diğer yarısı da yazı gelme olasılığınındır.Tak więc jeśli połowa prawdopodobieństwa odpowiada reszce, to druga - orłowi.
Yani olasılıkların yarısı tura gelmeye tahsis edildiyse; diğer yarısı da yazı gelme olasılığınındır.Vagyis ha a valószínűség fele a fejhez, akkor a másik fele az íráshoz tartozik.
Yani olasılıkların yarısı tura gelmeye tahsis edildiyse; diğer yarısı da yazı gelme olasılığınındır.Wenn also die Hälfte der Wahrscheinlichkeit Kopf zugeordnet ist, muss die andere Hälfte Zahl zugeordnet sein.
Yani olasılıkların yarısı tura gelmeye tahsis edildiyse; diğer yarısı da yazı gelme olasılığınındır.И если вероятность 0.5 присвоена орлу, то оставшаяся часть присваивается решке.
Yani olasılıkların yarısı tura gelmeye tahsis edildiyse; diğer yarısı da yazı gelme olasılığınındır.ואז אם חצי מההסתברות שייכת לעץ אז החצי השני משוייכים לפלי.
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.Cách đây chỉ vài ngày Tôi đã nếm mùi ám ảnh. Điều tôi chưa bao giờ nghĩ tới trước đó.
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.He conocido altísimos niveles de comportamiento obsesivo que jamás imaginé. (Risas)
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.전에는 생각도 못했던 수준의 강박적인 행동을 보게 되었습니다.
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.Myslím tím pár posledních dnů, kdy jsem poznal skutečné vrcholy posedlosti, o kterých jsem nikdy nepřemýšlel.
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.Nos últimos dias, tomei conhecimento de comportamentos obsessivos extremos que nunca tinha imaginado.
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.В смисъл тези няколко дни, открих нови висини на вманиаченото поведение, за които даже не съм и подозирал.
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.גיליתי שיאים של התנהגות כפייתית שמעולם לא חשבתי עליהם.
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.لقد عرفت مستويات لهواجس السلوك لم أفكر بها بتاتاً.
Yani son birkaç gündür, asla aklıma gelmeyecek derecede takıntılı davranışlar gördüm.究極的に偏執的な行動を知ることになりました (笑)
Yanıma tez gelmeye gayret et.Befleißige dich, daß du bald zu mir kommst.
Yanıma tez gelmeye gayret et.Berusahalah datang kepada saya secepat mungkin
Yanıma tez gelmeye gayret et.Caută de vino curînd la mine.
Yanıma tez gelmeye gayret et.Cerca di venire presto da me
Yanıma tez gelmeye gayret et.Gjør dig umak for å komme snart til mig!
Yanıma tez gelmeye gayret et.Gør dig Flid for at komme snart til mig;
Yanıma tez gelmeye gayret et.Hãy cố gắng đến cùng ta cho kíp;
Yanıma tez gelmeye gayret et.Hãy cố_gắng đến_cùng ta cho kíp ;
Yanıma tez gelmeye gayret et.Igyekezzél hozzám jõni hamar.
Yanıma tez gelmeye gayret et.너는 어서 속히 내게로 오라
Yanıma tez gelmeye gayret et.Koeta päästä pian tulemaan luokseni.
Yanıma tez gelmeye gayret et.Låt dig angeläget vara att snart komma till mig.
Yanıma tez gelmeye gayret et.Přičiň se k tomu, abys ke mně brzo přišel.
Yanıma tez gelmeye gayret et.Prizadeni si, da prideš skoraj k meni;
Yanıma tez gelmeye gayret et.Probeer zo vlug mogelijk naar mij toe te komen,
Yanıma tez gelmeye gayret et.Procura venir pronto a verme
Yanıma tez gelmeye gayret et.Procura vir ter comigo breve;
Yanıma tez gelmeye gayret et.Staraj się, abyś do mnie przyszedł rychło.
Yanıma tez gelmeye gayret et.Usiluj sa, aby si skoro prišiel za mnou.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod