Ana içeriğe geç
Sözlük

gelmeye ile cümle

gelmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sırada evini ve ailesini ihmal etmeye, eve geç ve içkili gelmeye başladı.Помага на старицата да влезе вътре и да си отдъхне и да пие вода.
Cuma günü misafirler gelmeye devam eder, cumartesi günü üken toy yapılırdı.След това Фокусникът праща Сам отново в сряда.
Ben gelmeyeyim, bir şey yazacağım galiba dedim.Изглежда жалко, но не мисля че мога да пиша повече.
Tom'u arayacağım ve ona gelmeyeceğimizi söyleyeceğim.Ще звънна на Том и ще му кажа, че ние няма да идваме.
Film teklifleri ardı ardına gelmeye başlar.Ubrzo su filmske ponude počele pljuštati sa svih strana.
Ben gelmeyeyim, bir şey yazacağım galiba dedim.Ja moram ići, ali vratit ću se.
Sonraki günler de gelmeyecektir.Poslije ih tamo nema.
Misafirler gelmeye başlar.Prichádzajú hostia.
10. yüzyılda Macarlar bölgeye gelmeye başladı.V 10. stor. prichádzajú starí Maďari.
Mükemmel toplumsal eşitlik, gerçekte meydana gelmeyen bir ideal durumdur.Trhová ekonomika predpokladá dokonalú konkurenciu, ktorá nemôže reálne existovať.
Slavlar Baranya'ya 6. yüzyılda gelmeye başlamıştırlar.Slovania ju začali obývať asi v 6. storočí.
Tosca'yı tutuklamak için yanına gelmeye başlar.Jozef Tiso chcel, aby ho odsúdili.
Bunun sonunda yönetim kurulundan istifalar gelmeye başladı.Preto hneď na začiatku zastavili vznik ľudových výborov.
Toplantıya gelmeyeceğini biliyordum.Zatrdi pa, da na sestanek ni prišla.
Yavrular büyümeye devam ettikçe, daha uzun süre yalnız kalabilir hale gelmeye başlar.Starejši ko je, bolj se začne osamosvajati in pričenja živeti svoje življenje.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.Vse pomembnejše pa je postajalo letalstvo.
Fakat her zaman bu yeterli gelmeyebilir ve kıtlık da görülebilirdi.Kruha ni bilo dovolj in velikokrat so bili lačni.
Bir daha buralara gelmeye cesaret edemezler.Daugiau jie negrįžo į šias apylinkes.
Misafirler gelmeye başlar.Atvykdavo svečių.
Çok ilgi çekici gelmeye başlamıştı.Tai jam buvo kur kas įdomiau.
Diğer ülkelerden de Sefaradlar gelmeye başladı.Į ištuštėjusias teritorijas pradėjo keltis naujakuriai iš kitų regionų.
Misafirler gelmeye başlar.Külaline hakkab toimetama.
İzlandalılar da Kanada üzerinden gelmeye başladılar.Mõned rootslased läksid ka Kanadasse.
19. ve 20. yüzyıllarda daha çok kişi Avustralya'ya gelmeye başladı.Alates 1970. aastatest on Austraalias käinud aina enam turiste.
Slavlar Baranya'ya 6. yüzyılda gelmeye başlamıştırlar.Lõunaslaavlased hakkasid sellesse kanti jõudma 6. sajandil.
Teknolojik ilerlemeler giderek daha da önemli hale gelmeye başlamıştır.Õige arusaamine muutub järjest tähtsamaks.
Gelgelelim, aynı gün içinde Şero'nun başına gelmeyen kalmaz.Ja siis on ka võimatu, et ma laupäeval habet ei aja.
1999"da geri geldim, on yıl olmuştu geri gelmeyeli... ...ve kumsalın yokolduğunu gördüm.Em 1999 eu retornei, após dez anos e descobri que a praia havia sumido
1999"da geri geldim, on yıl olmuştu geri gelmeyeli... ...ve kumsalın yokolduğunu gördüm.En 1999 volví, no había vuelto desde hacia diez años y descubrí que la playa había desaparecido
1999"da geri geldim, on yıl olmuştu geri gelmeyeli... ...ve kumsalın yokolduğunu gördüm.Nel 1999 tornai e non ero tornato da dieci anni e scoprii che la spiaggia era sparita
Aklın başına gelmeyecek mi?Em tập trung đi chứ!
Aklın başına gelmeyecek mi?Kan du inte komma till dina sinnen?
Aklın başına gelmeyecek mi?Możesz się skupić?!
Aklın başına gelmeyecek mi?Non hai intenzione di riprendere i sensi?
Aklın başına gelmeyecek mi?Nu vrei sa-ti revii?
Aklın başına gelmeyecek mi?Tidak bisakah kau berlatih dengan serius?
Aklın başına gelmeyecek mi?Tu redescends sur terre ?!!
Aklın başına gelmeyecek mi?Willst du nicht zu Sinnen kommen?!
Aklın başına gelmeyecek mi?Zou je niet teruggaan naar de realiteit?!
Aklın başına gelmeyecek mi?Δε θα συνέλθεις επιτέλους;!
Aklın başına gelmeyecek mi?На землю не хочешь спуститься?!
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""¿Definitivamente no van a ir a cenar?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Ga je helemaal niet eten?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""저녁 식사도 하지 않고요?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Não". "Você não vai jantar?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Nie zjecie nawet kolacji?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Non pranzerete proprio?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Nu veţi mai lua de loc cina?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Ông không định dự bữa tối sao?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Tidak akan makan malam sama sekali?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Vous n'allez pas dîner du tout ?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Werden Sie überhaupt nicht zu Mittag essen?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Ама изобщо ли няма да вечеряте?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""Вы вообще ужинать не будете?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?""אתם לא מתכוונים לאכול ארוחת ערב בכלל?"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?"فقال "لن تحضر العشاء أبداً؟"
"Akşam yemeğine de mi gelmeyeceksiniz?"彼らは その要人達を焚き付ける為に 僕らを呼んだんだ
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Anda memutuskan ketika Anda mau pergi ke ruang bawah atau pergi jalan-jalan.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Chúng ta tự quyết định khi nào chúng ta muốn đi xuống dưới nhà và đi bộ.
Alt kata inmeye ya da bir yürüyüş yapıp gelmeye siz karar veriyorsunuz.Decidimos quando queremos ir dar um passeio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod